Beşiktaş 3-1 Karabükspor

Rotasyon

ad !! bir birimde çalışan görevlilerin zaman zaman ve düzenli olarak yer değiştirmeleri, bir işi sırayla yapmaları

Türk futbol tarihinin en havalı, aynı zamanda da en el yakan kelimesi sanırım ”rotasyon”. Çok yaparsan, takım kimyası zarar görebilir, beraber oynama alışkanlığı kaybolabilir. Az yaparsan, takımda yorgunluk had safhaya çıkabilir, sakatlıklar artabilir. Hele ki takıma yeni gelmiş 10 oyuncu üstünden bu işe kalkışmak, daha da zor. Sanırım ilerleyen haftalarda Şenol Hocamızın bu dengeyi doğru ya da yanlış kurması kaderimizi belirleyecek ve bol bol konuşulacak. Peki dün çıkan rotasyonlu kadro ne yaptı;

Açık konuşayım Atiba-İnler orta saha tandemi beni şaşırtmazdı ama İnler-Tolgay, Toşiç-Marcelo görünce ”ne oluyor” demedim desem yalan olur. Hele ki maç başlayıp, Ömer’i Cenk’in arkasında, Talisca’yı bol bol sol ya da sağ açıkta görünce ”bayağı cesur” iş yapıyoruz dedim kendi kendime. Golleri bulup, maç 2-0 olunca da, ”her şeyi de bilme be kardeşim. Hocadan iyi mi bileceksin” dedim ama, ”pres enerjimiz” bitip, golü de yeyince, özellikle Tolgay enerjisini geri dönüşlerde kullanmayı bırakınca, bayağı geri çekilip, maçı zora soktuk.

besiktas-kardemir-karabukspor-3-1-7634841

Değişen Orta sahamız ve oyunumuz!

Her zaman söylerim; bizim esas gücümüz, önde oynamak, kaptırılan topu hemen pres ile geri almak, yani orta saha gücümüz. Sosa’lı takımda çabuk çıkmak ve baskın atak yapmak oyuncunun özellikleri itibarı ile daha kolay idi. Takım öne geçince Sosa topu hızla sürer, ver-kaçı yapar, takımı öne çıkarıp fişi çekerdi. Şimdi iki maçtır İnler sağa-sola şahane diagonal paslar atıyor, oyunu uzun paslar ile kuruyor, Talisca takımda kendine yer arıyor, Tolgay hala enerjisini nerede harcayacak, pozisyonunu nasıl alacak çözemiyor. Bunların üstüne Oğuzhan da olmayınca, pas gücün düşüyor, oyuna hakimiyetin en aza iniyor, 2-0’da tutman ve soğutman gereken oyun, 2-1 e geliyor. Tek başına Traore kaptığı toplarla seni zor duruma düşürüyor.

İnler Atiba’nın yedeği değildir!!!

Şunu da işleyelim; İnler Atiba’nın yedeği değildir. İnler, bize senelerdir lazım olan box to box orta saha oyuncusudur. İnler Şampiyonlar liginde, gerçekten ”tutman” gereken oyunda, beraberliğin ve yenilmemenin en geçerli formül olduğu o ligde, Atiba ile yan yana oynaması gereken oyuncudur. Dün 18 kişilik kadro içindeki bir Atiba’yı, ilk yarı sonunda İnlerin yanına atabilse idik, maçı orada bitirir, son yarım saatte ki boşa enerjiyi harcamaz idik. Boşuna bir gol yedik ve boşuna enerji harcadık!! Oyunu tutmayı öğrenmemiz şart oğlu şart.

Talisca bir Sosa Değil!!!

Ne Talisca, ne de Tolgay bir Sosa değil. Bambaşka özellikli oyuncular bunlar. Hocamız bir Sosa daha istedi ise yönetimden, devre arasında tekrar bakmaları gerekebilir. Ama bunun yerine oyunumuzu hızlandırıp, biz Talisca’ya başka bir rol bulabiliriz. Tolga’yı da kulübeden oyuna sokabiliriz. Takım hızlı ve süratli oyuna şu an hiç olmadığı kadar yatkın.

spor-toto-super-lig-8-8771037_x_5511_o

Olcay kötü mü idi?

Dün fizik olarak kötü idi ama ”Olcay tavuklu dönerdir, hem hesaplıdır, hem de doyurur” teorisi devam ediyor. Buradaki esas soru, hızlı oyunda Olcay dün olduğu gibi dağılmaya devam mı edecek? Ya da Gönül ve Caner’in arkasını süpürmeyi bırakıp, ikisi ile uyumunu en üste çıkarıp, oyununu mu değiştirecek? Olcay da Tolgay da enerjisini doğru kullanmalı. Boşa koşuları bırakıp, önde pas seçeneklerini daha doğru kullanmalılar. Artık topu öne taşıyacak bek arkadaşları var Olcay’ın ve skor yapmayı daha çok düşünebilir Olcay!! Son gücünü buna saklamalı.

Şampiyonlar Ligi

Salı günü doğru oyun ve tek puan dahi olsa da, iyi bir başlangıç çok önemli. Yenilmemek tek şart!! Allah takımımızın ve hocamızın yardımcısı olsun..

Not : Saat gece 2.27 ve maç yorgunluğu iyice çöktü!! Grafik ve video işi bu haftalık yok.. Affınıza sığınıyorum, yorgunum..En büyük Beşiktaş.. İlker abi nerdesin? Yazı bu saate kaldı :))

Cem Göncü

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.