Dünya Futbolu Ve Beşiktaş

Bu yazı cuma günü yazıldı ve Bursa maçı skorundan tamamı ile bağımsızdır. Son periyotta takımımızın özellikle Şampiyonlar Liginde ne yapamadığını, gelişen trendler doğrultusunda yazmak istedim.İşin Züpper Lig kısmında ortak paydalar olsa da,şampiyonlar ligi seviyesinde ve geçilecek turlardan sonra (olursa!) avrupa liginin finaller seviyesinde,ah lar vah lar başımıza gelmeden,ne yapamadık,ne yapmalıyız bakalım istedim. Dünya Futbolu Ne durumda  Belirli dönemlerde, özellikle Dünya ya da Avrupa kupalarında öncü teknik direktörler futbola yön verir ve sonraki 10 yılda olacakları belirler. 70’lerin başında Ajax ile başlayan, artık herkesin bildiği Total Futbol ve Guardiola’nın bu sistem üzerinden geliştirdiği, topa sahip olmaya ve topu kısa sürede geri kazanmaya dayalı oyunu ve bunun üstüne kurulan sistem ile kazanılan İspanya kupaları mesela. Ya da Otto Rehhagel’in Yunanistan’a Avrupa kupasını aldırdığı alan ve adam savunma üzerine kurulu mix futbolu. Bunlar ve niceleri futbolun bugün oynadığı şekle gelmesinin sebepleri ve ilham kaynakları. Bugün bu işlere kafa yoran elit teknik adamların yarattığı en popüler sistem ”geçiş oyunu”. Topu kaybettiğin yerde başlayan pres savunma ve yine topu kazanma ile başlayan hücum. Bunu yapabilmenin en doğru yolu da hızlı tempo ve pas ile oynayabilen, fizik gücü hep yüksekte bir takım. Hollandalıların alan ve geometri takıntısı ile Almanların fizik gücü ve inadı ile birleşmiş, karma bir oyun bu. Chealsea-Liverpool-Barca-Madrid Bu oyunu bugün en iyi uygulayanlar orta sahası kuvvetli ve iki yönlü, forvetleri hızlı ve teknik takımlar. İniesta’sız Barca’nın yavan halini gördük. Sadece Busquets’in alan bilgisi, top kapma yetisi yeterli olmadı. Top ile alan ve mesafe kat edebilen, topu alıp rakibin göbek savunmasına direkt hücüm edebilen ekstra adam İniesta. Maestro’nun şut tehditi zaten hep var. Diğer tarafta, defans hattı hala sorunlu olsa da, Emre Can-Henderson-Mane enerjisi, ilerisi için umut veriyor Liverpool’a. Sürekli pres yapıp hem ön bölgeye hem de skora katkı veriyorlar. Modriç-Kovaçiç-İsco’nun topla oyun hızı muazzam. Chealsea’de Kante, Matiç ve Hazard hızları ve tempoları ile takımı sürüklüyor. Hepsinin en önemli ortak yönü; hızlı, çabuk, tempolu oyun. 13-16 km koşu ortalamaları da ”biz süperstar takımız, topu koştursak yeter” demediklerinin kanıtı. Çalışıyorlar ve istiyorlar. Orta sahalar oyunun her yerinde varlar. Artık orta sahalar forvet, forvetler orta saha çünkü. Kocaman 6’lı bir blok!! Hocamız Ne Oynattı? Ne Oynamak İstiyor? Şenol Hocamızın Trabzon günlerinden beri oynattığı oyun ise topa sahip olmaya dayalı, topa presin zaman zaman yoğun yapıldığı, zaman zaman tuzak anlık preslerin kullanıldığı, hücum ağırlıklı bir karma oyun. Bu oyunun en çok başarıya ulaştığı zamanlara bakalım; Trabzon 2011: Hocanın kafasındaki bütün şablonlara uyan takım sanırım bu idi. En kuvvetli yönü göbek orta sahası olan bir takımdı 2011 Trabzon takımı. Şelçuk-Burak işbirliği ile rakipleri dikine delen, geride hocanın sevdiği sert ve hamleli hali ile Egemen, zaman zaman yaratıcılığı ile fişi çeken Jaja. Colman önderliğinde yaptıkları tuzak presler dün gibi aklımda. Umut’la en uçta başlayan pres ile unutulmamalı. (Hocanın bugün Ebubekire sürekli sitem ettiği en önemli husus! Gol atamıyor hiç demedi ama rakibini takip etmiyor diye çok konuştu hoca!) Bursa 2014: Şablonda yine aynı sistem ve oyuncular. Bir Egemen olmasa da işi gören S.Aziz, hocanın parlattığı Selçuk’tan daha enerjik ama daha az teknik Ozan, yine hoca mahsulü parlayan Volkan ile hızlı ve dikine bir oyun. Bu takımın daha iyi bir yere gelememesinin sebebi kadro darlığı ve attıklarından çok yemesi hatırımda. Hocanın stoper, stoper diye demeçleri de.   Beşiktaş’ımız 2015: Sorunlu bir defans, bu açığı giderebilen ve her yere koşan Atiba, önde sürekli pres ve yediğinden çok atan bir hücum hattı. Bu takımın Jaja’sı Sosa idi. Diğer açıklarını da Gomez’in iş bitiriciliği ve bir yerden sonra tek kulvar oynamanın fizik avantajı kapattı. Pres bol bol kullanıldı, ayağa pas işi tek paslarla ve hızlı bir oyun ile göze bayağı hoş geldi. (Yine gözden kaçan en önemli husus; Gomez’in stoperlere yaptığı doğru zamandaki baskı!) Üç takımında ortak yönleri, kuvvetli merkez bir orta saha (Atiba),ayağı düzgün 8 den kırma 10 numaralar (Sosa-Jaja-Bellushi) ve işi bitirecek yardımcı rol oyuncuları yada adam eksiltebilen kanatlar+önde pres yapabilen forvetler (Volkan-Olcay-Töre-Umut) Hocamız Türkiye liginde tutmaktan ziyade atarak başarılı olunabileceğini çok evvelden fark eden nadir insanlardan. Genel sistemi de hep buna göre oldu. Bunun sonucunda da  ”tutma” işini yapması gereken defans oyuncularının hep bu sistemi yamayabilecek ve A sınıfında oyuncular olması hep elzem oldu. Mevcut stoperleri de hep orta saha presinde kullanmaktan çekinmedi hoca. Ersan’ın topa basacağım diye sürekli bölgesini terk etmesi aklımızda. Salı günü Toşiç’in ”görev” ile yapmaya çalıştığı da bu idi. Bu yüzden hep yanlış yerlerde gözüktü ve hızlı adamlar tarafında geçildi. Hocanın takımların en azından bir stoperi gerçekten 1.sınıf olmalı. Sistemin tamamlayıcısı ve zaman zaman orta sahaya geçecek adam bu adam çünkü. 2016 Beşiktaş’ı bu Futbolun Neresinde? Hızlı ve tempolu muyuz? Ya da ileride fişi çekebiliyor muyuz? Ya da ikisini yapabilecek özellikte mi oyuncularımız?Ya da alınır iken buna göre mi seçildiler? Talisca neden forvet çıktı? Şampiyonlar liginin en önemli özelliği, durumu ve eksikleri göstermesidir. Yukarıda yazdığım en önemli özelliklerden hız-tempo ve fiziki direnç şu an maalesef orta sahamızda yok. Şampiyonlar liginin en az koşan ve yaş ortalaması en yüksek takımı olduk. ”Gol Allahım Gol” der iken, işin bu tarafını gözden kaçırdık. Oğuzhan temposuz ve fiziki oyunda, top kazanmada bu sene yok. Tolgay’ın ne fiziği ne de temposu buna uygun değil. Rakip omuzunu dayadığı zaman, topu kaybetmesi saliseler sürüyor. Sonradan girdiği maçlarda daha diri gözükmesi fizik gücünün eksikliğinden. Atiba bunlara bağlı olarak çok yoruldu. Kısaca orta sahamız top kazanamıyor, ileride çoğalamıyor ve skor üretemiyor şu ana kadar. Önemli maç dediğimiz maçlarda şut istatistiğimiz maalesef çok çok kötü. Oyunu rakip sahaya yığdığımızda bile şut atmıyoruz. Kenardan takviye olması gereken İnler, bugüne kadar maalesef ışık vermedi. Kısaca Necip ile uçurum var dediğimiz bütün isimler arasında istatistik olarak hiç bir fark yok! Acı gerçek bu… Öndeki hattımız? Ebubekir hala öz güvenini kazanamadı. Sol kanatta zaten yıllardır idare ediyoruz. Q7 elinden geleni yapıyor ama işin defans yönünde zaten hiç bir zaman yoktu. Bakın, artık orta sahada rakiple omuz omuza mücadele edebilmeli, orada fizik olarak hep üstün olmalısın. Orada geçildiğin an tehlikede olman çok doğal. Benfica-Başakşehir maçlarında hep oyunu fizik olarak kaybettik. Yoksa hala pas yapma ve oyunun temposunu ayarlamakta ısrarırımız devam ediyor ama yapamıyoruz! Bunları halletmeden, dünya futbolunda söz hakkını almak maalesef hayal. ”Ligi idare ederiz zaten” demekte hocamıza güvenimizden ancak, ne oynayacağımıza, buna uygun ”winner” oyuncuları ne zaman alacağımıza, hangi plan ve program üzerinden gideceğimize, önce devrede yapılacak net ve doğru takviyeler ile sonra sezon başında, çok ama çok planlı ve programlı olacak şekilde şimdiden karar vermeliyiz. Hızlı, tempolu, fizik gücü olan bir kadro ile yapabileceklerimizin sınırı yok. Anahtar ve fırsat bizim elimizde, yeter ki artık doğru ve planlı hareket edilsin ve artık bu eşik geçilsin. Bugünden not ; Cumartesi olanlardan bahsetmemek olmaz. Ciğerimiz yanıyor, top konuşacak halimiz yoktu, maçtan çıktıktan 1 saat sonra, yürüdüğümüz yollarda, evimizde.. nefes alacak bile halimiz yoktu… olanlardan sonra almasak da olurdu zaten.. Tunç kardeşimizin cenazesine katıldık. Kahrolduk, perişan olduk. Allah milletimize, ölenlerin yakınlarına sabır ve güç versin. Gidenlerin mekanını cennet eylesin..   Cem Göncü / @cemgonc

Dünya Futbolu Ve Beşiktaş” için 2 yorum var

  1. Avatar
    Ahmet Oruç on

    Genelde Beşiktaş’a ait bütün yorum/inceleme/teknik analiz/eleştiri yazılarını takip etmeye çalışıyorum. Uzun zamandır okuduğum en net analiz. Bu yazının devamı olarak, özellikle hangi bölgelere ve hangi teknik/mental özelliklere sahip transfer ihtiyacı olduğunu da incelerseniz kendi adıma sevinirim. Tebrikler, elinize sağlık

    Cevapla
  2. Cem Göncü

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.