TÜRKİYE 0 HIRVATİSTAN 1

Kim ne derse desin, bu turnuvada ölüm grubu tabiri kullanılacak ise o tabir bizim gruba söylenebilir. Kimin karşısına Rakitiç-Modriç-Perisiç orta sahası gelse, ”önce savunma ve orta sahayı tutmayı” yapılacakların en üstüne yazar ancak, Topal’ın en geride değerlendirilmesi ve kadroya ”sert” stoper alınmaması bunu daha en başta taca çıkarmıştı zaten. Bu ”ben topa sahip olacağım, geriden de oyun kuracağım” demenin futbolcası idi!!

Milliler ”savun ve bekleyi” son provada denediler ancak, başarılı olduklarını söylemek mümkün değil. Eldeki orta saha mevcudu ve kabiliyeti ile yapılacak en doğru şey ”topa sahip olmak” ve ”orta sahada işi bitirmek” artı savunmadan hücuma geçişlerde topu kaybetmeden hızla rakip kaleye akmak olmalı idi. Birde tabii turnuvaların ana mottosu ”yenemiyor isen yenilme” kısmını uygulamak.

Maça orta sahada (2.bölge) iyi  basarak başladık ancak Ozan basmayı biraz abartınca gereksiz sarıyı erken gördük. Yine maçın başlarında Cenk’in gayretleri ile kazandığımız iki duran topu Hakan ile kötü kullandık maalesef. 25’ten sonra Hırvatlar bizi kalemize itse de en korktuğumuz Hakan-Topal tandemi işi gördü. 29’da ise Gönül şahane kesti ancak Ozan iyi yükselse de topu kaleciye emanet etti. Kısacası, dakikalar 31 iken rakip kalede çoğalmada sıkıntılar yaşasak da oyunu dengede götürdük. Sıkıntılarımız ”hızlı çıkamamak” ve özellikle rakip sahada topu yavaş kullanmak idi (25. dakikada 115 pas) Bir üçüncüsü ve en önemlisi ise, önde baskıyı hiç kullanmadık. Rakibi hiç şaşırtamadık!!! Önde oynamayı hiç denemedik!!

Dakikalar 41’i gösterir iken diğer bir hastalığımız ortaya çıktı. ”Dönen topları alamamak”. Takımda bu işi en iyi yapan Topal en geride top çıkarmaya çalışır iken işin esas sahibi Ozan topu takip bile etmedi (o esnada saçını tarıyor idi) ve Modriç havalanan topa yarım şandel iyi vurdu. 0-1.

 

 

İkinci yarıya Terim yine faturayı Oğuzhan’a çıkarak başladı. Kanatlarda maç eksiği bariz gözüken Arda-Caner durur iken, Srna kanadı pas pas yapmış iken, Hakan takımın en etkisizi iken hem de. 50’de Volkanın kırmızılık hareketi, üstüne 51 de Ozanın 2. sarısını çok şükür hakem es geçti ama kazanılan serbest vuruşta Srna topu direğe nişanlar iken hepimiz korku ile seyir ettik. Terim 64’te herkesi şaşırtarak Ardayı çıkardı ancak, yapmaması gerekeni yaparak çağ dışı ”çift forvet” işine döndü. Böylece 55-65 arası verdiğimiz orta sahamızı iyice teslim etmiş olduk.

Hoca yine ani bir karar ile 69 da Cenk-Emre değişikliği ile yanlıştan dönmeye kalktı ancak, kendini yine kendi kadro seçimine tamamı ile ters ve yine kendini inkar eden eski ”Kaos ve Allah ne verdi ise” ve ”Şişir Burağa gitsin” taktiğine döndü. Maalesef zaten olmayan planlı hücum setleri, kadroya davet edilen onca orta saha oyuncusu da bir anda taca çıkıverdi.

Sonrası, can havli ile plansız saldıran, maç eksiği bariz gözükenler listesine eklenen Burak ve Emre’nin bire birlerine kalmış ancak, oyun kontrolünü çoktan rakibe vermiş bir milli takım ve mağlubiyet ile başlangıç.

Artık işimiz daha zor.Terim bu saatten sonra elinde olmayan doğru kadroyu ve oyunu nasıl bulacak muamma.Her zaman yanında olan şansı umarım yine yanında olur.

 

Cem Göncü / @cemgonc

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.