Lider Beşiktaş

Geçen sezonu şampiyon olarak tamamladıktan sonra sezonun açılış maçında Alanyaspor karşısında elde ettiğimiz 4-1’lik galibiyetle bu sezona da liderlik koltuğunda başlamış ve ancak sonraki haftada gelen puan kaybı ile liderliği Başakşehir’e kaptırmıştık. Liderliğin bize, yani asıl sahibine dönmesi ise yine bir Alanyaspor karşılaşmasına denk gelse de aslında bunun temelleri geçen hafta Osmanlıspor karşısında elde edilen galibiyette atılmıştı. Zira, rakiplerimizden Başakşehir’in ve Fb’nin kendi aralarında oynaması ve Gs’in ise zorlu Karabük deplasmanına gidecek olması bu haftayı “Fırsat Haftası” olarak nitelendirmemize neden olmuştu. Dün akşam Beşiktaş’ımıza düşen görev ise gelen bu fırsatı değerlendirmekti.

Öyle de oldu.

Maça çok arzulu ve istekli başladık. Henüz beşinci dakika dolmadan beş korner kullandık. Maç başına altı korner (6.17) ile ligde bu alanda birinci olduğumuzu hatırlatırsam, bunun ne kadar değerli olduğu daha net anlaşılabilir. Maç boyunca kullandığımız on iki korner atışıyla da bu sezon ligde üçüncü kez (Başakşehir ve Kayseri) bu sayıya ulaşmış olduk. Dün akşam bunlardan biri gol olurken, biri de panaltıya sebebiyet verdi.

Maçın ilk bölümü açısından dikkatimi çeken diğer bir husus ise, Quaresma üzerinden gelen ortalara önce Talisca’nın sonra Cenk’in ve son olarak da Babel’in kafa vuruşu yapması idi. Bunlardan biri gol ile sonuçlanırken bir diğeri ise ofsayt gerekçesiyle(!) iptal edildi. Şayet bir aksilik olmazsa bu tarz golleri önümüzdeki süreçte sık sık göreceğimizi düşünüyorum. Burada adı geçmişken Quaresma’ya ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Dün takımın en iyisi idi ve bunu da zaten bir gol iki asist ile süsledi. Ancak benim için daha değerlisi, 80. dakikada ve skor 1-4 iken rakibini takip ederek ceza sahamızda topu çalması ve olası önemli bir atağı engellemesi oldu. Quaresma topu ayağında gevelemez ve biraz da istekli oynarsa bu takıma katkısı gerçekten çok fazla. Üstelik onun bu iyi futbolu gerekli yerlere cevap vermesine de aracılık ediyor (bkz. golden sonra Şenol Hoca’ya sarılması). Bunun, bizler gibi kendisini de daha mutlu ettiğine eminim.

Ayrıca son haftalarda atak tamamlayamama sorunumuz fazlasıyla dikkatimi çekiyordu. Dün başta Querasma’nın ve takımın isteği ile bu sorunu bir nebze olsun rafa kaldırdık ve bu beni fazlasıyla memnun etti. Maç boyunca 27(7) orta, 10(6) şut, 12 korner ve 6 ofsayt gibi istatistikler hücum anlamında kolay bulunamayacak istatistikler. Hemen hemen her atağımız tamamlandı ve bu sayede de geride eksik yakalanmadık.

Peki her şey bizim için yolunda mı gitti? Öncelikle Hocamızın da belirttiği gibi oyunun belirli dönemlerinde tempoyu biz kontrol edemedik. Bu noktada özellikle skor 1-3 olduktan sonra problem yaşadığımız kesin. Ben bunu skora da bağlı olarak normal karşılıyorum. Ancak henüz maçın başında skor 0-1 iken, Alanya’nın önde yaptığı baskıyı kıramamamız ve topu oyuna sokmakta başarısız kalmamız, önümüzdeki maçlarda başımızı ağrıtabilir. Bunun sonucu rakibe verilen iki pozisyon var ki bunlardan birisi Tosic’in çizgi üzerinden çıkarttığı pozisyon. (Söz konusu baskıyı kıramamamıza neden olan etkenlerden birisi Talisca’nın varlığı.)

Dünkü maç bize bir konuda daha ışık tuttu. Cenk’in zorunlu değişikliği ile beraber haftalardır konuşulan “Talisca santrafor olur mu yoksa Babel mi geçer?” veya “Sol bek pozisyonunda Tosic’i kaydırıp Adriano önde kullanılabilir mi?” gibi bir çok soruya maç esnasında cevap bulduk.

Öncelikle Talisca için iki kelam etmek gerekirse; ona dair düşüncelerimde hala sezon başında olduğum ilk noktadayım; “Ne onunla ne de onsuz!”. Oyuna katkısı neredeyse sıfır olan bir adam Talisca. Ama o kadar gole yakın ki, vazgeçmek de çok zor. Bu son özelliğine dayanarak ona santrfor bölgesinde yer bulma çabası ise dün ne yazık ki boşa çıktı.  Cenk’in olduğu dakikalarda az da olan etkisi o bölgede tek adam olduğunda tamamen bitti. Bunu gören Şenol Hoca Babel’i bu sefer santrfora çekti. Oğuzhan’ın da dışarı çıkmasıyla Adriano’yu önde Tosic’i sol bek pozisyonunda izledik. Bu kurgunun bana ilkine nazaran daha iyi göründüğünü söylemem lazım.

Tüm bu denemeler ise, asıl eksiğimizin santrafordan ziyade kanat oyuncusu olduğunu ortaya çıkarttı demek pek yanlış olmaz. Transfer dönemi kapanmadan bu bölgeye bir oyuncu düşünüleceği kanaatindeyim. Veya Afrikadan döndükten sonra Aboubakar’ın kanat oyuncusuna evrilmesi için çalışma yapılması muhtemel. Tabii bu ikinci ihtimal ancak olası santrafor transferinin gerçekleşmesi halinde olabilecek birşey.

Sonuç olarak; rahat bir galibiyet ve eksiklerimizi de deneme yanılma yöntemiyle görerek, liderlik koltuğunu yeniden ele geçirdik. Umarım bu sefer daim olur…

Aslında Fabri’nin tereyağından kıl çeker gibi aldığı topa penaltı çalan hakeme de iki çift laf etmek isterdim ama hiç keyfinizi bozmayayım…

Saygılar…

Ufuk Küçükdağlı / @kucukdagli1903

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.