Tiki-Taka Futbolumuza Ne oldu?

Bunca hengame içinde ”oyunun” kendisini konuşmak hep dediğim gibi zor. Kazma, kürek, taş, sopa ile saldırılan bir camiayız, buna karşı cesaretle direnen sosyal medyamız ve taraftarımız sağ olsun. Elimizden geldiğince dik duruyoruz. On haftada bu ”saldırı” var iken, lig sonunda ne olur düşünmek bile istemiyorum. Yine dik duracağız ve savuşturacağız inşallah. Ben bu ”rezillik” içinde takımımız ne durumda bakmak istedim.Buyurun;

Sürekli konuşulan ve geçen sene zaman zaman gözümüze hoş gelen tiki taka işine Pep’in bile ; ”Tiki taka oynamıyoruz. Sadece topu geri kazanıyoruz, alanı daraltıyoruz ve pas yapıyoruz” dediğini hatırlayarak devam edelim. Takım geçen sene ne yapıyordu? Bu sene ne yapıyor?

Geçen seneden farkımız ne? Takım sahada nasıl duruyor?

Aşağıda son iki lig maçının ”ortalama pozisyonları” (solda ts, sağda gençler maçı olmak üzere) MatchStudy grafiklerini inceleyelim. En ilerideki oyuncumuz iki maçta da  Q7. Ceza alanına ya da içine yapılan aksiyonlarda Ts maçında 23 top ile liderimiz yine Q7. Gençler maçında yapılan 19 girişimde yine Q7’den. Sürekli ”artık oyun liderimiz Q7” yazmamın sebebi de sayısal olarak bu.

Oyunun lideri olmak tercihi, Q7 nin özel isteği ya da ”topu bana verin kardeşim” demesinden değil . Sebep artık değişen oyunumuz. Artık sürekli önde olmak yerine, çoğu zaman beklemeye, savunmayı öğrenmeye, enerjimizi korumaya çaba sarf ettiğimizin göstergesi. Q7 de oyun olarak ”topla adam eksiltebilen, topu tutabilen, oyunu tutup, takımı öne taşıyabilen yegane kanat oyuncumuz” şu an.

ts-maci-ortalam-pozisyongencler-maci-ortalama-pozisyon

Bakın aşağıdaki pas haritalarımıza dikkat edin. Artık aksiyon alanımız ”rakip ceza sahası” değil. İleri uç artık en az pas yaptığımız yer. En çok pası en geride yapıp, orta sahayı daha as pas ile geçip, hücumda daha kısa yoldan golü arıyoruz artık. ”Ah be geçen sene ne top oynuyorduk kardeşim” diyenlere cevap da burada saklı. Şampiyonlar liginin seni mecbur bıraktığı ”defans hattını daha geride kur ve oyunu savunmayı öğren” işinin bu seneki oyunumuza etkileri  bunlar. Marcelo ve Toşiç iyi oynadıkça, Fabri’ye duyulan ”pas” güveni de arttıkça, artık takımımız daha çok ”geriye” oynuyor. Oyunun ve eldeki oyuncuların bizi doğal süreçte getirdiği ”yeni düzenimiz” bu..

ts-maci-defansif-pozisyonlarts-maci-pas-hareketleri

(aşağıda yine gs maçı ortalama pozisyonlarımız ve yine ortalama pas bağlantılarımız. Ts ve Gençler maçından bir farkı yok. Yine Q7 ileri ucumuz, yine pas ve içeri atılan topların lideri. Yine en çok pas yaptığımız yer defansımız ve orta sahamız)

gs-maci-ortalama-hareketlergs-maci-top-yonleri

Bakın oynanan maçların ve gidenlerin ortaya çıkardığı yeni tablolarımız bunlar. Geçen sene Rhodolfo sakatlığı ve Tolga’nın topla kötü ilişkisi sebebi ile ”defansına güvenemeyen” hocamızın, İsmail’ide dahil ettiği, sürekli önde oynanması ”doğal bir tercihti”. Kocaman cüssesi ile Gomez’in geriye koşmamasını sağlamak, Sosa’nın ”ileri dripling” yeteneğinin bize sağladığı avantajlarla birlikte,tek kulvarda oynamanın fizik gücü ile önce önde baskı yapmak tercihi, hem atletik özellikleri kısıtlı Olcay’ın hem de Cenk’in daha çok ”iş” yapmasını sağladı ve ”sonuç” alındı.

(aşağıda 4-3-3 e en çok yaklaştığımız karabük maçımız.511 pasın çoğunu 3.bölgede kullandığımız maç.yinede en çok pası 1. ve 2. bölgede yapıyoruz! Talisca nın bize kattığı en önemli özellik ”hızlı tek pas” ve yüksek yüzdeli gol oranı.orta sahaya katkısı yok gibi! Her grafikteki 3. bölgenin ortasındaki boşluğa dikkat!! En büyük sorunlarımızdan biri!! 2. bölge ile 3.bölgeyi bağlayacak adam yokluğu.geçen sene bunu yapan Sosa idi.şu an oradan Ebubekire duvar olanda yok.Tolgay geride kalmayı ve geniş alanda oynamayı seviyor.Ozi formsuz ve hala şaşkın.ikincil forvet olacak orta sahamız maalesef şu an yok)

karabuk-macikarabuk-maci-pas-baglantilari

Bu sene oyunu geride tutabilmeyi öğrenmek, hem Şampiyonlar liginin bize dayattığı, hem de Sosa-Ozi-Gomez-Olcay dörtlüsünün bozulması ile oluşan ”doğal sonuç”. 1. ve 2. bölgeye yığılan oyunda atletik yetenekleri kısıtlı Olcay ve Cenk’in kötü gözükmesi bundan (formsuzluğu da  katarak).

Geniş  alanda en önemlisi; Atletizm!

Bu oyunda topu sürükleyecek, yüksek atletik özellikler ve fizik gücü elzemdir. Bire birde adam eksiltmek de öyle. Ya topu tutup takımın sana 20 metre gelmesini bekleyecek özellikleri barındıracaksın ya da buna uygun adamlar alacaksın. Ebubekir koşularında bir anda ceza sahasında yapayalnız kalmasının sebebi bu. Ona yetişecek hızlı, skorer, atletik bir kanat adamı şu an mevcut kadromuzda yok!! Q7 oyunu kurmak görevini üstlendiği, içeri kat ederek oynamayı değil, çizgide geniş alanda kalmayı sevdiği için de ileride çoğalmamız zor oluyor.

Pres ve Önde Defans!

Tek kulvarlı,yüksek fizik gücü ile oynadığımız geçen seneden en büyük ikinci farkımız.Dün hazırlık maçında başımıza gelen de bu.4 kere geldiler hepsi gol oldu demek,işi şansa bağlamak kolaycılık.İnler şu ana kadar ” defans önünü seven,kat ederek değil,uzun topla” çıkmayı seven oyuncu konumunda.Önde ve 3. bölgede hiç yok! Tolgay 2.bölgede aktif ama ya ceza sahasında ve skorda?Dün yaptığımız bütün preslerde geçildik.Ancak Atiba girdikten sonra toparlandık ki iş işten geçmişti.Oğuzhan formsuz ve geçen seneki top kapma istatistiklerini tutturabilecek mi?Topu geri kazanmada kendimizi toparlamalıyız.3. bölgeden çıkan her topun zaaf yaratması da bundan.Ebubekir ‘den başlayarak yapmamız gereken, en azından geçen seneye yaklaşmamız gereken en önemli istatistik bu!

Ozi gelecek dertler bitecek..(mi?)

Kısaca bu işler ”Ozi gelecek dertler bitecek, takım boyu kısalacak, pas oyunu gelecek” şeklinde öyle kolay değil maalesef. Napoli cesareti ile ”ben böyle oynarım” demek de kaybedilen puanlara çare olmaz. Bu dengeyi yakalamak, hem dar alanda baskı ile yüksek tempoda oynamak hem de gerektiğinde geride beklemeyi bilmek, yıllarca beraber oynayarak sürekli fizik gücünü en üst düzeyde tutarak oluşabilecek şeyler. Tabii ki buna uygun üst düzey oyuncularla. Bu mix oyunu kazandığın zaman zaten yerin hep tepeler oluveriyor.

Sonuç ve Tabela yada Sabır ve Doğru Yönetim yada İkisi de!

Hocamız hem puan odaklı hem de oyun odaklı sistemini oyuncuların ve şartların el verdiği şekilde uyguluyor. Maç sayısı arttıkça artan sakatlıklar hem şans hem de oyuncuların kendine iyi bakması ile ilintili. Hep  kazanan olmak, daha çok özveri ve daha çok maddiyat gerektiriyor. En lazım olanı ”oyun aklı” zaten hocamızda fazlası ile mevcut. Doğru takviyeler, doğru planlama, doğru ekonomi yönetimi ile de buraya ulaşmak zor değil. Bizde o yolda ilerliyoruz. Biraz daha sabır sadece… Saygılarımla,

.

Cem Göncü / @cemgonc

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.