Kasımpaşa-Beşiktaş Maç Sonrası

Böyle günlerde bırak yazı yazmak, nefes almak bile zor geliyor insana. Yenilmek sorun değil, 41 yaşımda  çok kereler yenildim ama hocası senin efsane kaptanın, yöneticileri Beşiktaş kongre üyeleri olan bir kulübün tribünlerinin fb formalılar ile dolu olması, deplasman tribünündeki bizlere bangır bangır ”küfür” gibi şarkılarla nispet yapılması, çıkışta 45 dakika daracık yola hapis edilmek koyuyor insana. Hep dediğimiz gibi, Beşiktaş’ın rakibi bir değil. Medya, fb altyapılı tff, gizli amigo yazarlar ve fb altyapısı gibi çalışan,dost!! diğer kulüpler!!

Her şeye rağmen önceki gün fb li topçuların sahadaki teslim bayrağını çekmiş halleri,tribünlerinden yedikleri ıslık ve küfürler bir yana, dün takımı çağırıp ”Bu takım Şampiyon olacak” diye bağıran cefakar Beşiktaş taraftarını görünce, inanmış ve inandırmış tarafın hala biz olmamız, içimdeki ışığı yanık tutuyor. Onlar da takımlarına güvenmiyor, itildiklerini bal gibi biliyorlar. Yoksa çoktan kendilerini şampiyon ilan etmişlerdi.

İşte bu bilinmişlik, işte bu tedirginlik Beşiktaş’ı Şampiyon yapacak. Yeter ki futbolcularımız da bizim kadar inansın ve sahaya yüreklerini koysunlar. Hala başımız dik, alnımız açık. Hak ediyoruz. Ancak uzanıp alacak da futbolcularımız. Artık zamanı geldi!! Mazeret kabul etmiyoruz bilinsin! 

Oyuna gelirsek, maalesef istenileni veremedik dün. En başta Şenol Hoca formsuz, topçularımız fizik ve mental olarak kötü idi. Orta saha baskısını zaten bekliyorduk ancak İsmail ve Beck’in bu kadar kötü gününde olmasını beklemiyorduk. Takımda sadece fizik güçleri ile ayakta kalan, topla ve alan bilgisi az oyuncularımız çokça maalesef. Olcay haftalardır yok, İsmail duracağı yeri hiçbir zaman bilmedi ama bu denli kaybolmamıştı. Necip canla başla çalıştı, takımın en iyisi oldu ama stoper oynamak başka meziyetler de gerektirir. Oğuzhan bir kere parladı, golü attırdı ama sonra o da durdu. Bütün bu delikleri yamayan Atiba baba ise yorgun. Son dakikalarda ayakta duramıyordu doğal olarak.

Hocamız da maalesef sürekli yanlış hamle ile takıma ayak uydurdu. Olmuşa konuşmak kolay ama ileriye topu taşıyan tek adam Kerim’i kenara almak paşayı rahatlattı. Tolgay hamlesi de bir işe yaramadı. Biraz daha topa sahip olduk o kadar. Bu hali ile zaten oyuncu hazır değil, ona bu yükü vermekte doğru değil ama el de mecbur . ”Alınsın”diye yırtındığımız orta saha transferi kenarda yok çünkü.

Hocamızın oyunundan taviz vermediğini defalarca yazdık, kendisi de defalarca şampiyonluklar pahasına bunu gösterdi geçen senelerde ancak, öne geçtiğimiz oyunlarda bazen denge oyunu oynama fikrini değerlendirmeli. Kulüben bu halde ise bu seçenek elinde olmalı idi ama bu saatten sonra oynatmak da, oynamak da zor gibi.

Şunu Beşiktaş yönetimi bilmeli idi; Futbol duygusallık kaldırmıyor. Artık MAF döneminde değiliz. Tribün desteği, stat atmosferi bir yere kadar. Maçı da, şampiyonlukları da alacak önce sahadaki kadron, artı hoca meziyetidir. Maliyeti az ama iş görecek oyuncular yerine,i şi bitirecek oyuncular alınmalı idi. Kötü yönetilen (maşallah) rakip, oyuncu kalitesi ile ayakta iken, iyi oyun, alnının akı ile yürüyen takımımız eksik kadro yüzünden işi koparamıyor maalesef.

Uzatmayalım, artık mazeret de, puan avantajı da bitti. Töre geri dönecek ve sorumluluk alacak, Oğuzhan kendine bakacak, İsmail defansta yerini kaybetmeyecek, Q17 takıma oynamaya devam edecek, Tolga sırt ağrılarını boş verecek, Olcay aklını başına alacak, Hocamız stadı falan boş verip takımı 7 hafta kampa alacak!

Dediğimiz gibi, ne var ne yok ortaya konulacak! Bu Şampiyonluk alınacak. Başka çare yok!!

 

Cem Göncü / @cemgonc

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.