Medya Günlüğü 2 – Fener Alayı

Bazen yazıyı kafanda kuramazsın, yazı kucağına düşer.

Aynen bu hafta olduğu gibi, spor medyasının en kıymetlisi Fenerbahçe öyle ya da böyle zirveye tutunur, başlıklar bir ”şenlik” havasında atılır ki sonunda ilham perisi bile isyan eder, ”Bu kadar da olmaz yahu” diyerek yazarın ellerine hükmeder.

”Olur dersin, olur sevgili peri” Senin yaşın daha genç, daha hiç bir şey görmedin!

Öyle bir şenlik havası vardır ki, geçen sene haftalarca gündemde tutulan ”Yabancı Sınırı” mevzuu, ‘‘Hakemler facia, sokağa çıkarız” tehditleri, ”Federasyonun Beşiktaş’a borcu var” algıları, ”Kibirli Beşiktaş” yönlendirmeleri bir anda nedense kaybolur, ortalık fener alayından geçilmez.

Öyle bir ”Alay” dır ki bu, 8 puanlı Karabük takımına atılan tekmeler görünmez olur, kısa zaman önce ”Ben yokum” diyen hoca bile kelimelerin efendisi ilan edilir.

Madem Beşiktaş kollanıyordu, bu takım neden 4.  de, neden beş puan farkla falan lider değil yahu diye de bir Allah’ın kulu sormaz. Fener Alayı olur sana, ”Alay-ı Fener…”

”ALAY: söz, ses tonu, davranış vb. ile biriyle ya da bir şeyle hafifseyerek ve küçümseyerek eğlenme…”

Yukarıdaki pozisyonların hiçbirini medyada göremezsiniz. Elde telefon, oturup FB maçlarını dikkatlice takip etmek gerekir. Alay-ı Fener haftalarında bunlar spor medyamız için yok hükmündedirler.

Fenerli bakkal Ahmet Abi’ye resimleri gösterince, ”Bunlar bizim maçta mı oldu yahu” diye şaşırır kalır. ”Montaj yahu bunlar, olsa gözümüze sokarlardı” diye de ekler. Ahmet Abi’nin aklı almaz, ”Yahu bu ligin mağduru 20 senedir biziz, sizi kolluyorlar” der, Skertel ayağını kaldırmamış ki diye ekler, kafasını çevirir…

Cenk’in rakibi tarafından ”itiraf” ile tasdiklenmiş penaltısı bile saatlerce konuşulur iken, bu pozisyonlar sanki hiç yaşanmamıştır. Başka bir  boyutta, başka bir zamanda olmuş da, spor müdürleri oralarda hiç var olmamıştır bile…

Tosiç’in sert ama temas olmayan ıskası haftalarca masaya yatırılır iken, Q7 montaj ile gazete manşetine çekilir, aylarca ”Gaddar” ilan edilir iken, Beşiktaş’ın her pozisyonu sanki işleri spor sayfaları idaresi değil de ”Pozisyon Avcılığı” imiş, telkin ile ”bunları bolca konuşun” denilmiş gibi, didik didik edilir iken, böyle haftalarda şenlik tam gaz devam eder.

Nasıl mı? Daha evvel defalarca anlattığım, ”aynı başlık ve aynı resimler ile”. Biliyorum, bazı resimleri ajanslar yakalar, beğenilir ise de her yere yayılır ama aynı isimlerin, hep aynı kelimeler ile yazması? Daha evvel attığımız RVP, Topal haberleri? (tekrar ile yine aşağıda)

”Bu puan tablosu suni” 

Tudor’un ve GS’nin oynadığı oyunun plansız ve programsız olduğu bir tek biz görmemişiz demek ki. Böyle mucizevi(!) tespitleri yapan hocaya da ”Kelimelerin Efendisi” lakabı yakışır! Peki aynı yakıştırmalar daha evvel yapıldı mı? Yapıldı sanki, bakalım; (aşağıda bilge (!) Hollandalı’dan iki tane inci görebilirsiniz)

ŞENOL HOCA DESE İDİ!!!

Şenol Hocamız konuştuğu zaman neden ”kibirli” ilan ediliyor da, Aykut hoca neden dahi ilan ediliyor bilen var mı? Neden Şenol Hoca bunları söylediği zaman ”soru soramıyoruz” ilan ediliyor bilen? Anlayan?

.

Şenol Hoca eleştirilemez mi? Tabii ki eleştirilir ancak, ”Rakipler oyun oynamaya gelmiyor” dediği zaman neden ”kapanacaklar tabii kardeşim” naraları atılıyor da, Premier Ligin kralı Pep aynı şeyleri defalarca söylediği zaman ”haklı” ilan edilip örnek gösteriliyor?

Hocanın pekala dediğinin ”oyun çok duruyor, tekmeler havada uçuşuyor, biz futbol oynamak istiyoruz ama hiç bir şey mazeret olamaz, daha çok çalışacağız” cümleleri neden kesilip biçilip, ”rakipler kapanıyor” diye tercüme ediliyor?

Şenol Hoca’nın  ”Puan farkı suni. Fenerbahçe Kibirli” dediğini düşünsenize peki? Vallahi ben düşünemiyorum…

Hele ki bu kelimelerin ”emir” telakki edilip, Beşiktaşlı muhabirlerce yukarıdaki gibi kullanılıp, kibirli Fenerbahçe diye algı olarak kullanılabileceğini hiç ama hiç düşünemiyorum.

Olacaklar şudur; Şenol Hoca dakikasında Aforoz edilir, ”Sen kimsin yahu” denilerek linç edileceğinin de garantisi var…

Kısacası sevgili Beşiktaşlılar, Fener Alayı haftalarında herkes çok mutlu, herkes çok gururludur. Oynanan futbol ve şekli unutulur, lider olalım da, nasıl olursa olsun mottosu devreye girer.

Koca manşetler ile taraftar tribünlere davet edilir, stadın kapasitesi bir anda 60 binlere fırlar! Aziz Beyin divanda 70 binlik stat yapacağım diyen rakibine ”Bizim stat yenilenmeden sonra 45 binlik oldu. Ortalaması 27 bin dir. Sadece derbiler de doluyor, sen ne 70 bininden bahsediyorsun’‘ diye attığı fırçanın sözü zaten edilmez!

Haftaya görüşmek ümidi ile…

Son Dakika Notu : Ali Ece’nin Hürriyet gazetesinden yollanmasını şu anda duyduk! Sebebi daha ilan edilmese de bizi ne kadar yakından ilgilendiriyor takipçisiyiz!!!

 

Cem Göncü

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.