Eve Döndük / Beşiktaş-Bursa Maçı Sonrası

Savunma alışkanlık ve süreklilik gerektirir. Gökhan-Ulvi, Zago-Ronaldo gibi ayrılmaz çiftler lazımdır. Bunları tamamlayan, ilk görevi savunma olması gereken beklerde onları tamamlar. İleride verilecek destek, hele ki final haftalarında ikincil görevdir. Bu haftalarda bir gözün hep arkada ve yanında olmalıdır. Geri dörtlünün bel kemiği Rhodolfo’nun eksikliğinin bu haftalarda kabak gibi ortaya çıkması, Şenol Hocanın Beck tercihi, sonrasında kenarların ikisini de değiştirmesi hem mecburiyetten hem de kafa karışıklığından maalesef. Şampiyonluğa giden bir takım bu kadar kolay gol yememeli aforizmaları ise kesinlikle doğru çünkü er yada geç başarıları savunma getirir. İster önde yap ister en geride.

Önde Savunma

Beşiktaş belli ki savunmayı ve presi önde başlatıp, fişi erken çekmek mecburiyetinde. ”Hep hücum olmaz, geride beklemeyi öğrenmek lazım” tezi dün itibarı ile çöktü maalesef. Hepsi yeni transfer gibi duran savunma hattımıza gelen her top yürek hoplatıyor. Artık mesele ”topu geriye getirmeden, hep önde nasıl basarız” olmalıya doğru gidiyor. Çok adamla saldırmayı seven Bursa takımı ve Hamza Hocanın ”çok atar, ama çokta yer” durumu ortada iken oyun kontrolünü hiç sağlayamadan golleri yememizin mazereti yok. Mesele Alexis iyi mi yada kötü mü meselesi değil, mesele hücum iştahını dizginleme ve oyunu kontrol edebilme meselesi final haftalarında. İsmail’in kamikaze çıkışlarına ”hop nereye” deme vakti geldi geçiyor. Deplasmanlarda daha dengeli olmak şart, paniklemeden, oyunu tutmamız elzem. Sakin olmalıyız! Her yazıda anlattığımız,Sosa ve Oğuzhan’ın artık bariz gölge savunmaları,Atiba’ya binen yük her maç artarken daha dikkatli olmalıyız!

Beyefendi Hamza Hoca! ve Japon Hosagai

Maalesef ben de ”Beyefendi Hamza” laflarından etkilenmişim. Daha 3.dakikada basit bir ”taç” pozisyonunda kenarda tepinen bu ”yeni” Hamza hocayı görünce şaşırdım. Sonrasında zaten 4. hakem, bizim kulübe der iken, ”bayağı sabırlı” orta hakem tarafından atıldı. Bu adamı daha önce böyle gören varsa beni uyarsın! Takımı motive etmek ve korumak başka bir şey, 45 bin kişiyi sürekli tahrik etmek başka bir şey. Aynı performansı TT Arena ve Kadıköy de bekliyoruz kendisinden de, 3.dakikada kendisini tribünde bulunca şaşırmasın hocamız!

29 yaşındaki Hajime Hosagai, tam da Erman hocanın ”buna hakemler dikkat etsin” diye hedef göstereceği adamlardan. Dün maç başladı tekme attı, maç bitti yolda hala sağa sola tekme atıyordu. Daha 40.dakikada atılması gereken bu futbolla alakasız arkadaş, sonunda Q17 nin düşmemesi gereken tuzağa da sebep oldu ve istediğini aldı. Beyefendi Hamza Hoca ne oyundan almaya kalktı, ne de ”dur bir sakin” dedi kenardan. Her faulünde kendisine bol bol destek verdi. Gs başında iken ”Futbol oynanmalı sahada, bu kadar çok faul  yapan takımlar ligi olumsuz etkiliyor.” sözlerinin sahibi de Hamza Hocamız maalesef. Söz söylenmek için değil, arkasında durmak için lazımmış meğer…

Hakem!

Senelerdir ev sahibi olmayı unutmuş, bir tane lehte düdüğe hasret takımımız, muhteşem stadına girdiği ilk gün, senelerdir evlerinde ”kör oldurulmuş” hakemlerle ve bunların desteği ile aldıkları kupaları unutmuş renkli medya tarafından taşlandı! Kadıköy ve TT arenada 9 kişi ve Hocasız tamamlayacağı kesin olan Bursa takımı da mağdur ilan edilmeye çalışılıyor göz göre göre. Kaleye gitmekten aciz, 2 pozisyon bulunca iyi oynadığını sana rakip desen tam komedi (maşallah) Ligin en çok faul yapan ama en az sarı gören takımlarından olan rakibimiz, üstüne rakiplerine en çok kırmızı gösterilen takım. Sahasında 11 kişiyi zor yenen rakibimiz, hakem desteği ile geldiği sıralamasının pekala farkında. Seslerinin bu kadar çok çıkması da bu yüzden sanırım!!

Açılış 

Çok yorulduk ama şu an üzerimizdeki ”tatlı yorgunluk” sanırım. Kulaklar da tınnnn sesi devam ediyor. Islık sesinin kulakları bu denli sağır edebilecek hale çıkması muazzam. Ne hakem düdüğü duyuluyor,ne Tolga baraja sesini duyurabiliyor. Genel tezahürat ve uyum için de daha zaman lazım. Alt üst tribünlerin birbirini görmemesi, gelen ”yeni” taraftar profili ile mevcut ”tribüncülerin” kaynaşması da zaman alacak. Eskiler aaaaa uuuu yapmayı, yeniler 70 te ”dale” yapmamayı öğrenecek. Önünde atılan tekmeye aaaaaa yaparak tepki vermeyi kapalı da öğrenecek numaralı da. Artık oyunun içinde olmayı ve hep orada kalmayı hepimiz öğreneceğiz. Düşünün ”açılış” maçında ve 45 bin kişi ile hala istediğimiz, hak ettiğimiz düdükleri alamıyoruz. Artık dale’yi de yapacak, aaa uuu da yapacak kalabalığımız, profilimiz var. Yavaş yavaş alışacağız…

Geri Döndük!

Eve döndüğümüzü herkes dün gördü, görecek. Üsküdar’dan gözüken duman da, Kuzguncuk’tan duyulan üçlüde unutanlara hatırlatmamız. Bu taraftarın tribünde asla yenilemeyeceğini, önünde iyi ve  başarılı bir takımla ”durdurulamaz” olduğu biliyor ve korkuyorlar. Bizim çocuklarımız idam ile yargılanır iken, kendilerini aklatıp, politik destek için her yere çıkanlar, üstüne şampiyonluklarla ödüllendirilenler, ”siz memleketi kurtarın, biz kupaları alalım” göbekleri atanlara Beşiktaş taraftarının hiç bir borcu yoktur, üstüne alacağı vardır, bu böyle bilinsin. Yakamızdan düşün!! Derdimiz ve hedefimiz Şampiyonluktur. Gölge etmeyin…

 

Cem Göncü / @cemgonc

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.