Beşiktaş 1-1 Başakşehir

Öne geçip sürekli yakalandığımız Feda dönemi ve sonrası ”Biliç skoru koruyamıyor ” manşetlerini hatırlıyorum. Bugün 6. kez ”geri dönen” takımın bu skorları aldığı, 6.kez ilk golü kalesinde görüp maçı çevirdiği günlere geldik. Hey gidi hey. Bu maçların biride,Şampiyonlar Liginde Benfica’ya karşı 3 gol atıp çevirdiğimiz maç. En son Liverpool-Milan Final maçında bizzat canlı şahit olmuştum. Bu ligde başka yapabilen var mıdır bilmiyorum.

Yine dün gecenin 2’sinde Murat’ın fitili ateşleyip, İlker abinin çakmağı çaktığı başka bir husus; Bu takımın maliyeti nedir? Fabri kaça alınmıştır? Şu an ligin altın on birine direk koyabileceğimiz, belki de Şampiyonlar liginin Gümüş on birinde olabilecek Marcelo? Ya Skertel-Kjaer tandemi kaça kuruldu?

Kadromuz geniş lafı tamamen bir palavra. Hem Napoli hem Benfica bize iyi bir kadronun nasıl olacağının dersini çoktan verdi. Dün de Başakşehir ”diri” olmanın avantajını ve Benfica maçından nasıl kopya çekilebileceğini, dersini iyi çalışmanın örneğini gösterdi. Sakatları da katar, Şampiyonlar Liginin yıpratıcı etkisini de ekler isek Şenol hocamızın ne kadar büyük bir iş yaptığı anlaşılır!! Bunları unutmadan devam edelim;

Abdullah Avcının söylediklerinden yürüyelim;

”İlk 15 dakika Benfica’nın da yaptığı göbeğe baskıyı, kanat beklerine de yayarak yapabileceğimizin kararını verdik. Golü de bulduk” 

Buna ne cevap verebilirdik?

1. Sıkışan ve pres yiyen merkez orta sahanı nasıl kurtarırsın?

-”Oyunu genişleterek”

Bekleri öne yollayıp, rakip kanatların onları takip etmesini sağlayarak. Yapabildik mi? Hayır. Beck hiçbir zaman hücum ya da önde oynamayı şiar edinmiş bir bek olmadı. Her zaman kendi vasatında, fizik gücü hep vasat üstü olarak oynadı. Adamın kabiliyeti bu. Dün oynadığı ekstra kötü oyun başka bir iş. Ama ayağına her gelen topta ”yürüüü” diye çemkirip, bu adamdan 1.5 senedir yapmadıklarını istemek?? Maalesef hayalcilik. Gönül desen, hala iyi durumda değil. Adriano ise pas oyunu varsa var. Tecrübesi ile oynuyor. Oyuna direk etki yapan tek bekimiz ise sezonu kapattı.

-”Topu direk pas yapmadan öne vurarak ve burada dönen topları ani preslerle alarak, oyunu önde oynamaya çalışarak”

Yapabildik mi? Hayır. Fizik gücümüz bu sene buna kesinlikle el vermiyor. Dün ne zaman öne prese gitsek, Başakşehir iki direk pas ile çok rahat presten çıktı. Buna İnler’in kötü savunma tercihleri, girdikten sonra Tolgay’ın yanlış pas tercihleri büyük etken. Maalesef bize ikisinin birleşimi bir adam artık şart. İkisi tek tek istediğimiz orta saha gücünü bize veremiyor. Her aldığın adam tutacak diye bir şeyde yok. Ama söz konusu orta sahan ise burayı yamamak ve geliştirmek artık elzem.

abubakarbasaksehir

-”Orta saha oyuncularının kişisel tercih ve yetenekleri,inisiyatif almaları ile. Tek bir dikine pas, tek bir çalım ile”

Atiba 35’e merdiven dayadı arkadaşlar. Seneye yerine ikinci bir Atiba bulmak artık şart. Peki yanındakiler bu inisiyatifi alabilecek formdalar mı? Bakın Tolgay ya da İnler kötü topçu değildir. Başka bir takımda gidip harikalar da yaratabilirler, ancak şu maça kadar bizim istediğimiz, bize lazım olan ”orta saha” değiller. İnler’in Benfica maçında attığı çapraz topları atmamasının sebebi ”vurma” denmesi olabilir mi? Sanmam. Ya Tolgay’ın özellikle hücumda sürekli yanlış pas tercihleri? Savunma da hep 1 adım geç kalması? En sıkıntılı bölgemiz şu an burası!! Çünkü oyunumuzun merkezi burası. Devrede direkt 11 oynayabilecek, skor yapabilen orta saha alınması şart!!!

A. Avcı: Beşiktaş’ı hiç ceza sahasına tehlikeli şekilde yaklaştırmadık. Sadece 2 şut attırdık. İstediğimiz gibi sürekli orta sahada top çevirdiler. Yediğimiz gol de yan toptan’.

Hep geriden gelinebilir mi? Neden Şut Atmıyoruz?

Ufuk’un da sürekli bahsettiği, benim de yukarıda yazdığım ”geri gelmek” ya da ”maçı çevirmek” işi nereye kadar devam edebilir? Bakın bu rakiplere şahane bir ”gözdağıdır” ancak artık maçları çevirmek yanında, öne geçip oyunu kontrol edebilmeliyiz. Fizik gücümüzü nasıl idare edeceğiz bilmiyorum ama şok preslerimize, baskımıza geri dönmeliyiz. Topu daha hızlı çevirmeden yapılan 1000 pasın hiçbir kıymeti yok!

Geçen senenin tiki-taka işlerini dün yeni açığa göre sağ çaprazda Ozi-Cenk-Olcay’dan ara ara izledik ama atak sonlandırma? İşte orada yokuz. Geçen sene Sosa’nın tamamladığı bu dörtgeni bu sene tamamlayabilen maalesef yok. Atak sonlardırmayı ya şut ile aut ile ya da şutu atıp gol ile yapabilirsin. Şut yüzdemiz maalesef rezalet. Şut atmıyoruz. Bitirilemeyen ataklar ise bize kontra atak ve dünkü gibi gol ile geri dönüyor!! Orta sahası skor, asist yapmayan, şut çıkaramayan bir  takımın bu sıkıntıları çekmesi kadar doğal bir şey olamaz.

Ebubekir Meselesi ve ”Bir Adım”

Dünkü düşük fizik gücünden ziyade, bir iki pozisyonda hep ”bir adım” geç kaldı Ebubekir, ancak bu ”bir adım” zaten dünyadaki ”A sınıfı” üst düzey santraforları belirleyen bir adım. 24 yaşında bir adamdan her topa doğru vurmasını, hep doğru koşuyu yapmasını bekliyoruz. Üstelik sürekli eli ile öne doğru istediği pasları ona kimsenin atmadığını (atamadığını) unutarak. Ben dün tribünden en az 8 tane saydım. Adamın en büyük gücünü, deparlarını hakkı ile kullanabiliyor muyuz? Hayır. Yana pas veriyoruz, o da oyuna girmek adına orta sahaya gelip, sonra ”esas” işine sürekli geç kalıyor. Ondan Gomez ”öngörüsünü” beklemeyi lütfen artık bırakalım. Nasıl yararlanırız buna kafa yoralım!

Kanatsızlığa devam

Benfica maçında rakibi boğan Cenk,dün yine ortadan kayboldu. Kerim sanırım zaten gözden çıkarıldı, Olcay nasıl olur bilmiyorum ama her yazıda yazdığımı maalesef yine yazacağım. Kanat forvet artık şart oğlu şart. Buradaki zaaf artık kabak gibi ortada.

Sonuç;

Fizik gücümüzü tekrar toparlamalı,orta sahalarımızdan devreye kadar en iyi verimi almalı, Cenk’i her antrenman oynayabileceğinin maximum kanat oyununa evirmeli, araya kadar alabileceğimiz bütün puanları alıp, Şampiyonlar Liginde üst tura çıkmalıyız. Takımın ve hocanın işi zor ama yaptık, yine yapabiliriz. Allah yardımcımız olsun.

.

Cem Goncu / @cemgonc

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.