Beşiktaş-Eskişehirspor Maçı Sonrası

Bu ayın 4-4-2 dergisinin zihin açıcı Guardiola çevirisinden girerek başlayalım. Malum, büyük hocaların dikkat çektikleri her zaman bin boş kelamdan iyidir. Pep otobiyografisinde şunu diyor; ”Hücüm daha ziyade doğuştan gelen bir yetenek, savunma ise ne kadar çalıştığınızla alakalıdır” . Dün gollerden sonra Atiba’nın tek başına Eskişehir ataklarına cevap vermek için bir oraya bir buraya koştuğu anları gözünüzün önüne getirin. Geriye koşmayan 5 kişi, kolları ile savunma yapmaya çalışan Sosa ve Oğuzhan. Önde 5, arkada 5 kişi ve ortada tek başına bir Atiba.

Beşiktaş’ın şu anki en büyük sorunu bu maalesef.  Fb maçındaki sertliğe cevap verememeyi açıklayan, omuz omuza mücadeleyi tercih etmeyen ya da bu özelliklere mazhar olmayan 2 orta sahamız. Dün de yenilen golden evvel Şenol Hocanın sürekli ”geriye koşun” diye çıldırmasının sebebi de, oyunu sürekli önde oynamaya çalışma sebebi de bu. Fırtına gibi estiğimiz zamanlarda Oğuzhan’ın ”top kazanma ”istatistiklerinde üstlerde olması da tesadüf değil. Oğuzhan bir an önce fizik olarak kendini toparlanmalı, 11 maç kala en çok ona ihtiyacımız olacak.

Atiba nın ikili yada üçlü baskıya maruz kaldığı zamanlara merhem olacak ilaç, dün kısa bir müddette olsa sahada gözüktü. Tolgay sürekli Atiba ya yaklaşarak hem onu rahatlattı, hem de pas istasyonu oldu, ta ki maç eksikliğinden yorulana kadar. Bu kısa pasaj, hem bize hem de hocamıza pek ala bir ışık yaktı diye düşünüyorum. Baskıdan kurtulmak için zaman zaman önden bir kişi eksiltip, Sosa nın kanada geçtiği, 4’lü bir orta saha bloğu kurmak mümkün. Hem Atiba rahatlar hem de pas istasyon sayısı arttırılabilir. Böylece top kaybı en aza düşürülüp, Oğuzhan’ın geriye koşmasına gerek de kalmayabilir. Yoksa Atiba nın sürekli sırtına 3 kişi alıp pas dağıtmaya çalışması hem normal değil hem de zaman zaman riskler içeriyor.

 

1950

‘Johan Cruyff bana faul yapılmasının kendi hatam olduğunu, çünkü topu ayağımda fazla tutmuş olduğumu söyledi”  Cruyff pek ala bunu 5 hafta evvelki Q17’ye söylemiş de olabilir. Ya da Şenol Hoca her gün söylüyordur ki mevcut Q17 bunları yapmamaya, tek pasla oynamaya büyük çaba sarf ediyor artık. Dünkü muhteşem 86 metrelik Gomez koşusu ve şahane ”canımızın dışı” asisti de bunun ödülü. Aynen devam.

Biz Olcay’ı, Beck’i anlatmaktan, siz sormaktan bıkmadınız. Tekrar; Gollük pozisyonlar öyle kimsenin kucağına zembille inmez. Doğru koşu ve doğru pası gerektirir, çaba gerektirir. Olcay bunların hepsini yaptığı için takımın en çok pozisyona giren adamı. ”Bitiricilik”ise formda isen güçle, tekrar çalışmaları  ile değil isen, Pep’in dediği gibi doğuştan gelen yetenek ile alakalıdır!! Eldeki de, tercih de, şu an için budur. Sezon sonuna kadar da destek vermek bizim boynumuzun borcudur!!  Beck’te de durum farklı değil, hocanın verdiği taktik ”önce defanstır”sonrası da Beck’in mevcut yetenekleri. Onlar da hep aynı idi zaten. Alves almadık yani..(Aşağıda)

FullSizeRender

Maç sonu demeçleri takımın ne kadar gerildiğinin, bu maçtaki galibiyetin ne kadar önemli olduğunun kanıtı. Bu medeni ve doğru eleştirileri bütün gece aşağılamaya çalışanlar da 20 numara, A.yıldırım, Terim üslubunu ne kadar çok hakedip sevdiklerinin kanıtı. Ne demiş şair; Eşek hoşaftan ne anlar, vur beline kazmayı’.

Saygılar sunar, önümüzdeki 3 maçın çok çok önemli olduğunu hatırlatmak isterim. Kayıpsız geçilmesi halinde yolumuz açıktır. Dünya kadınlar gününü de gıyabında kutlar, bütün kadınlarımızı ve kartaliçelerimizi çok sevdiğimizi belirtmek isterim. El kaldıranın elleri kırılsın!!

 

Cem Göncü / @cemgonc

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.