Beşiktaş Ne Yapacak?

Aranın verdiği boşlukla, hem sakin kafa ile neyi yapamadık? neden böyle oldu? diye düşündüm hem de farklı zihinlerin ortaya koyduğu fikirlere cevap aradım kendimce.

Onur Özgen’in 4-4-2 de Altınsay ile yaptığı söyleşide, Futbol Akademi’den Onur Berkarda’nın çevirdiği Xavi röportajı da, yine Futbol Akademi’den Hasan Kürşat Taşkıran’ın Başakşehir maç analizi de zihin açıcı idi. Böyle işlere şapka çıkarıp, bu futbol aleminde açan çiçekler oldukları için teşekkürler.

1.GOL SIKINTISI…

LOVE OYNASIN… HAYIR NEGREDO OYNASIN…

Bunca gol kralı çıkarmış Şenol Hocamızın geçen dönemde Cenk tercihlerini hatırlayıp da ”Negredo’yu neden koymuyor?” çıkışlarını, sonrasında ‘‘Oynamaz ise nasıl düzelir?” feryatlarını, en sonunda da ”Pas atabiliyor işte” kısmına nasıl geldiğimizi, Cenk sonrası dönemde de, ”Love uçar’‘dan ‘‘Allah aşkına top kaybetme Love” kısmına bu kadar çabuk geçtiğimizi de şöyle bir hatırlayıp, eldeki uç elemanlarımızın fiziki ve topla ilişkili kabiliyetlerinin sıkıntılı olduğunu gönül rahatlığı ile kabul edebiliriz artık, çünkü ilk yarı ”Negredo galiba olmayac……” diye yazmaya teşebbüs bile, linç olmaya yeterli idi….

Onur Özgen’in şahane anlattığı 9 numara nasıl olmalı yazısına ek olarak; Negredo’nun eksik fiziki vaziyetine rağmen, orta sahaya gelerek Q7’ye (bile) attırdığı gollerin yanında, yine fizik durumundan sebep ile, adam eksiltmede ve kendine gol pozisyonu yaratmadaki eksiklikleri, Love’ın da, top ile ilişkisinin artık ”top kaybetme rekorlarına” doğru gittiği bir ortamda, sadece ve sadece, ”orta sahadan gerekli destek yok” gibi bahaneler ile Gol sorununu anlatmamız mümkün değildir..

Artık açıkça yazmak gerekir ki ön uçta çok bariz bir kalite sorunumuz vardır… Hocamız da zaman zaman Negredo, zaman zaman da Love’ı oynatarak, ikisinden bir ‘‘tam oyuncu” verimi alma çabaları devam etmekte.

Gol kralı çıkarmada Prof. seviyesinde hocamızın bile bu kadar zorlandığı bir tercihte, artık bazı ”seçim” hatalarının yapıldığı, sezon sonunda yine Onur Özgen’e ve futbolun gidişatına göre ”Sahte 9′‘ -komşu Kemal abiye göre ”Arap forvet”- bana göre ”Züpper Lige has, santrafor” arayacağımız barizdir..

 

BABEL FORVET OYNAR MI?

Daha evvel de ”Oynar be” diye kafamızın bir kenarına yazıp, yeni açıktan ”hepsinden iyi top tutuyor” diye savunduğum, ”ama onun bölgesi ne olacak?” diye de eklediğim cümlelerimin bir anlamı yok artık…

Dün Hollanda Milli takımında Depay destekli öyle güzel bir forvet oyunu çıkardı ki Babel, ön taraftaki durumumuz da ortada iken artık zerre düşünmeye gerek bile yok.

Biraz da ukalalık ile hocacılık oynayıp (affola) o kanadı kiminle kapatırız diye düşünmeye başladım ama (Caner-Ozi?) ön tarafı artık yamalar ile kapatmayı bırakmamızın vakti geldi,geçiyor.

Benim veya da takımın artık ”ama iyi pas atıyor” ya da ”şimdi yapacak bekle” ye tahammülü kalmadı. Hocam muhtemel iç sahada yine, yeniden oyuncularına destek çıkacaktır ama ”artık kesin sonuç” istiyor isek bu riski de almamız gerekecek sanırım.

TALİSCA ve BONSERVİSİ..

Milli takım etkisi ile ”ticaret yahukazanırız abicim” kısmını bir kenara bırakıp, şu dakika itibarı ile alınsın ya da alınmasından çok beni ilgilendiren kısmı; Sürekli eksik orta sahamız ve Talisca’nın gol olmadan değerinin maalesef çok çok az olması.

Futbol Akademi’den Hasan Taşkıran’ın şahane analizleri ile anlattığı, Avcı’nın da, ”ortayı kapatıp, kenardan orta yapmalarını istedik” diyerek şak diye izah ettiği orta saha sıkıntımız ve göbeği iyi kapatan takımlara karşı sürekli bocaladığımız gerçeği ortada iken ”golü kim yapacak o zaman” sorusunu sadece Talisca üzerinden soran kardeşlerimiz de haklıdır amma diyerek, artık takımın 10 kişi oynamasına şimdi ve gelecek sezonlarda itirazım var…

Artık numaraların önemli olmadığı, ”10 numaraların ölümü” diye sayfalar dolusu yazının (Fitbol Dergi) yazıldığı modern futbolda, ”sadece golde” olan bir oyuncuya verilecek paradan ziyade, 8 maçta nasıl suyunu çıkarırız kısmı, beni daha çok ilgilendiriyor.

Onun golcü özelliğini, saklanıp attığı golleri atmasını sağlamak için, Babel’in koşu özelliğinden faydalanmak, Ozi’yi yine sahaya atmak elzem. Bunu dışında, bu işi kaşıyan menajerleri biraz daha bekletmekte fayda var sanırım..

”OZİ-TOLGAY YAPILMALI ARTIK YAHU”

Geçen sene sert olmayan orta sahalara karşı performanslarını önüme koyup ”Tolgay-Ozi” lazım diyenlere değil ama ‘‘Tolgay artık 6 oynar” diyenlere 8 maç olmasa da, iç sahada denenebilir mi diye bir virgül koyma hakkını vermek lazım sanırım. Yoksa Atiba’nın öldüğüne kesinlikle katılmıyorum.

Tolgay’ın savunma sıkıntılarını defalarca anlatmış bir adam olarak, Atiba’sız o bölgeyi tek başına götürme fikrine hala şüphe ile bakıp, Atiba’lı ama Ozi’nin sol yada sağ iç-kanat oynatılmasından yanayım.

Zaten Lens’in çalıştıramadığı o bölgede Ozi’yi deneyip, başarılı olunmanın getirisi büyük olacak iken, zaten Lens’ten kötü olmaz fikrinin de tamamı ile yanındayım.

Medel’in stoperden Tolgay’a yanaştığı iç saha maçlarına ise kesinlikle itirazım yok ama dış saha? Orasına bir şey diyemiyorum…

ATİBA MEVZUSU…

Bir üst paragrafa ek olarak şunu da yazma ihtiyacı duydum; takımlarda gençleştirme ya da yenileme dönemleri, öyle bizim bazı takımlarımızın yaptığı gibi 10 kişi yolla-10 kişi al diyerek yapılmaz. Gerekirse mevcut omurgadan 2 kişi  kulübeye alınarak, yavaş yavaş, her sene 2-3 ek yapılarak yapılır. Yoksa yepyeni takımların bocalaması ve kurulma dönemleri daha sancılıdır.

Atiba da öyle ”yolla gitsin” diyecek bir adam değil, karakteri ile takıma referans olmaya devam edecek, kulüpte hep olması gereken ”bayrak” oyunculardandır. Bizim görünen itibarı ile, 2-3 kişiden fazla yeniye ihtiyacımız ortada olsa da, hem mevcut kontratlar durumumuz ile hemde takım kimyası gereği acele ile kırıp dökmeye meydan yok sanırım..

OZİ…

Haklısınız.”Yahu bu kadar da olmaz” diyenlere hak veriyorum. Ozi formsuz, Ozi oynadığı zamanda verimsiz ama o şahane tagi açanlara alkış tutmaktan başka çarem yok.

Başakşehir maçında kaleye yüzümüzü dönebildiğimiz 3 pozisyonda da Ozi var. Her güzel pasta yine Ozi var. Bu takım merkezden ve pas ile hücum etmekte ısrar edecek ise (etmeli) yine orada Ozi olmalı. Kadroya bakınca başka çare de yok. Ozi lazım. İyi Ozi şart oğlu şart.

İnşallah 8 maçta Klark Kent olmayı bırakır da, Superman kıyafetini giyer…

MEDEL ORTA SAHAYA ÇEKİLSİN!

Çekilmesin. Geriden topu bu kadar iyi oyuna sokan, bu kadar formda bir oyuncu şu an en iyi olduğu yerde kalsın lütfen. Kendinden fizikli ve a+ bir oyuncu ile eşleşmeyecek, bazen yaptığı riskli müdahaleler başımıza iş açmayacak ise geride daha rahat olduğu bariz belli olan oyucunun yerini değiştirmeye gerek yok ki, zaten şu an ilk meselemiz de o değil, yukarıdaki mevzular…

SONUÇ

”8 maç kala amma sallamışsın abi” diyenlerinizi duyabiliyorum ama hem aramızda medenice tartışıyoruz hem de son düzlükte hata yapmak lüksümüz yok! Kalan sağlar bizim olsa da, artık takımında kendine gelmesi, gelmiyor ise gelenler ile bu düzlüğe çıkmamız şart… Sağlıcakla Kalın…

 

Cem Göncü

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.