Beşiktaş 2-2 Valladolid

İspanya kampımız ve buradaki ilk hazırlık maçımızda hocamız alternatif kadromuzu denemeye karar vermişti bu gece. Hocam kararını vermişti vermesine de biz yine Çin dahil toplamda 2. hazırlık maçımız olduğunu, kampa hemen hemen yeni başladığımızı, bazı bölgelerde adet olduğu üzere yine hazırlık kampına eksik geldiğimizi, en önemli mevzunun sakatlık olmaması olduğunu en başa yazalım. Yazalım yazmasına da keşke bunlar belli bazı oyuncularımızın sahada topu yemeleri yerine, gezinmelerini haklı çıkarsa idi bu gece. Neyse buyurun ;

Talisca’lı orta saha ve Adriano’nun sol önde oynadığı, Aras’ın sağ açığa geçtiği bir sistemde özellikle rakibi karşılar iken 4-4-1-1 gibi dizildik ilk yarıda. Hoca’nın kenardan ilk ve sürekli talimatı ”pres” diye bolca tv’den duyulur iken defansımıza da orta saha çizgisine basmalarını söylemiş hocamız, ancak hala acemi duran ve birbirine yabancı Mitro-Atınç tandemine, tutuk Caner de eklenince, golü aşağıdaki şekilde yakalanıp yedik. Marcelo bile var iken rakibi karşılama mesafemiz 38 metrelere çıkmıştı hatırlayın. Bunu ancak Pepe ve yanına gelecek A sınıfı bir oyuncu ile artı bunların uyum süreci tamamlanınca oynayabilmek mümkün olur sanırım.

Hocamızın oyun stilinden mütevellit bunu istemesi normaldir ancak, daha plajdan yeni gelmiş Talisca’lı orta sahanın bu presi yapabilme ihtimali zaten azdı. Bütün yükü Necip’in omuzladığı eksik orta sahamız ve maalesef güvenini iyiden iyiye kaybetmiş, nereye gideceğini dahi bilemeyen Aras sağ kanadı, artık ancak ve ancak ”esas” bir santrafor etrafında idare edebileceği belli olan Mustafa ile topa sahip gözüksek de hiç etkili olamadık.

Her zaman hazır Necip Kaptanımızı ayakta alkışlayıp, Pepe ile yedikleri içtikleri ayrı gitmeyecek çok acayip uyum sağlamaları şart oğlu şart yeni stoper transferimiz için dualar edip, orta sahaya dinamo box to box transferinin olması gerektiğini, forvet kampa yetişse ne güzel olur temennilerimizi, kanata zaten adam lazım abiler diyerek, klasik şekilde ilk yarıyı kapattık.

İkinci yarıda Ozi sahaya ayak basınca en azından hücumda toparlanır gözüksek de orta sahada kaptırdığımız top sayısı ayyuka çıkınca tehlike üstüne tehlike yaşayıp, golü yine Ozi’nin ipek ayaklarından bulduk ama değişen bolca oyuncu, orta sahamızın iyice gözüken yorgunluğu ve ”gidelim öldük” diyen kamp halimiz ile maçı 2-2 bitirdik.

Dört gollü ama tatsız bu hazırlık maçını daha uzun uzadıya ciddiye alıp anlatmaya gerek yok. Sakatsız atlattık evelallah. Eksiklerimizi ise artık sağır sultan bile biliyor zaten. Tek dileğim, bunların hepsini kampa yetiştirsek de hocamızı mutlu etsek artık.

Başkan ”acelemiz yok” dese ve mali olarak haklı olsa da Şenol hoca da artık ideal 11 ile bir kamp bitirmeyi çokça hak ediyor.

 

Cem Göncü

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.