Beşiktaş 3-1 Yeni Malatyaspor

Hortladı…

Abdullah Avcı’nın öğrencisi, senelerce çözümlerde yanında oturmuş Erol Bulut, genel oyun planına ek, Avcı’dan kopya ile göbekte 5 kişi ile kalabalık durunca, yine ”zamansız” orta hastalığımız ve temposuz pas oyunumuz hortladı hortlamasına da, sonu Allah’tan hortlak hikayesine benzemedi…

ORTA AMA NE ZAMAN?

Yahu kalmış 4 hafta neyin analizini kasıyorsun diyenler olabilir, hakları da vardır, ancak hep aynı savunma planına, hep aynı panikle saldırmak, süre daraldıkça iyice ‘‘bulduğun yerden içeri kes” oyununa yaslanmak, artık Beşiktaş gibi bir tecrübe takımına yakışmıyor..

Bir ara sürekli dillere pelesenk olmuş ”40 orta yapılır mı” feryatlarına, ”orta yapılır ancak, doğru yere ve doğru zamanda yapılır” diyerek bayağı linç yemiş, durumu izah edememiştim.

Artık sanırım ne zaman merkezden pas ile gelmek gerekir, ne zaman orta yapılır, herkesin kafasında canlanıyor. Kendi sahasına, yarı adam adama yarı alan yaparak yaslanan takımlara, orta sahaya yakın savruk ortalar yapmak hem senin kalene daha çabuk dönen toplar demek hem de atak sonlandıramamak demektir. Sonu da kalene daha kolay gelen rakip demektir.

Sabırla pas yapmak, atağı her şekilde sonlandırmak, işini rastgele ortaya bırakamamak için ilk şartlardır. Tamam zaman daraldıkça kale de ufalır ama bunca tecrübe barındıran bir takımın böyle ”tekrar” ataklar yapması kabul edilemez…

GOL GELDİ AMA…

Negredo golünü attı ama iş alan bulamayan Talisca’ya alan açmaya gelince hala yeterli değil. Yahu atmayınca atamıyor, atınca alan açamıyor diyorsun diyenlere ;

Maalesef artık ”tek forvet” oynamak bunların ikisini de büyük bir atletik güçle yapmayı, bire bir de adam eksiltmeyi, doğru koşuları yapmayı, bulunca da atmayı gerektiriyor. Bu kadar çok şeyi yapacak form durumunda olmayınca da hep bir şeyler eksik kalıyor maalesef. Biraz daha gayret Negredo Baba… Ha gayret…

VİDA..

Yediği içtiği ayrı gitmemek klişesi, tam da stoper tandemi için söylenmiştir. Her hafta yanında oynayan kişinin değişmesi ya da kenardan hop diye sol stoper yanına dahil olmak zordur ancak aması var;

Vida’daki çevre kontrolü işi maalesef biraz sıkıntılı. Yediği çalımları hep kendi kendine, ‘‘erken” hamleleri yüzünden yiyor, sürekli ekseni etrafında dönerek, rakibi ters taraftan almaya çalışınca da hep ”bir tık” geç kalıyor…

Uyum sürecini erken atlatması, hep aynı partner ile oynayabilmesi dileği ile, Sarı’ya iyi dileklerimizi iletiyoruz..

OZİ ve ORTA SAHA…

Yukarıda bahsettiğimiz ”kalabalık merkeze hücum” işinin bir diğer anahtarı da ”oyun lideridir”. Lider tempoyu ayarlar, oyuna hükmeder, tempo benden sorulur diyerek kısa pas ya da çapraz paslarla oyunu hızlandırır ya da yavaşlatır.

Ozi bugün belli ki aldığı talimat ile yine sürekli Q7’ye çapraz toplar atarak eski ”oyunu genişletme” planını buna göre sahaya yansıtmak istedi ama her maçın kendi hikayesi vardır. Bugün yapılması gereken sabırla pas yapmak ve topu hızla çevirmek iken Ozi yine panikledi ve kayboldu..

Kaptan başımızın tacı ama biz onu yetenekleri çok iyi bildiğimiz için hep daha iyi olmasını ümit ediyoruz. Umarım gerçekleşir…

HALİS ÖZKAHYA

Böyle güzel bahar günlerinde hele ki güzeller güzeli, pırıl pırıl ElifNaz kızımız 23 Nisan şerefine anonsu yapmış, boğaz kenarında inci gibi stadımız dolmuş taşmış iken Türk futbolunun hala ve hala en büyük ümidi Beşiktaş hafta içi büyük bir kepazelikten sağ çıkmış, böyle güzel manzaralarla Türk futbolunun güzel yüzü olmaya devam eder iken de sahada ne yapmaya çalıştığı belli olmayan, bir kara kuşak hareketine kafasını çevirip, Vida’ya yapılan 2 penaltıyı gözünün önünde görüp çalmamasını ben artık kendime izah edemiyorum…

Geçen yarı Babel’in ayağını kontrolsüz kaldırmasına koşa koşa kırmızıyı çekmiş Özkahya, 50 cm önündeki karate hareketi ile ciğer delmeye, ”topa vurdu yahu” diyerek kafasını çevirdi.

Maalesef 2.5 senedir hakemlerimizin bize Vodafone’da yaşatıkları deplasman atmosferini aşamıyoruz. Kenarda hoplamaktan helak olan rakip hocalar, maç sonu yayıncıya kan ter içinde açıklamaya koşup gözümüzün içine baka baka da yalanlarını sıralıyorlar. Densizliğin ve hadsizliğin tarihe geçecek günlerini yaşıyoruz..

Özet ile;  Niyetinizi de ne yapmaya çalıştığınızı da çok çok iyi biliyoruz. Hafta içi olan olaylardan sonra neleri kendinize ”görev” addettiğinizi de iyi biliyoruz, ama unutmayın hocamızın da kulübümüzün de arkasındayız.

Lobinize, medya müdürlerinize, paralı muhabirlerinize teslim olmayacağız. Gırtlağımız yırtılana kadar bağırıp, ellerimiz kopana kadar yazacağız. Sonuna kadar buradayız…

 

Cem Göncü

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.