Yeni Malatya 0-0 Beşiktaş

Dün devre arasında bir hışım ile bu resmi çekip koyar iken bu kadar yayılacağını tahmin etmemiştim ama beni şaşırtan altına yazılanların çeşitliliği oldu;

-”Kulübeden de adam çağırsa idiniz Q7 yi durdurmak için”

”Tamam kanata gidiyoruz ama etrafı neden boş? Yardımlaşmıyor takım”

”Q7 yine 5 kişi arasına girmiş topu kaybedecek”

”Kanattan oynamasan ne olacak? Göbekte de adamlar 8 kişi”

-”Abicim sen bunu özellikle mi çektin? Q7 düşmanı mısın sen?”

Futbolun farklı farklı gözleri, herkesin içinde bir teknik direktör olduğu, bu oyunun bu yüzden güzel olduğu malum ama bu takımın peşindeyim diyen bunca insanın hala oyuna bu kadar yüzeysel bakması çok üzücü.

Sezonların en başta transfer sezonlarında şekillenip, sonrasında hocaların elinde olgunlaşıp nihayete erdiğini, futbol oyununa ”hep kazansan” dahi uzun periyotlar ve  sürekli ”zayıf olduğun halka kadar güçlüsün” tarafından bakılması zorunluluğundan, duygusallığa ise kesinlikle ve kesinlikle yer olmadığından maalesef bihaberiz.

Hele ki Züpper ligimizin kendine has kuralları, kendine has değişmezleri olduğunun yıllardır farkına varmadı iseniz, zaten vay halimize ;

1. Bu ligde sertlik geçer akçedir. Hakemler ”güzel oyun” falan anlamaz. Bizim hakemlerimiz 10. dakikada atak kesmek için yapılan bir faule sarıyı verip ”kesmeyin yoksa atarım” diyerek mesajı doğru verecek olgunluğa ve cesarete hiç bir zaman haiz olamadılar. Olamayacaklar…

2. Favori takımsan, hele ki 2 sene üst üste şampiyon olmuşsan, hele ki iki renkli düzenini yıkmaya bu kadar yakın isen doğal olarak hedef tahtasındaki takım sensindir. 90 dakika yan hakemin üstünden inmeyen Okan Buruk’u, diğer maçta kedi gibi kulübe de görmen doğaldır. Zaten ”ben de buradayım” demek isteyen, vitrin isteyen her hocanın seni gece gündüz çalışmasına artık alışmanız şart.

3. Bu aşılamaz gibi duran 9’lu blok savunmaların züpper ligde her zaman ”çilingir’‘ oyuncuları olmuştur. Bu çilingirlere sahipsen, artı 15 puan her zaman hanende hazırdır. Değil isen başka başka planlar geliştirmek, oyununu çeşitlendirmek elzemdir.

4. Züpper ligde orta sahası iyi olan, buradan tabela yapabilen ligi götürür. Orta sahan asist-gol üretemiyorsa,vay haline…

5. Hala taş devrinden kalma ”adam adama savunma” züpper ligde hala uygulandığı için, forvetinin üst düzey olması, çok yüksek yüzde ile gol yapması şarttır. Züpper ligde büyük takımların defanslarından çok, forvet hattı ve ”yaratıcılığı” önemlidir.

6. “İtiraz edeceksin” Ligin en dibinde yer alan takımı bile en az 5 kişi ile her pozisyonda hakeme itirazını eder. Bizim mental olarak perişan hakemlerimizde mutlaka etkilenirler.

Bu maddelerin bazılarını pek ala uluslararası liglere uyarlamak, 20 senedir ”çözen çözüyor, ne anlatıyorsun?” demek pekala mümkün. Diyenler de kendince haklı da zaten. Hatta uygulayan takımlarında kendilerine göre haklı oldukları da aşikar, ancak biz cevapların diğer tarafındayız işte. Biz bu maddeleri bilerek ve görerek, 2 senedir bariz sorunlarımızı neden sene başından çözemiyoruz esas sorun burada…

Bakın maçta neler oldu;

Gördüğünüz gibi yukarıda dakika Üç. Cenk kenardan gelen ortayı ıskalıyor ancak arkasından topa hamle yapacak, öne kat eden kimse yok!

Q7’nin skorsuzluğunu, kendini çizgiye atarak oynamasını, bunun artık planımız olduğunu defalarca anlattım ancak herkesin atladığı ve esas ligde yapılması gereken iş resimde saklı.

Başakşehirin neden Mossoro ve Visca ile oynadığının,bunlara neden Elia’nın da eklendiğinin resmi.Kenardan içeri kat eden, buradan skor yapan oyuncu şartı.

Olcay’ın gitme, yerine Babel’in gelme sebebi bariz bu iken, artık Babel dahi ters direğe koşu katları yapamıyor çünkü Babel artık oyun kurmak için sol içten top alıp dripling yapmak zorunda kalıyor. Bütün enerjisini burada harcıyor. Topsuz koşu yerine artık 3 kişiyi geçip şut atmak peşinde, çünkü orta sahan topu öne taşıyamıyor.

Hali ile gol tehdidi olmayan, içeri adam eksiltip giremeyen orta sahayı pas geçip, 3-4 kişi ile oyun kurmaya gelen Babel’i tutmak kolaylaşıyor. (yukarıda Babel orta sahadan top taşımaya çalışır, kolaylıkla 3 kişi ile markaja alınır iken)

Presten Vazgeçmek!!

Şampiyonlar Ligi dönüşleri zordur. Hele ki kulübene bakıp güvenemiyorsan daha da zordur. Yukarıda dakika DÖRT.

Amacımız kesinlikle önde baskı değil. Malatya stoperi rahatlıkla topunu dağıtıyor. Talisca ile aralarındaki mesafe 20 metre! Mental yorgunluk sebebi ile bunun tercih edilmesi doğaldır, ancak bunu yapabiliyorsan!!!!

Forveti, hele ki orta sahası bu kadar skorsuz bir takımın, temposuz ve pressiz oynaması,topu kağnı hızında çevirmesinin sonucu belli.

Şenol Hocanın “tuzak preslere”, “dönen topları toplama” enerjisine acil olarak başvurması gereklidir. Futbolun şaşırtmacalar oyunu olduğunu hatırlamamız elzemdir. Yok eğer kadro buna elverişli değil ise (bence değil, tarihin en iyi kadrosu kelimelerinin içi boş bana göre) devre arasında ne yapılacağının planları şimdiden yapılmalıdır.

Talisca

Yukarıda izah etmeye çalıştığım,iki senedir ”orta sahalar lazım” deyip artık tekrar tekrar yazmaktan makara konusu olduğum, züpper ligin en önemli bölgesinde gol atamadığı zaman hiçbir katkısı olmayan bir oyuncu ile geçen sene ligi kazanmak nasıl büyük bir iş ise de bu yanlışta ısrar etmek, burayı yedeklememek de bir o kadar anlayamadığım bir iş…

Şampiyonlar liginde sana alan bırakan takımlar ile oynar iken golü buluyor Talisca ama bu sene önlem alınan, 2 kişi ile markajda kalan oyuncu pozisyonunda hep kayboluyor. Buna Q7 nin top kayıplarını, takımın enerjisizliğini de ekler, oyunu geniş alanda oynama ile de çarparsanız gelsin size puan kayıpları…

Çoğalamamak!

Bunu Q7’nin top kayıpları hanesine çoktan yazdılar ancak her topu kafana istemek, resimde görülen koca boşluğa orta sahalarının sokamamak ne ile açıklanabilir? (Q7 atar, atmaz başka mesele)

Tabii ki de en gerideki oyuncun ve en ilerideki oyuncunun arasındaki mesafenin ”çok fazla” açık olması ve yine orta saha desteğinin olmaması ile. Oyununu çeşitlememenin, sürekli aynı şeyi yapmanın, ezberi sürekli aynı yerden yapmanın zararları.

Oyunu Kurmak!

Yukarıda dakika 26 ve top Gökhan’ın ayağında. Topu almaya gelen ya da isteği olan kimse yok. Ön hattımız tamamen hareketsiz ve aralarındaki mesafeler 15’er metre. Sonuç? Tabi ki top kaybı…

Porto maçında top kazanma hamleleri ile övülen Tolgayımız bu maçta Q7’den sonra en çok top kaybeden oyuncumuz! Malatya orta sahasına Atiba ile beraber hiç bir pozisyonda üstünlük sağlayamadılar maalesef. Genel görüntüde maalesef artık kemikleşmiş gibi görünen bu sıkıntıyı Medel ile aşarız demek de bana göre kahinlik.

Oyunu en kısa zamanda öne atıp baskıyı orada yapmamız elzem, çünkü orta sahalarımız geriden topu taşıyamıyor!! Ozi’li oyuna dönüp, ondan Q7’ye 35 metre top atmasını beklemek, sezon başında pas oyununa sırt çevirmek, bu hali ile kenara bakınca Ozi’den başka çare bulamamak da kadro mühendisliğimizin kötü olduğunun işaretleri.

Yukarıdaki Q7’nin çizgiye basması ve Cenk’i topla buluşturmasını defalarca seyrettik, ancak Gökhan dışında Cenk’e en yakın oyuncunun mesafesinin 30 metrede olmasını, bu hastalıklı duruşun maçta defalarca tekrarlanmasını ben anlayamıyorum!! Ben bile olsam seken topu kovalamak isteği ile öne refleks şekilde hamle yaparım…

Maalesef yardımlaşma ve bütünlük sıkıntıları olduğunu söyleyenlere şu resme bakarak hak vermemek elde değil!!! Acil şekilde eğilmemiz gereken, belki de en önemli hususlardan biri. Bunu kesinlikle teknik ya da taktikle açıklamak da mümkün değil!!!

Pereira bu top ile buluştuğunda dakika 51. Çapraz topta kendisini takip eden, kovalayan hiç kimse maalesef yok…Tolgay ve Atiba çok ama  çok gerilerde kalmış. Mitroviç kaderi ile baş başa….

Dakika 60. Negredo oyunda ama topla buluştuğu bölge yukarıda!!! Resimden bağımsız sezon başı Cenk’ten de önce, takımın ilk forveti olarak alınan adamın sürekli tek pas ve asist kovalaması, oynamaması ile açıklanabilir mi?Madem Negredo bunu istiyor, Talisca ile değişse daha çok fayda sağlar mı? Bu ne yaman çelişki anne!!!

Negredo’nun bile kenardan uzun yapmaya çalışması ne kadar saçma ise Cenk ve Negredo’nun ligdeki hallerini oyun ile açıklamak kesinlikle çok zor. Negredo’nun halini  uyumsuzluk ile açıklayabiliriz ancak Cenk’i nasıl açıklayacağız? Ondan sürekli 3 kişi içinden çıkıp yoktan var etmesini nasıl bekleriz? Ona yaklaşacak, duvar vazifesi görüp al-ver yapacak kimse var mı Cenk’in etrafında?

Oğuzhan ve Sonuç…

Girdi de ne yaptı?”, “Hiç gelişemedi” Bütün söyledikleriniz kabulümdür, ancak son maçlar ve maçın son 15 dakikası itibarı ile gördüğüm,eğer ki bambaşka bir oyun oynamayacak isek bizi yine pas oyununa ikna edecek, ileri taşıyacak adam mevcut kadroda Oğuzhan’dır.

10 numara oynamaya ikna olmasa, hatta bunu beceremese de buna yakın bir oyun ile takımın liderliğini alması gereken, devreye bizi sağ salim atacak adam da yine Ozi’dir. Onun zerre kendini geliştirememesi, Fante’nin dediği gibi ”onun sisteme değilde, sistemin ona uymasını” istese de görünürde uzaydan bir 8 ya da 10 numara inmeyecekse Nevzat Demir’e, onunla oturup ciddi bir konuşma yapmak, kalan maçlarda liderliği ele almasını istemek sanırım en doğru iş ve çözüm olacaktır…

Çok uzuuunn bu yazıyı bitirmeye muvaffak olmuşlarınıza teşekkür eder, 6 puanın bir “hiç” olduğunu, önemli olanın bizim oyunumuzu düzeltmemiz gerektiğini belirterek, saygılarımı sunarım sevgili Beşiktaşlılar. Enseyi karartmayın lütfen..Saygılarımla,

 

Cem Göncü

Yeni Malatya 0-0 Beşiktaş” için 2 yorum var

  1. ramazan on

    çok şey yazılır çizilir burada önemli olan özellikle son iki lig maçında gol atamamamız işte bunun izahı yok. (en azından benim gözümde) işte rakipler kapanıyor ondan oynayamıyoruz cldeki rakipler böyle oynamıyor gibi çocukça bahaneler üreten oyunculara ve yöneticilere sadece gülüyorum. bu ligde futbol bozmak üzerine kurulu eğer sen futbolu bozmak üzerine kurulu olanların taktiğini bozacak taktiği geliştiremiyorsan sıkıntı büyük demektir.

    bu sezon çok özellikle çok önemliydi ama sırf cl grubundan çıkmak için feda edildiği düşüncesindeyim. cl grubundan 1.çıkmak çok büyük bir başarı ama bu başarı gelecek sezonlarda rakipleri ezip geçme ve süerkli cl yer alma şansını tehlikeye atacak kadar değerli mi işte asıl soru bu.

    Cevapla
  2. Emrah on

    Merkezde tolgay-atiba-talisca üçlüsü gerekli sertliği sağlayamıyor. Rakiperin agresif oyunlarına cevap veremiyoruz. Top bize geçtiğinde de çok durağan merkez oyuncular. Tolgay ve talisca gibi şutör oyuncular şut çekmek için bile uğraşmıyor. Zaten ceza sahasına girişlerinin yetersiz oluşu yukarıda anlatılmış.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.