Çaykur Rizespor 0-1 Beşiktaş

Bazen insanın eli yazmak istemez. ”Yaz olm” diye zorlarsın, ”Ulan 90+3 te 132 km/h ile gol atmışsın, neyi irdeleyeceksin” deyip fırçaladı beni 2 dakika önce. ”Olm futbol bu, aynı hayat gibi, nedeni var, sonucu da var” dedim.’ ‘Lan git, lider oldun, Şampiyonlar Liginde devam ediyorsun, haftaya  maç da yok, git makarana bak” dedi terbiyesiz.

Dün İlker abi’nin yayında dediği gibi, ”Bizim nabız ölçer alanımız” twitter’daki hava maçtan önce öyle can sıkıcı idi ki, ”herhalde şampiyonluk kaybedildi” sandım. Daha 1 ay önce yazdığım ”rotasyon muhabbeti kimseyi memnun etmez” yazısından sonra, sanırım birde takımdaki zorlanma insanlara fazla geldi. Hadi geldi gelmesine de, ”ne bu şiddet bu celal?” Hocayı gönderenler mi dersin, maçı kaybettik yazanlar mı dersin, tam curcuna. Beyler, dünya üzerinde her maçını kazanan takımda yoktur, 10-11 kişi değişen bir takımın şak diye oturma imkanı da yoktur. Biraz daha ”inanç ve güven” lütfen. Adamlar altyapı hocalarını ”ilah” ilan edeli 1 hafta oldu daha…

Çöpe giden ilk yarıda ne oldu?

Adam eksiltme ihtimali olmayan bir kadrodan ne beklenir? fizik olarak maça ağırlık koymasını ve pres gücü ile rakibi boğması sanırım ama hayır, olmadı. Koşusu ile var olan Olcay bile koşamadı. Ömer sağ kanatta kayboldu, Tolgay yine bağlantıyı ”önde” sağlayamadı, Şenol hoca kenardan sürekli takıma müdahale etti, Necip’in yeri 4 defa değişti ama ıhhh. Orta saha problemimiz de artık tescilli. Orası ile forveti bağlayamıyoruz. Oğuzhan-Tolgay çözer mi bekleyeceğiz ama devrede hoca yönetimin kapısını büyük ihtimal çalar. Ya da oraya bir Adriano hamlesi görürsek şaşırmayız sanırım.

adriano2

İkinci yarı uçtuk mu?

Hayır uçmadık. 1500 pas yaptı takım maçta ama, Rize’nin tercihi basmadan geride beklemek ve bizi eksik yakalamaktı zaten. Becerebildiler mi? hayır. Biz ne yaptık? Olması gereken Ebubekir hamlesini. Gelen üç pozisyonu gol yapsa, fişi çekse, bugün Allah Allah Ebubekir diye yere göğe konulamaz mı idi? evet, ama olmadı. Tek kelime daha yazmayacağım onunla ilgili. Zamansa, al sana zaman Ebubekir kardeşim. Sana güveniyoruz. Toparlan.

Sonra ne mi oldu? Adriano kenara geldi. Evde bir isyan bir isyan. ”Geçen maç dökülen adam sokulur mu kardeşim” diyenler, ”Hoca formsuz” diye bağlayanlar, ”Hocam sana ne oldu” diye ağlayanlar der iken, 90+3 oldu. Herkes sarıldı, kucaklaştı, vasat bir futbol sever’in ”Son dakikada galibiyeti, füze gibi bir şutla aldık. Adriano bir çaktı abi, tribün aşağıya indi” hayali gerçek oldu. Hayat bayram oldu, dünya üç dakikalığına güzelleşti. Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpüldü. Dertler, tasalar uçtu gitti.

Başkada ahkam kesmeye gerek yok. Bazı ”anların” keyfini çıkarmak lazımdır. Çünkü o ”anlar” çocuklarına, dostlara, rakip takım tutan arkadaşına, 10 yıl sonra ballandıra ballandıra anlatılır. Orada ”Q7 deli, Ebubekir kötü, Hoca şöyle böyle” diye kafa yorulmaz, sadece keyfi sürülür. Takımdaşlık, armadaşlık, Beşiktaşlılık böyle anlar için güzeldir. Keyfini çıkarın. Milli takım boşluğunda bakarız ne olmuş ne bitmiş.

 

Cem Göncü / @cemgonc

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.