Beşiktaş 3-1 Fenerbahçe

Bazı maçları istatistikler anlatmaz!

Şenol Hoca’nın kenardan şahane hamleleri; özellikle Tosiç’i sola çekerek oyunu ”daha” geniş alana alması ve Fener’in önde presini boşa çıkarması ya da Babel’i forvet-forvet arkasına yollaması ve karşı presle Fener stoperlerini dağıtması, Adriano’nun sol öne gelerek bütün Fener orta sahasının dengesini bozması….

Bunlar dahiyane hamleler olsa da ve bu satranç değişikliklerin maçı alıp götürdüğünü bilsek de geldiğinden beri tartışılan Vida’nın geriden demarke pozisyonda gelerek şut gibi bir kafa golü ile Beşiktaş’ı uyandıracağını da hiç bir taktik kağıdı ya da istatistik yazamaz.

Bana göre her şey bu golün öncesi ve sonrası diye adlandırılmalı çünkü Beşiktaş’ın özellikle psikolojisi ağır FB maçlarında ihtiyacı olan şey bu idi!! Ateşleyici ve oyunu ödüllendirici bir gol!!!

ŞAMPİYONLUK TRİVELASI!

Sezon başından beri ”yok vallaha atamayacak” diye karalar bağladığımız, bizim de çokça eleştirdiğimiz Q7’miz nihayet attı ve bir derbiyi yaptı!!! İster şampiyonluk trivelası deyin, ister ayağımızın dışı canımızın içi deyin, takımın tam da yorulduğu anlarda öyle bir vurdu ki Q7, dualarımız kabul oldu..

Q7 tam da doğru yerde ve doğru zamanlarda attığı iki güzel golle hem maçın yıldızı oldu hem de şampiyonluk ateşini tekrar yaktı. Böyle maçlarda ”yakaladığını atmak” kesinlikle bir klişe değil gerçektir. Q7 de ilk defa yakaladığını içeri attı!!!

İLK 25 DAKİKA

Kocaman’ın sürpriz olmayan presinden Tolgay’ın 4 top kaybı ile çıkması,Topal-Souza presinden çıkamamamız ”yine mi” orta sahada yenileceğiz dedirtse, ilk yarıyı kabus gibi kapatmamıza neden olsa da, ikinci yarı belli ki içeride hocanın söylediği ilk şey ”sakin kalın ve top kayıplarını azaltın” olmuş.

Love’ın panik oyunu, sürekli orta sahaya gelip pas alış verişi yapmak istemesi topun bizde kalmasına katkı sağladı ise de ileride hep eksik kalmamıza neden oldu maalesef. Bu maçta onun paslarına değil, delici özelliklerine ihtiyacımız vardı ama olmadı! Love’ın kesinlikle takımı daha çok tanıması ve fizik gücünü katlaması şart!!

Atıf’ın dalmalarına çare bulamamamız, Fernandao’ya bile cevap veremememiz ilk yarının kötü anıları idi. Hoca’nın Vida’yı çıkarıp, Medel’i olması gerektiği gibi oraya alması, takımı da 5 metre daha orta saha çizgisine yakınlaştırması ile de Fernandao olması gerektiği gibi yok oldu gitti!!!

YA CEZALI YA DA HASTA!!

Nerede ise tüm omurgası cezalı ve topu dağıtacak en meziyetli elemanı son dakikada hastalanmış takımın belki de ligin fizik gücü en yüksek takımına ikinci yarı top göstermemesi nereden bakarsanız bakın takdire şayandır!

Beşiktaş ikinci yarı sakin kalıp topa hakim olduğu her saniye FB’yi hataya zorladı ve daha geriye yasladı. Babel merkezde meziyetlerini sergiledi, Negredo ayakta kaldı, Q7 fişi çekti. Biraz da böbürlenerek söyleyeyim ; 

”Yarım Beşiktaş, FB’ye yetti!!!”

ÇAKIR!!

Beşiktaş bu maçları kendi evinde deplasman takımı gibi oynamaktan yoruldu ama siz yorulmadınız!!! Yüzde yüz ofsaytta kör olan, kuraldan habersiz bir yan hakem, yüzde bin penaltıyı çalmaya cesareti olmayan Türkiye’nin en iyi hakemine (!) rağmen Beşiktaş yine alnının akı ile çıkmayı bildi bilmesine de artık bu işlere çare bulunması da şart oğlu şart!

Bir takımın sürekli ”hakemi de yeneceksin” eforu göstermesi hem gerçekçi değil hem de büyük haksızlık değil de nedir??

PERŞEMBE!

Şenol hoca yine yedek kadro çıkıp, yenilmeden bir beraberliğe oynayacağım dese, zerre itirazım olmaz! Bu zor dönemde bir de kupa angaryası çekmek, maçın ismi büyük olsa da 1.5 ay sonra rövanşı olacak bir manasızlık için gereksiz. Olsa da olur, olmasa da.. Artık en önemli maç Trabzon maçıdır, gerisi de tırıvırıdır…

Bütün Beşiktaşlı kardeşlerime mutlu haftalar.İyiler hep kazanacak!!!!! 

 

Cem Göncü

 

Beşiktaş 3-1 Fenerbahçe” hakkında 1 yorum var

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.