Zorlu Viraj – 4

Beşiktaş’ımızı Şubat ayı içerisinde zorlu bir fikstür bekliyor. 21 gün içinde üçü lig, ikisi Uefa Avrupa Ligi ve biri de Türkiye Kupası olmak üzere üç farklı kulvarda toplam 6 maça çıkacak olan Beşiktaş’ımız bu süreçte, ilerisi için hedeflerini daha da netleştirme şansı elde edecek.

Aynı periyot içerisinde iki derbi maçına da çıkacak olan Beşiktaşımızın Şubat ayı fikstürü şu şekilde oluşuyor;


Türkiye Kupası

Son 16 turunda Pazar günü oynanacak karşılaşmada rakibimiz Fenerbahçe olacak. Daha önce on iki kez bu kupada eşleşip, ilk üçünde rakip Fenerbahçe, kalan son dokuz eşleşme de ise bizim tur atlayan taraf olmamız, kupada rakibimize büyük üstünlük sağladığımızı gösteriyor. Umudumuz bu üstünlüğün ve geleneğin Pazar günü de devam etmesi.

Statü gereği tek maç üzerinden oynanacak olan ve D Grubunu birinci olarak bitiren Beşiktaş’ımızın iç saha avantajı ile sahaya çıkacağı maçta, galip gelen taraf çeyrek final biletini kapacak. Şayet Beşiktaş’ımız Pazar günü oynanacak olan karşılaşmayı kazanırsa bir sonraki tur için kura çekimi yapılacak ve kuraya takımımız seri başı olarak katılacak. Çeyrek final iki maç üzerinden oynanacak.

Rakibimizin ligde havlu atma aşamasına gelmesiyle beraber bu maçın önemi de artmış oldu. Her ne kadar saha avantajıyla beraber favori biz görünsek de rakip, maçta iddialı olmak isteyecektir. Başkan ve yönetimlerinin açıklamalarıyla birlikte ortamın da gerilmiş olması, yine bu maçın önemini artıran etkenlerden olacak.

İkinci yarının başlamasıyla beraber ligin çok üstünde olduğumuzu ispatlayan çocuklar eminim gergin geçecek bu maçta da soğukkanlılıkla kendi futbollarını sahaya yansıtıp, bu maçı alacak ve bu sezon için rakibi yıkacak darbeyi vuracaklardır. Ancak aksi bir sonuçta ise kaybedeceğimiz çok bir şey olmayacak. Zira az sonra daha net açıklayacağım üzere bizim asıl hedefimiz şampiyonluk yolunda emin adımlarla ilerlemek.

Sonuç olarak, rakibimiz açısından bir nevi sezonun maçı olacak olan karşılaşma, bizim için ise bu sezona bir nebze daha değer katacak bir maçtan ötesi değil. Bu rahatlığı kendi açımızdan iyi değerlendirirsek Vodafone Arena’nın büyüsüyle birlikte turu geçen taraf biz oluruz.

UEFA Avrupa Ligi

Uefa Avrupa Ligi başlıyor. 2. turda rakibimiz İsrail ekiplerinden Hapoel Beer Sheva. Bir hafta içinde önce deplasman sonra ise Vodafone Arena’da oynanacak iki karşılaşma sonrasında tur atlayan taraf Son 16 turuna kalmaya hak kazanacak. Şayet biz tur atlarsak, final yolumuz Türkiye Kupasına nazaran daha uzun olacak.

Rakibimiz kendi ligini açık ara farkla önde götürüyor. En yakın rakibinin 8 puan önünde olan ve 20 maçta 46 puan toplayan Hapoel, Uefa Avrupa Kupası grublarına ise Şampiyonlar Ligi ön elemelerinden gelmiş.

Öncelikle 2. Ön Eleme turunda Moldova ekibini saf dışı bırakan Hapoel, 3. Tur Ön Elemelerinde Olympiakos’u elemiş ve ancak Play-Off turunda Celtic’e elenmiş. Şampiyonlar Ligi elemelerinde İsrail ekibi adına dikkat çekilecek husus ise, kendi sahalarında elde ettikleri galibiyetler. Her üç takıma karşıda kendi sahasında üstünlük sağlamış Hapoel Beer Sheva.

Daha sonra ise Avupa Ligi grup aşamasında İnter, Sauthampton ve Sparta Prag ile aynı grupta yer alan Hapoel topladığı 8 puan ile Prag’ın ardından ikinci sırada yer alarak gruptan çıkmayı başarmış. Bu aşamada Inter’i hem içerde hem dışarda yenen Hapoel, Sauthampton maçlarından ise iki beraberlik çıkartmayı bilmiş.

Şampiyonlar Liginden elendikten sonra Avrupa Ligi, hedeflerimiz açısından ikinci sırada olması gerektiğine inanıyorum. Prestij açısından Şampiyonlar Ligi’nin çok gerisinde kalan ve kupayı kazanan ekibin Şampiyonlar liginde gruptan çıkan ekiple yaklaşık olarak aynı ödülü kazandığı da hesaba katıldığında, hem sportif hem de ekonomik açıdan Lig’in birinci sıraya alınması ve Şampiyonlar Ligine direkt katılma şansının elde edilmesi çalışılması çok daha mantıklı duruyor. Ya da başka ifadeyle; asıl hedef olan şampiyonluğun Avrupa Ligi için riske atılmaması gerekiyor. Şenol Hoca’da önceliğinin Şampiyonluk olduğunu deklare etmesi bu hususta önemli.

Ancak iki seçenek olsa ve “ya şampiyonluk kupası ya da uefa kupası” deseler, ancak bu halde uefa kupasını tercih ederim. Bunun da sebebi yine şampiyonlar ligine seneye direkt katılma hakkından dolayı olur. Aksi halde, galiba söylenecek en doğru söz; “Şayet final de dahil olmak üzere bir yerde veda edeceksek bu kupaya, ligi en az etkileyecek zamanda veda edelim” olacaktır.

Süper Lig

Şubat ayı içerisinde ikisi deplasman olmak üzere 3 lig maçına çıkacağız. Şampiyonluğun her açıdan çok değerli olduğu bu sezonda, alınacak her puanın altın değerinde olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Amaç da bu doğrultuda üç maçta 9 Puan olması gerekmekte. Özellikle oynayacağımız son maçta rakibimizden alacağımız galibiyet gerçek anlamda 6 puanlık maç olacaktır.

Ayrıca bu periyodun sonundan Trabzon deplasmanına kadar olan dört maçlık fikstürde ligin daha zayıf ekiplerine karşı oynayacak olmamız ve bunlardan üçünün Vodafone Arena’da olması, bu virajdan kayıpsız dönmemiz halinde yedi maçlık bir galibiyet serisine müsaade ederdi ki, bu bize şampiyonluk yolunda büyük bir avantaj sağlar.

Önümüzdeki süreçle beraber bu seriyi yakalayacak güce sahip olduğunu düşünüyorum takımımızın. Öncelikle Babel tam nokta atışı transfer olduğunu, son iki maçta verdiği katkı ile gösterdi. Bunun dışında Aboubakar’ın en geç Karabük maçına yetişecek olması, bu süreçte hücum gücümüzü olumlu etkileyecektir. Cenk’in başarılı olmasına rağmen, özellikle deplasman maçlarında Aboubakar ve Talisca ikilisinin gol yollarında daha etkili olması kaçınılmaz olacaktır. Bu noktada Abou’nun hareketliliğinin Talisca’ya daha çok pozisyon yarayacağına inanıyorum. Hücum gücü açısından diğer bir transferimiz Demba Ba ise bu virajda takımla beraber olmayacak ama masrafsız bir Demba’nın önümüzdeki daha zorlu süreçlerde ne katkı yapsa yanımıza kar kalacaktır.

Son olarak defans hattındaki iki yeni transferlerimiz Ersan ve Mitroviç’ten de iki kelam edelim. Şuan için Marcelo – Tosic ikilisinin hiç maç kaybetmemesi ve maç kondisyonları düşünüldüğünde, bu ikilinin kolay kolay bozulmayacağı kanaatindeyim. Ancak özellikle Tosic’in ceza sınırında çok gezmesi ve ayrıca sol bek pozisyonuna da alternatif olması lig açısından Ersan’ın doğru bir transfer hamlesi olduğunu gösteriyor. O da fırsat buldukça takıma bu süreçte katkı sağlayacaktır.

Şubat ayının da bizim ayımız olması dileğiyle…

.

Ufuk Küçükdağlı

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.