Başkan’ın Konuşması Hakkında

Divan kurulu toplantısında, Başkan Fikret Orman’ın yaptığı konuşmayı baştan sona dinledim ve düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Genel doğrular ve kendi icraatlarını savunmak dışında, Başkan’ın verdiği mesajları 3 başlık altında toplamak mümkün.

1- Kulübün net borcu (1,524 – 0,267 =) 1,257 milyar TL olduğunu vurgulayıp, borcu yüksek gösterenlere itibar edilmemesini istedi. 

2- Galatasaray’ın stadını yapış şekline, gayrı menkul satışlarına değinerek ve gayrı menkul satmayacağımızı söyleyerek o tarafa cephe aldı.

3- Başta basketbol salonu olmak üzere yatırımları sürdürmedeki kararlılıklarını belli etti.

İlk madde için söylediklerine tamamen katılıyorum. Defalarca söylediğim gibi, kulübün borç açıklamada sorumlu ve yetkili organı denetim kuruludur. Denetim kurulu, yönetim kurulunun veya başkanın altında değildir ve bağımsızlığı kanun garantisindedir. Diğer bir deyişle, değil yönetim kurulu tüm genel kurul da bir araya gelse bu bağımsızlığı elinden alamaz.

Denetim kurulunun açıkladığı rakamlara tabii ki itiraz edilebilir, ancak her itirazın ardından itiraz edenlerin hatalı hesaplama yaptığı cevabı geliyor. İnatla bu itirazı sürdürmek Başkan’ın da söylediği gibi öncelikle denetim kurulunun, ardından yönetim kurulunun itibarını zedeler, isimlerine leke düşürür. Üstelik Başkan, muhasip üyeyi divan kurulu başkanına izahat için gönderdiğini ancak gerek yok cevabını aldıklarını da açıkladı.

Öncelikle benim ilk günden beri samimiyetine inanmadığım, bu “alternatif” borç açıklama alışkanlığından vazgeçilmesi gerek.

Diğer taraftan, borç açıklanması konusunda Fenerbahçe’nin yanlış örneğini vermesini doğru bulmadım. Ayrıca doğru bir örnek olduğunu düşündüğüm, divan kurulunda üyelerin özgürce konuşması ve bunun BJK TV’den yayınlanması usulünden vazgeçilmesi de hatalı bir karardı. Eğer üyelerin konuşma üsluplarıyla ilgili sorunlar olduysa, bunu halletmenin yolu toptan kaldırmak olmamalıydı.

feyyaz-tuncel-08-08

Galatasaray’a karşı cephe almasının yararı var mıdır yok mudur bilemiyorum. Ancak bir taraftar olarak ruhumun okşandığını söyleyebilirim.

Gayrı menkul satışı konusunda ise başından beri stat ve antrenman tesisleri dışında, kulübün elinde gayrı menkul bulundurmasını doğru bulmam. Kiralanmaları veya hisse karşılığı müteahhide verilmeleri şaibeye açık bir durum ve hep de öyle oldu zaten. Buraları Beşiktaş’a kazandıranların da Beşiktaş emlakçılık yapsın diye değil, sıkıştığında bir yaraya merhem olsun diye kazandırdığını düşünüyorum. Görüşüm; stat ve antrenman tesisleri dışındaki tüm gayrı menkullerin bir kurul marifetiyle satılması ve gelirin kulüp ekonomisine sokularak hem borçların kapatılması hem de faiz yükünden kurtulunması yönünde. Yönetimin bu iş için ehil ve camianın güvenini kazanmış kişilerden bir kurul oluşturabileceğini düşünüyorum. Tabii bu çok derin bir konu, bu kadarla kalsın şimdilik.

Akatlar’da yapılacağı söylenen sosyal tesisin neye yarayacağını anlayamadım, ne faydası olur bilemiyorum. Belki kulüp imajına bir katkısı olacaktır ama masrafına değer mi emin değilim. Detaylar ortaya çıkınca fikirler netleşecektir.

BJK TV’nin HD yayına geçmesini destekliyorum. Kanal son zamanlardaki atılımıyla bunu hak etti bence, doğru yoldalar umarım bayrağı daha da yukarı taşırlar. Kulüp idari birimlerinin stada taşınması da çok yerinde, hem tasarruf hem de bir arada çalışma sağlayacak.

Yeni basketbol salonu konusunda tereddütlerim var. Prensip olarak, şehirdeki salonların işimizi göreceğini ve bu mali şartlarda yeni bir yükün altına girmenin gereksiz olduğunu düşünüyorum. Ancak konu çok ham, ne şartlarda yapılacak, sponsor desteği nedir, bilmiyoruz henüz.

Başkan’ın yönetime ilk geldikleri zamandaki ve şu andaki durumumuz hakkında söyledikleri doğru. Diğer konular bir tarafa, bu sürede bir şampiyonluk ve şampiyonluk kadar değerli bir stat kazandık. Fakat yine de sürdürebilmek için başarının şart olduğu bir ekonomik durumdayız ve ben yine umutluyum.

 

İlker Pırlant / @ilkerpirlant

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.