Hep Böyle Kal İsmail

Beşiktaşımızın iyi olması, güçlü olması ve alınan galibiyetler sayesinde, bu acımasız hayata karşı umudumuzun yeşermesi, bizlerin Beşiktaşlı’lığının özeti gibi… Öyle hayattan çok beklentisi olan insanlar da olamadık çoğumuz. Yeni neslin Beşiktaş taraftarı olmasının zorlukları da ortada. Şimdi herşey şampiyonluk ve kupa ile orantılı. Bu pencereden bakınca, çoğunluğumuzun İsmail’e olan bakışı olumsuzdu... Gaziantepspor’dan Geldiğinde ödenen yüksek bonservis bedeli, istikrarsızlığı ve yaşadığı çok önemli sakatlıklar nedeniyle İsmail bir türlü ”tamam bu oldu” dedirtmedi bizlere. Hep takımın en zayıf halkası gibi gözüktü. Bu sezon gelen Tosic transferi sonrası 3. Bek konumuna düştüğü ortamda, Şans kapısını tekrar çaldı. Şenol Hoca da tak diye formayı verdi…

Tribünlerde hep bir homurdanma ve gene mi İsmail sesleri arasında Rizespor maçı geldi çattı. Maça da çok kötü başladı. Pas hataları ve adamını devamlı kaçırması nedeniyle sağımda solumda olan herkes İsmail’e tepki koyuyordu. Evet kötü oynuyordu ama biz taraftarların asıl görevi, kötü oynayanı ve düşeni ayağa kaldırmak değil miydi !!! 

İlk yarının ortalarına doğru tepkiler daha da artınca, kendimi Beşiktaş tribünü değilde, Rizespor tribününde gibi hissettim… O ara “Haydi İsmail, Koçum İsmail” diye bağırınca sağımda solumda olanlar şaşırdı. Ben bağırmaya devam ettikçe İsmaellll diye, tribündeki tepkiler azalmaya ve asıl enteresanı İsmail iyi oynamaya başladı. (Belki de ben öyle zannettim)  Maçın ikinci Yarısı başladığında, çevremde İsmail’e destek olanlar çoğalmıştı. Çoğu gülerek bana bakıyordu... Bizim Faik tribününde olan İlker abim, Murat bağır oğlum bağır, İsmail düzeldi diyerek beni gaza getirince ben bağırmaya, İsmail de nisbeten iyi oynamaya devam etti. Sonraki maçlarda, bir iyi bir kötü oynamaya devam ederken, Galatasaray maçı ile zirve yapan İsmail’in performansına hepimiz şahitlik ettik. Olimpiyat stadının kuzey tribününden maçı izlerken, karşı kalede İsmail’in Muslera ile karşı karşıya kalıp, golü kaçırdığında biz bile şaşırdık. Hatta o an golü kaçıranın Jose Sosa olduğunu zannederek Sosa’ya güzel şeyler söyledik 🙂 

Derken, Milli Takım ve Beşiktaş formasını yeniden sahiplenmesi sonrası gelen sakatlık haberi, hepimizi tedirginliğe itti. İsmail’i arar oldu gözlerimiz. Çok şükür ki önemli bir şeyi yoktu. Gaziantepspor maçında öyle bir top oynadı ki İsmail, artık herkes inanmaya başladı ismaellll…

Asıl şimdi başlıyor her şey. Sen bu takımın en kıdemli oyuncularındansın. Ve artık kötü oynama şansın yok. Çıtayı öyle yükselttin ki, geri adım atmak yok sevgili İsmail. Bu takım bu sene şampiyon olacaksa, en zayıf halka gibi görünen senin, böyle ağırlığını koyarak oynaman ile olacak.  Unutmadan, Beşiktaş’a borçlusun İsmail ve artık ödeme Zamanı kardeşim. Lütfen bizleri mahçup etme.  Bir Atasözünün de dediği gibi; “Bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir yiğidi, bir yiğit bir memleketi kurtarır”  Çivi gibi ol Sevgili İsmail, Çivi gibi..   Iğdır Beşiktaş..    

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.