Gençlerbirliği-Beşiktaş Maçı Öncesi

Beşiktaş’ımız zorlu Napoli karşılaşması öncesinde yarın akşam Gençlerbirliği karşında üç puan arayacak.

Yarınki maçın “maç önü hikayesini” tek cümleyle yaz deseler, yine yukarıdaki cümleyi yazardım. Zira, yarınki maç için belirtilmesi gereken iki önemli nokta var:
1) 3 puan
2) Napoli Maçı

Maçı bizim açımızdan değerlendirmeden önce isterseniz öncelikle rakibimize bir bakalım.

İbrahim Hoca’nın takımı aslında bu sezona kötü başlamadı. Zorlu fikstür içerisinde oynadığı ilk 6 karşılaşmadan iki galibiyet dört beraberlik ile ayrılan Gençlerbirliği, son iki karşılaşmada ise iki yenilgi aldı. Bu yüzden yarınki karşılaşmayı, tekrar bir çıkış maçı olarak göreceklerdir. İstatistiklerine baktığımızda ise en önemli özelliklerinin takım savunmasını başarılı uyguladıklarını ve buna bağlı olarak az gol yediklerini görüyoruz. Şu ana kadar ligde oynadıkları 8 karşılaşmada 6 gol yiyen İbrahim Hoca’nın takımı, bu alanda ligde bizimle beraber Başakşehir’den sonra ikinci sırada yer alıyorlar. İçeride oynadıkları dört karşılaşmada ise sadece 1 gol yiyerek, ligde bu alanda en iyi takım durumundalar.

Takım savunmasını doğru yaptıklarını kanıtlayan diğer bir istatistiğe göre ise Gençlerbirliği, ligde kalesine en az şut çektiren takımlar arasında 82 şut ile bu alanda ikinci sırada. Ve son başarılı istatistikleri ise, %52 topa sahip olma oranı. Bu alanda ligde beşinci sırada yer alıyorlar. Ancak buna rağmen hücum bölgesinde pek de etkili olamadıklarını belirtelim. Şu ana kadar maç başına 1 gol ortalamasıyla oynuyorlar.
İşin özeti, yarın karşımızda güçlü bir savunma takımı bulacağız.

Peki yarınki maç için bizim durumumuz nedir?

Maçın bizim açımızdan zor geçeceği kesin. Özellikle ilk golü erken bulamazsak, rakibin savunma direncinin maç içerisinde daha da artacağını düşünüyorum. Ama ümitsiz de değilim ve Napoli maçı öncesi, bir şekilde o üç puanı alacağımız kanaatindeyim.

crcaznwwcaeri-j
Daha önce defaatle vurguladığım gibi, geniş bir kadroya sahibiz ve bu geniş kadro bizi üç kulvarda da taşıyabilecek düzeyde. Yarın sezonu kapatan Caner dışında, sakatlıkları devam eden Gökhan İnler, Ömer Şişmanoğlu da kadroda yer almayacak. Ayrıca sakatlığı geçen Oğuzhan ile Atiba da Ankara’ya götürülmeyen isimler arasında (Bu iki ismi Şenol Hoca’nın Napoli maçını düşünerek kadroya almadığını tahmin ediyorum). Normal şartlarda 5 önemli ismin aynı anda kadroda olmaması her takım açısından sıkıntı yaratır. Özellikle de orta saha kurgusu içerisinde yer alan 3 önemli isim bunlar arasındaysa. Ancak söz konusu bu sezonki Beşiktaş ise durum biraz faklı. Şöyle ki;

Caner’in sakatlığı elbette hepimizi derinden üzdü. Zira, sezona çok iyi başlamıştı ve ayrıca oyun bakımından verdiği katkı dışında hırsıyla da takıma pozitif bir enerji de veriyordu. Yeri kolay doldurulacak bir oyuncu değil elbette ama arkasında geçen sene Barcelona’da oynayan Adriano var. Şunu kabul etmek gerek ki, Adriano şuan ki durumu ile tüm sezonu çıkartamaz. Tosic defasın göbeğinde yakaladığı istikrar da düşünülürse Beck’i bu sezon sol bekte görebiliriz. Yarınki maç özelinde ben bu son alternatife sıcak bakıyorum. Şenol Hoca, Adriano’yu hem Napoli maçına saklamak hem de gerektiğinde sonradan hamle oyuncusu olarak kullanmak isteyecektir.
Bu durumda da son maçta iyi bir performans gösteren Gökhan Gönül’ü sağ bekte göreceğiz.

Atibasız orta saha kurgusu?

Atiba, Oğuzhan ve İnler’in yokluğunda orta alanda çok bir alternatifimiz yok aslında. Tolgay, Necip ve Talisca üçlüsüyle maça başlamamız büyük olasılık. Necip ilk 11’de başladığı son iki maçta iyi bir performans gösterdiğini (Kayseri ve Napoli) ve ancak her iki maçta da yanında Atiba’nın oynadığını belirtelim. Benim açımdan tek soru işareti bu. Zira, geçen sene Atiba-Oğuzhan tandemini ve işlevselliğini yarın Necip-Tolgay tandeminden bekleyeceğiz. Tolgay’ın son zamanlardaki performansıyla görevini hakkıyla yerine getireceğinden şüphem yok. Ancak Necip’in Atiba’nın rolünü üstlenmesi, söz konusu Talisca’lı orta saha kurgusunda bize sıkıntı yaratabilir. Atiba’nın geçen hafta sarı kart görmek zorunda kaldığını(!) unutmayalım. Necip aynı durumda kalırsa maçı tamamlayabilir mi, benim açımdan gerçekten büyük soru işareti. Özellikle Gençlerbirliği’nin bu alanda pres yapacağı aşikarken.

Şenol Hoca’nın bu zaafı nasıl kapatacağı sanırım yarınki maçın gidişatını da belirleyecek. Zira öndeki tercihlerin buna göre şekilleneceği düşüncesindeyim.

Kerim ve özellikle Aras’ın da uzun zaman sonra kadroda yer alması tesadüf olmasa gerek…

Sonuç olarak zorlu bir karşılaşma bizi bekliyor.
Ancak, skor değiştirebilen usta ayaklarımız dışında, Şenol Hoca ve takımın özgüveni yarın da en büyük silahlarımız olacak.
İnşallah her şey yolunda gider ve 3 puan bizim olur…

.

Ufuk Küçükdağlı / @kucukdagli1903

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.