Bilet ve İdare

Yirmi senedir satış sektöründe olan biri olarak şunu söyleyebilirim; insan idare etmek en zorudur! Firmaları, ürünleri, sıkıntıları idare edebilirsiniz ama insanlar hislerden ve korkulardan oluşurlar. Bunları anlayıp, bunları çözenler ticarette ve hayatta hep başarılı olmuştur.

”Eve gitmeden eşinize, kız arkadaşınıza ya da annenize söylenecek iki tatlı söz, iki güzel kelime, bütün akşamın iyi geçmesi demektir” demişti bir büyüğüm. Kesinlikle haklı idi. Ne zaman denesem karlı çıktım. Hayatın bütün stresini çevremize, insanlara yansıtmak, nefret ile konuşup, hiddetle cevap vermek hiçbir işime yaramadı şimdiye kadar. Hep zararlı çıktım. İnsanları anlamak, düşüncelerine saygı duymak, öfkelenmeden, üst perdeden konuşmadan dinlemek beni hiç yanıltmadı, hep yararını gördüm.

Meşhur aforizma; ”Dediğimi yap, yaptığımı yapma” der. Şartlar ve hayat bizi bambaşka insanlar olmaya zorlayabilir. Sayın Fikret Orman’ın ”Stat bitsin,kitap yazacağım” sözleri çektiği sıkıntıları ve zorlukları anlatmaya yeter sanırım. Biraz aklı olan da zaten ”30 cm” için sürekli mühür vurulan bir yere ne şartlarla inşaat yapıldığını bilir. Hele Beşiktaşlı isen de şıp diye anlarsın. Kapanış maçında ”gaz bulutu” içinde kalmış, 3 senedir oradan oraya sürüklenmiş, her türlü haksızlıkta ”ağlamayın” sözleri ile yürümüş çocuklarımız, halden haydi haydi anlar ancak ”aması” var.

Aması şu; Kimse kimsenin Beşiktaşlılığını sorgulayamaz. 15 senedir kombine sahibi ben, 15 senedir evden takımı destekleyen adama, ”sus konuşma, ne verdin ki” diyemem. Herkesin Beşiktaş sevgisi kalbindedir. Kimsenin karşısındakinin cebindeki parayı, hayatını, maddi durumunu Beşiktaş üstünden ”sus ve yap” diyerek dayatmaya, bu sevgiyi para ile sayılar ile ölçmeye hakkı yoktur ki zaten ölçecek alet daha icat edilmemiştir. Bir anneye hangi çocuğunu daha çok seviyorsun demek kadar saçmadır bu!

Aması şu: Her ne kadar paranın baş tacı olduğu, başarıyı getirenin paranın ve bunu iyi idare edenin olduğu aşikar olsa da, camiaları var edenin ”taraftar ve karşılıksız sevgi” olduğu unutulmamalıdır. Almanya’da yüzde 51 oranı bunun için var olmuştur. Yüzde 51 her zaman taraftardır ve onun karşılıksız sevgisidir. Sen neden Beşiktaş’ı tutuyorsun sorusunun cevabı; ruhtur, sevgidir, hem babadan miras, hem de kültürdür. Ciğerden gelen bir rekordur. Sahaya atılan atkıdır, gidilen deplasman ruhu, oradaki dayanışma ve anılardır. Hem parayı hem de karşılıksız sevgiyi idare etmeye talip olanlar, bunları bir kenara atamazlar. Onlar para ve sevgi dengesini kurmaya da talip olmuşlardır ve bunu iyi idare etmek ilk görev olmalıdır. Kırmadan, üzmeden, herkesi kucaklamak, her sese kulak kabartmak, anne gibi birleştirici olmak, baba gibi güven vermek gerekir. Nefretle değil sakinlikle, kızarak değil birleştirerek yürümek erdemdir. Lider olmanın, birleştirici olmanın ilk şartı budur!

Aması şu  Babadan oğula geçen kombineler, maddi gücü az olana en üst sıra uygulamaları, senelerdir diğer liglerde uygulanan, keşfetmesi kolay olan işlerdir. Tek  bilet, 3 bilet, o gün maça gelmeyen kombineyi alabilmek işleri senelerdir uygulanmaktadır. Her başlangıca, doğuma, düğüne imkanımız kadar altın ya da para ile giden bir milletin çocukları olarak, Beşiktaşımıza altınla gitmekten hiçbir şey bize engel koyamaz, ancak imkana göre gram altın, çeyrek altın ya da para götürmekte ayıp değildir. Ailenin ileri gelenleri, maddi imkanları ya da maneviyatları ile ön masaları almayı hak edenlere yerleri zaten verilir her zaman. Ama halaya durmak, çiftetelli oynamak herkesin hakkıdır. Düğünü düğün yapan herkesin coşkusudur!

Aması şu: İletişim her şeydir. File mi takılacak, deplasman tribünü neresi olacak diye kimse fal açma durumunda bırakılmamalı idi. Sn Rıdvan Akar’ın düşürüldüğü durum, açıklamaların ve bilet fiyatlarının son 2 haftaya bırakılması, çoğu insanı hazırlıksız yakalanması, çok rahat şekilde idare edilecek durumların bu hale getirilmesi büyük bir hata, büyük bir iletişimsizlik örneğidir maalesef. Türkiye’nin, belki de dünyanın en iletişilebilen camiasına, sloganları reklamlarda, siyasi partilerce yıllardır kullanılan bir camiaya, bunu anlatamamak olmamıştır. Lider takımın, stadı ile herkese korku salmaya başlamış, en fanatiğinin bile ”5 sene kimseye kaptırmazlar” dediği coşkuyu, ivmeyi daha başından böyle idare edememek hiç olmamıştır.

Unutulmasın, esas konumuzu her zaman ARMAya olan aşkımız, BEŞİKTAŞIMIZDIR. Masa başı memlekette her ne kadar önemli ise de işler her zaman sahada, Sosa’nın şutunda, Oğuzhan’ın pasında, Gomez’in ayağında biter. Esas birlik olunacak yer onların ve Güneşimizin yanıdır. Gelecek Şampiyonluk (olacak ve gelecek kaçarı yok!!) her şeyi bir kalemde siler. Artık onlara her zamankinden daha ihtiyacımız var. 2 günlük karmaşayı koca bir baklava tepsisi ile Kasımpaşa deplasman tribününde bizde buradayız diyerek silmek boynumuzun borcudur! Rakiplerin aynı Başakşehir’de olduğu gibi tribünde olacaklarını duyuyor ve biliyoruz. Aramızda tartışır, hatta kavga bile ederiz ama takım sahaya çıktığında bu yürekler ”tek olarak”atar. Kimse heveslenmesin. Yarın yeni bir gün ve biz hala ”ŞAMPİYONLUĞA ODAKLANMIŞ DURUMDAYIZ”. Gerisi boş tırı vırı…

 

Cem Göncü/@cemgoncu

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.