Fenerbahçe Maçı Sonrası

Olacak dediğimiz ne varsa oldu maalesef. Volkan birebir oynadı, duran toptan gol yenildi, orta sahaya baskı kuruldu, Şenol Hoca bildiğinden vazgeçmedi, kanat oyuncuları yine topu kaleye sokamadı. Olacak ama, önlenebilir dediğimiz ne varsa oldu.

Beşiktaş’ın oyununu sertlik ve Atiba’ya basarak bozmak, ”tamam bunları çözdüler” demek işin kolayıdır. Orta sahada bozarak oynamak ve hızlı atakları faulle kesmek, bunu da bu kadar bol faul ile yapıp kartsız geçmek ancak Kadıköy’de ve Çakır tarzı ”deplasman takımının vay haline” bir hakemle mümkündür. Tamam Başakşehir, Gençler maçları rakip hocaya referans olmuştur ama,fb’nin zaten halihazırda oynadığı oyun bu zaten;Önce Kaos ve savunma. Önce durdur sonra vur kısacası. Deplasmanda baskı kuramamaları ve bundan sonrada zorlanacakları oyun tarzı da bu ve Beşiktaş’ın ümidini arttıran da aynen bu oyun tarzı. Çünkü süper lige bu oyuna cevap verecek, zaten bunu yıllardır oynayan takım sayısı oldukça fazla. Oynamak değil de oynatmamak bu ligin temeli olduğundan,bu sertliğe sertlikle cevap verecek,yıllarını bozmaya adamış takımların ligi bu lig ve fb’nin karşılaşacağı rakipler kendi gibi takımlar.

Peki oyunda bunun geleceği belli iken,Beşiktaş neden önlem alamadı yada kendi oyununu kabul ettiremedi de maç bu şekilde bitti. Bakalım;

Skor yapamayan kanatlar;

1. Yine daha evvel yazdığımız bu maçların esas faktörü ”kanat adamlarının skor yapması” mevzunu yine beceremedik. Daha evvelden eldeki oyuncularımızın bu konudaki istatistiklerinin yetersiz olduğunu, buraya transfer gerektiğini de yazmıştık. Olcay’da ki fiziki düşüşün devam etmesi, Töre’nin girdikten sonraki güçsüz hali, Q17’nin istekli ama karşı karşıya pozisyonda topu yine kaleye sokamaması sıralanabilir. Sonuç olarak, Töre ve Olcay toparlanmaz ise bu sıkıntılar maalesef büyüyecek.Kenar adamların skor yapmaları şart!

 

Oğuzhan ve İkili Mücadelelerde Yenilmek;

2. Oğuzhan’ın sıkışan oyunda kaybolmasını neye bağlamak lazım? Baskın olmayan karakterine mi? Yoksa pas yapacağı alanlar ve oyuncular kapatılınca başka çözüm üretememesi mi? Cevap hepsi. Oğuzhan sıkıştığında daha çok içeri kat etmeli, fiziki oyuna daha çok girmeli, itmeli, kakmalı yanındakileri daha çok uyarmalı. Sürekli geriye gelip top dağıtmak her zaman çözüm olamıyor maalesef. İşte tam bu yüzden ”orta  saha” diye kendimizi yırttık. Tolgay ne zaman döner, nasıl döner diye bekler iken oynanacak maçlar olacağını, Oğuzhan’ın içinden bir ”Cantona” çıkmasının zamanla olacağını bildiğimiz için.Atiba’nın yalnız kalınca neler olacağını bildiğimiz için.(Aşağıda)

 

Hocamızın ”B”planı olmalı mı?

3. Şenol Hocanın ”B”planı olmalı mı? Hocanın oyun sisteminden ödün vermemesinin arkasındayız ancak, bunu saha içinde işlemediği zamanlarda çözümler üretilmesi elzem artık. Hocanın oynatmak istediği pas oyunu kesinlikle geleceğin oyunu ancak eldeki oyuncuların bunu uygulayabildiği kadar! Dün orta saha oyundan kaybolmuş iken Sosa’nın kanada gelip, Tolgayı sahaya atmak (kadroda ise artık oynamalı) ,Oğuzhan’ı Gomez’in yanına sokmak denenebilirdi. Böylece baskıyı aşıp, formsuz Olcay’dan kurtulmak mümkün olabilirdi. 

4. Bunları dışında Tolga nın kaleciliğine gerek kalmadı dün. Ana etken o değildi. Kaptanlığını tartışanlara sadece şöyle destek verebilirim, kaleciden kaptan olmamalı. Kaptanın 70 metre depar atmamalı.Bunun dışındaki ağır karakter tahlillerine sözüm yok. Hocaya bu konuda saygı duymaktan başka çare de yok.

5. Alexis, Marcelo üstünde de yazacak bir şey yok. Onlara mecburuz. Dünkü görüntüde esas neden, onlara verilmeyen destekti maalesef. Volkan’ın Beck’i birebirde geçebileceğini, hatta başka anlı şanlı bekleri de geçebileceğini, öndeki oyuncuların destek olmaları gerektiğini söylemiştik. Olmadı. Bütün hafta duran top çalışıp (öyle duyduk) yenilen gole de diyecek söz yok maalesef.Erken yenilen golün oyunda etkisi büyük oldu.Fb iştahlandı,izin verilen faul ile baskıyı ikiye katladı.

Hakem meselesinde artık dilde tüy bitti. Bizim yapacağımız sadece buralardan uyarmak. Yönetimimiz artık ağzı laf yapan, ceza alması sıkıntı yaratmayacak, alsa da sokakta bile sürekli konuşacak ekstra adam yaratması şart. Bunca sessizlik öncelikle taraftar bazında manasız. Çıkıp kavga etmenin dışında, taraftarı da birleştirecek,yaptığımız kavganın boşa olmadığını bize hatırlatıp, öncü olacak demeçler şart. Mevcut yönetimde böyle bir isim göremiyorum. Gerekirse dışarıdan destekle bunu yapmalıyız.Yoksa bunca analiz,bunca istatistik boşa.Hocaya da Allah kolaylık versin,takımı hakem faktörünün içine tamamı ile dahil etmeden,oyuna odaklamakta zor iş.Her şeyi hakem üzerinden konuşmanın, oyuncu üstünde etkisi ters tepebilir çünkü.Bunun ayarı çok önemli.

Artık ayağa kalma zamanı. Çarşı dahil tribüne gelme,destek olma,kenetlenme zamanı. Bir maçla yıkılıp, bozulacak zamanlar değil. Daha kuvvetle, daha istekle yüklenme zamanı!

Saygılarımla,

 

Cem Göncü/@cemgonc

 

 

Fenerbahçe Maçı Sonrası” için 2 yorum var

  1. Halil İbrahim YÜCE
    Halil İbrahim YÜCE on

    Ellerine sağlık Cem abi şahane bir yazı 🙂 Yazıda da değindiğin gibi Volkan Şen için Beck zaten yetersiz kalacaktı ve Olcay bildiğimiz üzere geriye çok yardımcı olan bir oyuncuydu fakat bu aralar o kadar kötüki onu bile yapmadı, en çok buna şaşırdım şahsen.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.