Zorlu Viraj – 2

Nerede kalmıştık?

01 Ekim Cumartesi oynanan ve Adriano’nun 90. dakikada ağlara bıraktığı füzeyle 1-0 kazandığımız Rizespor deplasmanından bu yana tam iki hafta geçti. Milli maçlar nedeniyle kulüp maçlarına verilen söz konusu iki haftalık ara ve dolayısıyla Beşiktaş’ımıza olan hasretimiz ise yarın oynanacak olan Kayserispor maçıyla son bulacak.

Yarın Kadir Has Stadyumunda saat 17:00’de başlayacak olan karşılaşma aynı zamanda Beşiktaş’ın bu sezon lig ve avrupa kupalarında 20 günlük periyotlarla oynayacağı zorlu fikstür aralıklarının, ikincisinin başlangıcı olma niteliğinde.

Karabükspor ile başlayan ve Rizespor karşılaşmasıyla son bulan ilk periyotta 4 lig ve 2 şampiyonlar ligi maçı olmak üzere toplam 6 karşılaşma yapmış ve 3 galibiyet 3 beraberlik ile süreci tamamlamıştık.

  • BEŞİKTAŞ – Karabükspor 3-1
  • Benfica – BEŞİKTAŞ 1-1
  • Akhisar Belediye – BEŞİKTAŞ 0-2
  • BEŞİKTAŞ – Galatasaray 2-2
  • BEŞİKTAŞ – Dynamo Kiev 1-1
  • Rizespor – BEŞİKTAŞ 0-1

Söz konusu bu ilk periyot için ligde alınacak 10 puanın, şampiyonlar liginde ise alınacak 4 puanın önemli olduğunu yazmış ve özellikle Akhisar ya da Galatasaray maçlarından en fazla birisinden beraberlik ve içerde oynayacağımız Kiev maçından ise galibiyetle ayrılmamız gerektiğini belirtmiştim. Bu açıdan baktığımızda Beşiktaş’ın bu süreci çok da kötü atlatmadığı ve sadece Kiev maçında istenilen sonucun alınamadığı düşüncesindeyim.

Şimdi ise önümüzde yine benzer şekilde 20 gün içerisinde oynayacağımız 4 lig ve 2 şampiyonlar ligi karşılaşmaları var. Yarın Kayserispor karşılaşmasıyla başlayacak ve ilk periyota göre nispeten daha kolay diyebilceğimiz fikstür içerisinde iki kez Napoli ile ve ligde ise Kayserispor, Gençlerbirliği deplasmanı ve içerde oynayacağımız Antalya, Trabzon karşılaşmaları mevcut. Bu periyot sonrasında ise yine 2 haftalık bir milli arayla beraber takımımız dinlenme şansı elde edecek.

  • 15.10 – Cumartesi Kayserispor – BEŞİKTAŞ
  • 19.10 – Çarşamba Napoli – BEŞİKTAŞ
  • 23.10 – Pazar BEŞİKTAŞ – Antalyaspor
  • 28.10 – Cuma Gençlerbirliği – BEŞİKTAŞ
  • 01.11 – Salı BEŞİKTAŞ – Napoli
  • 05.11 – Cumartesi BEŞİKTAŞ – Trabzonspor

taliscabasaksehirfrikik

Öncelikle hemen berlirtmek gerek ki; ligde oynayacağımız bu dört karşılaşmadan galibiyetle ayrılmak önemli. Bunun nedeni, hem ligde oynayacağımız takımların mevcut durumları hem de bir sonraki 20 günlük periyot içinde ligde kırıcı maçlara çıkacak olmamız. Bu süreci kayıpsız atlatmamız sonraki periyotta olası puan kayıplarına karşılık önden bir avantaj sağlayacaktır.

Diğer taraftan ise Napoli ile oynayacağımız karşılaşmalar az çok şampiyonlar liginde yolumuza devam edip, edemeyeceğimizi belirlemesi bakımından önem arz ediyor. Bu maçlardan çıkartılacak 3 puan büyük bir olasılıkla bizi gruptan çıkartacaktır. Basit bir şekilde açıklamak gerekirse; iki karşılaşmadan alınacak 3 puan ile beraber içerde oynayacağımız Benfica karşılaşmasına 5 puanla çıkacağız. Söz konusu maçı kazanacağımızı var sayarsak mevcut şartlarda 8 puanın -bir mucize olmaz ise eğer- bizi bir üst tura taşıması gerekir. Napoli her ne kadar şu an grupta oynadığı iki karşılaşmayı kazanmış olsa da ben en azından içeride onları yenebileceğimiz kanaatindeyim. Milli arada golcüleri Milik’in sakatlanıp sezonu kapatması bizim açımızdan büyük avantaj. Şampiyonlar liginde Napoli’nin bulduğu 6 golün 4’ünde Milik’in direkt katkısı (3 Gol-1 Asist) olduğunu unutmayalım.

Takımımız ne durumda?

Başakşehir ile yapılan hazırlık maçı resmi maçlarda çok süre alamamış futbolcular bakımından önemli bir karşılaşma oldu. Özellikle; Utku, Atınç, Rhodolfo ve Kerim. İlk iki isim henüz hiçbir resmi maçta süre alamazken, Rholdolfo 1 maçta ve sadece 28 dakika şans bulabildi. Kerim ise 4 maçta 89 dakika. Bu futbolcular arasında tabii en dikkat çekici isim Kerim Frei. O yüzden ona aşağıda ayrı bir parantez açacağım.

Daha önce defalarca dile getirdiğim bir husus var. Geniş bir kadromuz var ve bu bizim özellikle bu tarz periyotlarda büyük avantaj sağlıyor/sağlayacak. Bu yüzden basında geniş kadronun dezavantajmış gibi gösterilmeye çalışılmasına aldanmamak gerek. Zira defalarca tecrübe edilmiş bir husus var; Avrupa maçlarından sonra kaybedilen puanlar ve lig sonuna doğru takımların fiziksel olarak düşmesi. Bu durumu aşmak için en önemli faktör geniş kadro ve buna bağlı olarak uygulanan rotasyon. İngiliz takımlarının avrupa maçlarında rotasyona gitmesinin ya da İspanyol takımlarının avrupa maçından sonraki lig maçında rotasyon yapmasının başka bir açıklaması olamaz sanırım. İngiliz Premier ligi zor ve takımlar için kırıcı bir lig. İspanya La Liga’nın ise EPL’ye nazaran daha kolay bir lig olduğunu söylemek mümkün. Bu durum da ister istemez ilgili takımların rotasyon tercihlerini farklılaştırıyor.

Kanaatimce bizim de aynı çerçeveden bakmamız gerekiyor. Şu anki mevcut periyotta lig maçları ikinci plana atılıp daha kırıcı geçmesi beklenen Napoli karşılaşmalarının ön plana alınması ve Şenol Hoca’nın buna bağlı olarak kadro tercihlerini düşünmesi muhtemel. Zaten son karşılaşmalarda ve özellikle Avrupa maçları öncesi ve sonrasında bu duruma şahit olduk. Sakatlıklar vs. bir tarafa bırakıldığında Hoca’nın her maçta en az 4-5 rotasyonla maçlara çıktığını unutmamak gerek.

Yarın oynanacak Kayserispor maçı ilk 11’nin de bu bağlamda şekillenecek ve Hoca, kafasında kurduğu Napoli ilk 11’ine göre söz konusu ilk 11’i belirleyecektir.

kerim_frei_manken_c12a7_800

Kerim Frei?

Herkes Karabük maçında çıkan 11’e şaşırmış ve özellikle Hoca’nın Ömer tercihi eleştilmişti. O maçta Ömer ilk yarıda iyi bir performans sergilemiş ve bu performasını da bir gol ile süslemişti. Benim o gün değindiğim bir husus vardı ve ne yazık ki o husus bugün de güncelliğini koruyor.

O gün, Hoca’nın Ömer tercihinden ziyade konuşulması gerekenin Kerim Frei’ın ilk 11’de kendine şans bulamaması idi. Ve hatta devamında, şampiyonlar ligi kadrosuna Ömer’in değil Kerim’in isminin yazıldığını, bunu dikkate alıp bir an önce toparlanması gerektiğini belirtmiştim.

Yarın kadroda Ömer mi olur Kerim mi olur bilemem. Yalnız Başakşehir ile oynanan hazırlık maçının Kerim için hiç de iyi geçmediğini söylemek gerek. Aslında şu an Şenol Hoca’nın ihtiyaç duyduğu bir oyuncu tipi Kerim Frei. Topu taç çizgisinde değil de aksine daha ortalarda alacak ve içeri doğru topla beraber kat edebilecek tek kanat oyuncumuz kendisi. Bu sayede hem içerideki forvetlerimizi topla daha rahat buluşturabilir ya da zaten kendisi direkt skor alabilir. Ayrıca Kerim’in ceza yayı üzerinde ya da çevresinde adam eksiltmeleri ve buna bağlı olarak kendisine yapılan fauller, ilgili tehlikeli bölgelerde serbest vuruş imkanı sağlayacaktır. Takımda Talisca, Caner, Quaresma ve hatta Cenk gibi oyuncular olduğunu varsayarsak, bu durum takımın gol bulması açısından oldukça önemli bir opsiyon yaratır.

Sonuç olarak takımın Kerim’e ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Kerim’in bir an önce kendini Şenol Hoca’ya ispat etmesi bu açıdan önemli.

Takım içinde diğer bir önemli husus ise, Talisca’nın nerede oynayacağı. Talisca ile alakalı ilk tespitim ciddi zaman gerektiği olmuştu. Zira, geçen sene oynadığımız sisteme adapte olmasının biraz zor olacağını söylemiştim. Şimdi hâlâ benzer bir noktadayız. Umarım Şenol Hoca’ya geride kalan iki haftalık süreç, bu hususta bir nebze olsun yardımcı olmuştur.

Son olarak tekrar başa dönmek gerekirse;

Umarım bu 20 günlük süreci en iyi şekilde atlatır ve önümüzdeki diğer zorlu süreçlere odaklanırız.

Başarılarımız, galibiyetlerimiz daim olsun…

.

Ufuk Küçükdağlı / @kucukdagli1903

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.