Bursaspor 1-1 Beşiktaş

1000 yanlış 1 doğru etmez diye zamanının bilgesi ne güzel demiş..

Eldeki bütün yanlışlardan kocaman bir doğru çıkar mı diye haftaya ümitli başladık ama daha ilk maçtan Şenol Hoca bırakın şapkadan tavşan çıkarmayı, şapkayı bile çıkaramadı..

Burada sihirbaz mı suçlu yoksa bu işin artık tavşan numarası ile yürümeyeceğini göremeyen şovun patronu mu suçlu, karar sizin..

KIDEM VE LİYAKAT KADROSU

Hocam senelerdir yaptığı, çoğu zaman da alkışladığımız ”Kıdem ve Liyakat” kadrosuna devam etti ama yarı yolda bırakacağı zaten belli olan başta Medel-Tolgay orta sahası, sonra 2.5 senedir anlattığımız her şey, artı sahadaki yaşlılık belası, onu yarı yolda daha ilk yarıda bırakmıştı bile…

Böyle zaten olmaz der iken, Ozi ve Babel’in ”yarattığı” gol bir yana, onu bile savunamamak canımızı çok ama çok acıttı..

Dünden beri infialimiz de ondan sanırım..

Hocamızın karakterinde bunun olmadığını bilsek bile, artık eldeki kadronun durumu ortada ve yapılması gereken bir dolu transfer yapılmamış iken normal hamleler ile bu yarışta kalmak zor gözüküyor.

Ya Adem Superman gibi gökten sahaya inecek ya da hocamız hiç olmadığı kadar yenilikçi hamleler yapmak zorunda kalacak. Buna belki de sistem değişikliği dahil..

Yok kardeşim, malzeme bu, bundan ancak menemen çıkar, pasta falan olmaz diyorsanız da bu şikayet için bence çok ama çok geç kalındı…

TOTAL SAVUNAMAMA…

Artık topu kaptırdığın yerde başlayan modern futbol savunmasında en gerilerdeyiz…

2015’de 4.3 saniyelere düşen topu geri kazanma zamanımız,artık 12.6 saniyelere çıktı, çünkü ne böyle bir çabamız, nede böyle bir atletizm yetimiz var…

Dağınık alan paylaşımı, hayalet bir Tolgay, her şeyi yapacağım diye sürekli yerini kaydedip adama koşan Medel, sırtı dönük oynayamadığı artık belli olan ama savunma kısmında kendini hiç ama hiç geliştiremeyen bir Ozi….

Yine her atlet orta sahaya yenilen, kaleye şut atmaktan aciz bir merkez orta saha ve yardımlaşmayan,65’te yorulduğu çok ama çok belli olan oyuncularımız…

VİDA-PEPE ve MARCELO’YU SATMAK!!

Bu ikilinin devamlı oynasa ne randıman vereceğini bilemiyorum ama bir türlü gerçek uyumu yakalayamıyorlar…

Dün geldiği günden beri en iyi oyununu oynuyor dediğimiz Vida, yenilen golde Adriano’dan başlayan hatalar zincirinde yerini maalesef aldı..

Takımın haftalardır tek hazır ve dinamik adamı gibi görünen Pepe’nin 80’den sonra o topa vurdurması zaten yaş haddimizin neticeleri..

Rakibin 2 kişi ile yaptığı palavra presten bile orta sahanın da saklanması ile top çıkaramamak zaten çok acı da sanırım ”Marcelo’yu satmak” Beşiktaş tarihinin en büyük pişmanlıklarından biri olmaya doğru gidiyor..

Onun yerine ayağı düzgün adam aramamak? O zaten başlı başına fiyasko..

NEGREDO…

Maçtan önce kendi kendime ”her türlü savunacağız, başka çaremiz yok” dediğim, komple elde kalan forvet hattımızdan tek ümidimiz Negredo..

Şut: 3

İsabetli Şut : 1

Ceza Sahasına Başarılı Top ile Dripling : 0

Ceza Sahasında Başarılı Adam eksiltme : 0 (Oluyordu,elle kesildi)

Kazanılan Hava Topu : 1

Başarılı ikili Mücadele : 3

Gol : 0

Bu istatistiklerin hiçbir şey anlam ifade etmediği yerde benim tek anlamadığım, biz nasıl bu riski aldık?

Negredo’nun yine olmama riskini üstlenip, bütün işi onun yedeği Larin’e nasıl bıraktık?

Kusura bakmayın, bütün forvet hattımızın daha geçen senenin ortalarında gözüken form durumu ortada iken, ”kimse almadı. satamadık” savlarını kabul edemiyorum…

Neyse uzatmayayım, yine de ona duacıyız…

OĞUZHAN

Ben yazmaktan, siz okumaktan bıktınız ama iki kelam etmem lazım..

Takımın mevcutlarda anahtarı, ne olacaksa onun üzerinden olacak tezlerinin hep yanında oldum ama sadece 8’de oynar, sahaya yüzünü dönmesi lazım diye diye elimizde tek yönlü, hiç ama hiç gelişmeyen bir kaptanımız oldu..

Yine ona muhtacız biliyorum ama artık Ozi’nin ”çok yönlü” olmasını beklemekten yoruldum. Hep aynı mevcut hatalarının hiç düzelmemesinden de..

Yediğimiz golde hatalar zincirinin son halkası olsa da, ”çevre ve zaman kontrolünden” bihaber, topu rakibe paslamanın sebebini ben artık bulamıyorum…

Süperman Adem’in onu da düzeltmesini ummaktan başka çarem de yok…

VAZİYET

Kaybedilen bir şey yok ama tünelin ucunda ışık da yok!

2 sene evvel belki de komple revize edilmesi gereken Beşiktaş orta sahası düşmeye devam ediyor. Satılamayan forvet hattı elde duruyor, stoper tandemindeki alınmayan ayağı düzgün adam eksikliği zaten ortada.

Yönetimimiz çok kötü bir transfer dönemi ile bunların hiçbirisine önlem almadı. Daha kötüsü, saha içinde her hafta çok kritik bir pozisyonumuz VAR hakemleri tarafından hiç ediliyor. Medya da ve kamuoyu yaratmada sanal alem dışında zaten yokuz…

Düşene biz de vuralım diyecek başta renkli emir erleri sırada bekliyor, fikstür bu hafta bayağı bir zorlaşıyor. Kısaca çok kritik bir döneme giriliyor..

Allah bizi mahçup etmesin… Beşiktaş camiası, hocası, taraftarı hep daha iyisini hak ediyor…

 

Cem Göncü

 

Bursaspor 1-1 Beşiktaş” için 2 yorum var

  1. nejdet hastürk on

    hislerimize tercümansınız.. aynı ızdırabı yaşıyoruz maalesef. şenol hocanın laz inadı deniyor ama ben kaybetme korkusu diyorum.
    umarım her derde ADİL ilaç olur..

    Cevapla
  2. Nartallo on

    Yönetim bölünmüş ve çalkantılı bir vaziyette; başkanın motivasyonu yok; hoca yeni bir şey üretmiyor, denemiyor, aynı on birler, aynı değişikliklerle devam ediyor; takım satılmaya çalışılıp elde kalan küskünlerle, vurdumduymazlarla dolu; formayı hak etmesine, iyi çalışmasına rağmen oynayamayan adamlar var; takım arkadaşı yerde olmasına karşın oyuna devam edip gol yememize sebep olan amatörlük desem değil, dağınıklık desem değil değişiklik bir kafa yapısında adamlar var; taraftarın bir kısmı kaptanını ıslıklarken, bir kısmı sahip çıkıyor; bir kısmı kenetlenmek isterken, diğer kısmı bu durumu alaya alıyor, falan filan…

    Camianın hiçbir tarafı kendinde değil, ciddi bir tokat bizi bekliyor, yoksa kendimize gelecek değiliz.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.