Beşiktaş Öz Kaynak Ve Samimiyet

Beşiktaş’ın tarihine şöyle bir bakınca gençlere şans vermeye başladığı dönemler, hep ekonomik olarak sıkıntıya düştüğü zamanların sonrasına denk geliyor… Kibrit Çak dönemlerinde başlayan Sanlı ve Yusuf’lardan Ziya, Metin, Ali, Feyyaz ve Sergen’lere, devamında Nihat, Yasin derken Feda dönemiyle başlayan Oğuzhan, Hasan Türk, Sinan Kurumuş gibi futbolculara şans vermek zorunda kalmış…

Ara dönemlerde oluşturulan yüksek bütçeli takımların da başarıları ortada… ”Portekiz Çetesi” tabirleriyle girdiğimiz sezonda kaçıncı olduk mesela… o dönem yapılan acayip transferler unutuldu gitti bile.

Ortalama 5-6 senede bir gelen şampiyonluklar kesiyor mu bizi ???

Mehmet Üstünkaya döneminde zorunluluklar dolayısı ile genç futbolculara şans verme dönemi Süleyman Seba’nın göreve gelmesi itibarıyla devam etmiş. Gordon Milne ile anlaşıldığında ilk 2 sene yaşanılan sıkıntılar, Taraftarların tesisleri basması ve teknik ekiple futbolcuların tartaklanma haberleri arşivlerde duruyor. Süleyman Seba Başkan olarak ısrar etmese Gordon Milne için hazırlanan idam sehpasına tekme atmak için bekleyen çok kişi vardı. Hatta Süleyman Seba, Hoca’nın arkasında durmasa bugün gurur duyduğumuz ve göğsümüzü kabarta kabarta anlattığımız lige ambargo koyan bir takımımız dahi olmayacaktı…

Futbolda para vasıtasıyla kısa süreli başarılar kazanmak gayet mümkün… Fakat sonucunda 3 milyara dayanan borç ile başbaşa kalıyoruz. Uzun vadeli başarılar kazanmak için sabır şart. Kadronun ana gövdesinin de elde tutulması şart oğlu şart.

Şenol Güneş döneminde yaşanılan 2 yıl üst üste şampiyonluğa bir bakalım. Kadroları inceleyelim. En iyi dediğimiz, en çok güvendiğimiz adamları satmak durumunda kaldık. Hepimiz ”gelsin eurolar” diyerek alkış tutuyorduk. Fakat ana iskelet ile bu kadar oynanırken gelen başarılar gözlerimizi kamaştırmıştı…. Evet başarılı olduk ama istikrar adına sınıfta kaldık. Bu kadar başarıya rağmen, futbolcu satışlarına rağmen geldiğimiz duruma bakınca Feda sezonunu bile aratan bir durumla karşı karşıyayız…

Dün gece Abdullah Avcı bana göre çok cesur bir karar verdi.

Kalede Utku, sağ bekte Kerem, stoperde Erdoğan ve orta sahada Erdem ile başladı. İlk yarıya bakınca sahada verilen mücadele en azından gençler açısından tatmin ediciydi. İşin enteresanı sahaya ağırlığını koymasını beklediğimiz tecrübeli futbolcularımız piyasada yoktu…

İkinci yarı başladığında ise ne olduysa 10 dakika içinde oldu. Tecrübeli dediğimiz adamlar bile yokları oynarken gencecik çocuklar nedeniyle kaybettik demek işi en kolayı.

Benim Naçizane gördüğüm; taraftar ister, taraftar kızar, taraftar satarsın alkışlar, alırsın alkışlar, taraftar gerekirse tesis basar!

Kulübün borcu ve durumu ortada… Tüm gelirler temlikli… Çıldırt bizi başkan diyecek durumumuz da yok! Burada en önemli olay; Yönetimin, yönetmekte olanların duruşudur. Her esen rüzgara göre yön değiştiren zihniyetlerin başarıları geçicidir. Asıl tarihi, esen sert rüzgarlara rağmen dik duranlar kazanır ve efsane olur…

 

Beşiktaş Iğdır

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.