Fenerbahçe Gerçekte Ne Durumda? Nasıl Oynuyorlar?

Tiraj medyası hafta başından beri fb’yi, ”bunlardan cacık olmaz, Dick de zaten hemen gitsin” den, ”özlenen takım, beklenen sistem, böyle futbol görmedik, Dick hoca değil ilah” mertebesine çekiverdi. Çoğu insanın güvendiği Demirkol bile ”bu paslar çalışılmış, bakın orta yok, çalışılmış set bunlar” diye 3 gündür anlatıyor.

Memleketin futbolunun, medyasının, yazarının, yorumcusunun neden bu halde olduğu, senelerce insanları nasıl uyuttukları, nasıl güce ve tiraja taptıklarının kodları böyle haftalarda saklı. Esas problem, bunlara inananların çokluğu. Neyse;

Fb takımının, lig başından ”daha iyi” olduğu hem tabelada hem de sahada ortada, ancak bu işin ”oyun setleri” ile ”Advocaat’ın sihirli” dokunuşu ile alakası yok. Zaten hocanın takımla ilgisi de yok. Takımı çalıştıran ve yönetenler alenen yardımcıları. Biz uzatmadan işin saha kısmına geçelim, gerçekten, fb şu an neyi iyi yapıyor?

-Hücum oyuncularının yüksek yüzdesi: Sezon başından bu yana en büyük fark burada. 3 pozisyona girip, 2’sini gol yapıyorlar. Hücum oyuncuları formda. Özellikle Sow kendini buldu.

-Atıf keşfedildi: Takımın en büyük alameti farikası olan, ”kenar oyuncularını birebir bırak” işine Atıf’ın eklenmesi, oyunlarını en azından kanat kısmında iki taraflı hale getirdi. Böylece oyunu rakip sahaya yıkmadan, direkt kanat oyuncularını, rakip bekler ile birebir bırakıp içeri daha rahat kat edebiliyorlar.

-Topu bırak, orta sahada savunma yap, çabuk çık : Fb takımının pas yapalım, oyunu rakip sahaya yıkalım gibi bir endişesi yok. Rakipleri, orta saha ve defansta Topal-Souza-Kjaer-Skrtel dörtgeni ile sert savunup, topu çabucak kenara ve ileri vuruyorlar. Burada öndeki formda oyuncuları ”bire bir oynatıp” sonuç arıyorlar.

(aşağıda matchstudy garfikleri ile solda gs maçının ortalama dağılımı. Herkesin orta sahada pozisyon alması tesadüf değil. 3.bölgeye dikkat!! Bütün pas yönleri ve oyunun ağırlığı hep kanatlarda. Ceza sahası en az pas yapılan yer!)

ortalama-pozisyon-fbpas-yonleri-fb

Burada anahtar kelimeler ”sert savunma+kenarlardan çabuk çıkmak” nerede ise bütün oyunu bunun üzerine kuruyorlar. Teknik heyetlerinin keşfettiği de bu. Orta sahalarındaki pas zafiyetlerini geçte olsa fark ettiler. Hücumda tamamı ile burayı pas geçip kenarlardan hızlıca kaleye gitmek, özellikle Kadıköy’de sertliğe verilen izin ile en kolay yol.

Kazandıkları bütün maçlarda topla oynama oranlarının yüzde 40’ın altında olması en iyi gösterge. Gs maçında Sow dahil, Alper-Volkan-Hasan-Şener topla buluştukları ve yönlendirdikleri yer hep kanatlar. En iyi yaptıkları iş bu. Yani gelişen ”setleri” değil. Hangi taraflarının güçlü olduğunu keşfetmeleri.

Beşiktaş ne yapmalı?

Sürekli yazdığım, gs maçında yapılan toplam 42 faul ve buna müsaade edilmesi, bizim de başımıza gelecek olan şey. Formsuz da olsa, kağıt üzerinde top ve pas kabiliyeti açısından bizimde en ağır bastığımız yer orta sahamız çünkü. Buraya ve gerideki oyun kurucumuz Marcelo’ya yapacakları sert baskı beklememiz gereken ilk iş…

Ozi-Tolgay-Atiba

Burada soru, bu baskıyı nasıl geçeceğimiz. Hem Benfica hem Başakşehir maçında bunu yapamadık. Tolgay’ın beklenenin altında kalması, Atiba’nın yorgun görüntüsü, Ozi’nin sadece hücumda inisiyatif  alması bunun başlıca sebepleri. Çıkacak orta sahanın bu üçlü olacağını farz ederek, özellikle Ozi ve Tolgay’ın bu sezon ki en iyi oyunlarını oynamaları, ayakta kalmaları, top kaybını en aza indirmeleri, sertliğe karşı uyanık olmaları şart. Kaybedeceğimiz her top hızla kalemize dönecektir çünkü.

Fabri-Marcelo-Toşiç

Uzun zamandır topu en çok kullandığımız bölge burası. Marcelo’ya baskı yapıp topu Toşiç’in almasını mutlaka isteyeceklerdir. Hocanın mutlaka ayağa pas emrini bu maçlık pas geçmesi muhtemel olabilir mi? Geride top kaybı bizim için en ölümcül günah olur. Hem Fabri hem Toşiç düşünmeden topu ileri vurmalılar ya da Q7 ve Cenk’e.

Tuzak

Orta saha baskısını size en büyük planı olarak kullanacak bir takıma siz oyun gücünüzü ve pas yeteneğinizi nasıl kabul ettirirsiniz? Tabii ki onlara aynı silah ile cevap vererek. Kjaer, Skertel ve oyunlarının merkezi Topal’a yapılacak ani baskınlar, topu sürekli hızlı çevirip en direkt şekilde Ebubekir, Cenk ve Q7’ye geçirmek en kısa cevap yolu olabilir. Tabii bunun için fizik gücümüzü en üstte kullanmak elzem!

Skor!

Topu kaleye kaçırmadan sokmalıyız! Bu sefer ahlar vahlar için vaktimiz olmayacak. Şut yoksunu Tolgay ve Ozi yüksek yüzde ile şut atmalı, Ebubekir’e destek vermeli, duvar olmalılar! Mücadele etmemek, orta sahada iki yönlü olmayan oyun, bu maçta kabul edilemez! Fizik olarak da mutlaka ayakta kalmalılar.

Cenk ve Q7

Kanat ağırlıklı bu takımın kanatlarına sızabilir miyiz? Q7 bol bol içeri kat etmeli, Cenk Benfica maçındaki dalmalarını yine yapmalı. Burada tehditkar olursak Şener ve Hasan Ali’yi öne çıkarmayabiliriz.

Özetle, oyununu kabul ettiremiyorsan (uzun zamandır 90 dakika ettiremiyoruz!) rakibin zaaflarından faydalan ve rakibi şaşırt. Kendi güçlü yönlerini öne çıkart. Rakibin tuzaklarına ve sert oyununa karşı uyanık ol! Kazanması gereken sen değilsin ama kazanırsan rakibi sarsacaksın, fırsatı kaçırma!

Derbilerde her şey olur, şapkadan tavşan bile çıkabilir mevzusunu yazmak bile istemiyorum, çünkü Kadıköy de o tavşan Bilica, Emre falan filan ile bolca hep aleyhimize çıktı. Adaletli ve taraftardan etkilenmeyen bir hakem ve şans faktörünün de yanımızda olmasını diliyorum.

.

Cem Göncü / @cemgonc

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.