Fenerbahçe 0-0 Beşiktaş

Klişe ile ”bizi üzmeyecek” sonucu aldık. Salı günü Tolgay’ın da deyimi ile ”daha önemli” maçımıza çıkacağız.Sene başı anlatmak istediğim, ”Şampiyonlar ligini topçunun aklından silemezsin” fikrini her maç sonu topçularımızdan biri şak diye dile getiriyor. Yine söylüyorum; topçu için vitrinde orasıdır, para da orasıdır. Lig daha önemli diyenler, işin o tarafında haklı da olsa, Şampiyonlar Liginde tur şansın var ise akılların ve önceliğin orası olması doğaldır. Neyse, akşam ne yaptık ona bakalım;

7 maç sonra ilk defa gol yemedik!

Bu seneki Beşiktaş bugün 7 maç sonra ”ilk defa” gol yemedi istatistiği;  Beşiktaş artık ”savunmayı ve alan kaplamayı” öğreniyor dememizi az da olsa taca çıkarsa da, memleketin en ucuz stoperleri arasına girebilecek Marcelo ışıl ışıl parlıyor. Her ne kadar kalabalık orta sahamız RVP’ye alan bırakmasa da, ikisi arasındaki her ikili mücadeleyi Marcelo kazandı bu akşam. Kabul edelim, bu maliyete büyük iş!

Savunmanın diğer ayakları; Toşiç işi gördü, GG yapılan rezilliklere rağmen en iyi maçını oynadı, Fabri zaten ”bu kale uzun yıllar benim” diye bas bas bağırıyor. Kısaca savunma yönünde bu akşamlık gereken yapıldı demek yersiz olmaz.

Orta Saha Neden Hücuma Katkı Veremiyor?

İşin savunma yönünü iyi yapan takımımız, hücum yönünde maalesef yine sınıfta kaldı. Bu çağda işi, savunma-hücum diye ayırmak yersiz olsa da bir kaç maçtır orta sahamız kaynaklı defalarca yazdığımız sıkıntılarımız devam etmekte. Buna sistemsel ya da devrede yapılacak katkılar ile kökten bir çözüm gelmediği sürece, belli ki devam da edecek.

Atiba’nın asli görevinin ”süpürmek ve dağıtmak” olduğunu bir kenara koyar isek işi ele alacak ve takımı idare edecek, ileri-geri mekik dokuması gereken iki adamımız; Ozi ve Tolgay. Yine Tolgay’ın ”risk almadık” açıklaması kulağımıza küpe olsa da geçen maçlardaki istatistikleri bugüne ekler isek risk almamak başka iş, topu 3. bölgede oynayamamak, rakibi itememek bambaşka bir iş maalesef.

thumbnail_img_5247 thumbnail_img_5245 thumbnail_img_5246

(Maçkolik istatistiklerinden aldığımız resimler; 1.resim Atiba-Tolgay-Ozi topla buluşmaları/ 2.Resim üçünün sahada en çok ayak bastığı yerler/ 3.Resim ortalama saha dağılımımız)

Geçen maçlardan farkımız ne, bugün farklı ne oynadık derseniz, vaziyet yine aynı. Ozi-Tolgay sürekli sol içte üst üste binip, bir dünya ”yan pas” yapıyorlar ama ceza sahasında hiç yoklar. Yine en etkisiz kaldığımız yer, rakip ceza sahası önü. Q7 ve Kerim de bugün önce savunma deyip, oyunu tek yönlü oynayınca, sanırım kaleye yine sadece 2 şutta kaldık. Dikkat! Başakşehir maçı ile aynı şut sayısında…

Yenilmiyoruz ama; 

Bu maçları sürekli ”yenilmedik” diye ifade etmek güzel olsa da takımın genel  durumunu konuşmak, orta sahadaki artık bariz yetersizliği görmemek bize zarar verir demek yanlış olmaz. Ozi-Tolgay ikilisini sürekli önde basıp oynadığımız bir maçta test etme imkanımız olmasa da oynanan maçlarda bana göre sınıfı geçemediler. Üstüne Tolgay’ın fizik olarak omuz omuza da sürekli kaybettiği toplarda eklenince, bu ikili özelinde, gelecek için iyi bir şey konuşmak zor! Devrede orta saha takviyesi artık kader transferlerimizden biri olacak. Kanat işini zaten ben yazmaktan, siz dinlemekten bıktınız. Kısaca, yönetime büyük iş düşüyor. Bu takviyeler, bu sene kaderimizi belirleyecek.

Gökhan Gönül Meselesi; 

Geçen sene Başakşehir stadına sokmaya çalıştığım 50 cm’e 25 cm İsmail resmini biliyorsunuz. Hani İlker Abi’nin elinde tuttuğu resmi ile meşhur olan! Defalarca arandığımı, ancak 3 onay, 5 telefondan sonra stada girdiğini de duymuşsunuzdur. Bugün fb stadına sokulan deste deste Gg resimli kağıt parçalarının, ”benden habersiz kuş uçmaz” diyen fb yönetiminden habersiz sokulma ihtimali var mıdır? Peki her fırsatta eline mikrofon alıp bizzat anons yapanlar, bunların deste deste atılması karşısında ne yaptılar?

ismail-750x445

Peki milli takımda yüz yüze bakan, aynı masalarda yemek yiyen milli oyuncuların, artık abi dedikleri, senelerce omuz omuza oynadıkları adama yapılanlara tek ses etmemesine ne demeli? bırakın ses etmeyi, üstüne üstüne oynamaları?

Kusura bakmayın, ben artık iğrençliğin bu kadarına dayanamıyorum. Midem kaldırmıyor artık. Kazanmayı her türlü ahlakın, dostluğun, abi-kardeş ilişkisinin önüne koyanları, bu zihniyette 15 sene yönetilen bir kulübün,en ön sıralarında para sallayan 14-15 yaşında gencecik çocukları görmeyi artık kaldıramıyorum. Yine bu zihniyetle koca bir neslin büyümüş olduğu gerçeği? Çok yazık…

Esas Final!

Buz gibi bir iklime, hiç dinlenemeden gidiyoruz. Tarihimizin köşe taşlarından biri bizi bekliyor. Bütün sorunlara rağmen tur atlamalıyız. Allah pırıl pırıl çocuklarımızın, hocamızın yardımcısı olsun. İyi geceler.

.

Cem Göncü / @cemgonc

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.