Beşiktaş 1-0 Gençlerbirliği

YENİ BEŞİKTAŞ (!)

Sezon ortası artık teslim olmuş, ”Q7-Talisca oyununa madem muhtacız, gerekirse 100 orta yapılsın ama tabelada galibiyet yazsın, yeter ki takım şarkıyı söylemek istesin” diye yazılar yazmış, eldeki bu ise kaderimizi çekeriz noktasına da gelmiştim ama Şenol Hocam bizi şaşırtmaya devam ediyor..

Tolgay’ın daha sağlam ve ayakta kalan oyunu, Atiba’nın 2 sene öncesine yaklaşan fizik gücü, Medel’in geriden ayağa düzgün pas dağıtımı ve fiziksel formu da buna eklenince ”Q7’siz Beşiktaş ne oynayacak ki” diyenler cevabını alıyor sanırım..

Bütün testler geçilmese de,Beşiktaş’ın Q7 siz de bir planı var artık….

ORTA!!!

Bir dönemin meşhur ; ”Orta yapmayın artık kardeşim” feryatları sanırım rafa kalktı. Gayet masumane çekip Twitter’dan attığım Q7’ye basan 4 oyuncu ve ”artık bizi ezberlediler” resminin üstüne, 45-50’ye dayanan orta sayıları ile de çoğalan ”topu yere indirelim,yeterrr” haklı goygoyundan artık eser yok!

Peki ne oldu? Bu iş sadece Q7 ile açıklanabilir mi? Hepimiz her maç yaklaşık 45-50 orta yapan takım, göbekten nasıl hücum eder diye düşünür iken bakın sondan başa, sırası ile kaç orta yapılmış; 

Trabzon’da : 7 Orta

Gençlerbirliği Maçında : 31 Orta

Q7’li Fener Maçında : 36 Orta 

Q7’nin 78’de girdiği Konya Maçı : 34 Orta 

Yine Q7’li Karabük Maçında : 25 Orta

Devrede kulağına su kaçırılmış Q7 etkisi ve onsuz oyun düzeninde, istatistikler de orta sayısı çok mu azalmış sizce? Ya da artık göbekten daha mı çok geliyoruz? Tiki-taka geri mi döndü? Orta sahamız uçuyor mu?

Kesinlikle hayır. Sadece artık Lens daha çok süre alıyor ve durumu ortada. Daha formda ve içeri sert kesen bir Lens’e hoca hayır der mi idi sizce? Bence demez idi..

Özellikle modern futbol ortamında doğru oyunun pas oyunu olduğunu ve topu yere indirerek oynamamız gerektiğini, Ozi’nin de bu işin her zaman parçası olması gerektiğini sürekli anlatan biri olarak,b u dönem bize açıkça şunu da anlattı;

Bazı istatistiklere hücum ederek ve at gözlüğü ile sürekli yaptığımız eleştirilerde ölçülü olmamız gerektiğini, Cenk var iken Negredo’nun, Q7 var iken Lens’in de neden oynamadığını, mevcut kadronun kesinlikle bir ”rüya” kadro değil ama ligin en iyi kadrosu olduğunu anlattı. Hocaya bu kadar yüklenilmesinin ne kadar yanlış olduğunu, her şeyi bizim bilmediğimizi de anlattı sanırım.. Ama en çok da; 

Ama en çok da takıma hep destek vermemiz gerektiğini, oyuncuları suçlamanın ya da gözü kapalı desteğin  değil de, armaya verilecek desteğin en önemlisi olduğunu anlattı sanırım…

TOLGAY

Tolgay 17’de 12  ikili mücadele kazanıp, üstüne 4 top kapma yapacak, 81 pası %93.8 ile dağıtacak, çoğunu da oyuna doğru sokacak deseler idi, sanırım inanmazdım.

Savunmada alan bilgisi bu kadar sınırlı bir adamın, son maçlarda yaptığı mücadele ve orta sahaya kattığı direnç kesinlikle alkışa değer. Yenildiği yerler, pas kayıpları hala oluyor mu? Oluyor ancak, yiğidin hakkını da yiğide vermek lazım…

Atiba’nın 89 pas destek verip ”ben daha ölmedim” diyerek, bu takımın hala oyunu en iyi okuyan adamı olduğunu, onsuz bu işin nasıl eksik olduğunu bize hatırlattığını da tekrar ekleyelim. Tolgay’ın geride güven verdiği zamanlarda ileride daha çok gördüğümüz kaptanımız, hala skora istediğimiz şekilde etki etmese de elleri, ayakları dert görmesin. Onsuz bu takım nasıl olacak, aklım hayalim almıyor…

HÜCUM (!) HATTIMIZ!

Koca devrenin ve sonrasının ”yahu biz nasıl gol atacağız” diye beni karalar bağlatan hücum hattımız!!! Aralarında ”haksızlık etme be olm” diyeceğim tek adam Talisca olsa da, oda hala öyle top kayıpları yapıyor ki ne onla, ne de onsuz şarkısı çalmaya devam ediyor. Son 1-2 maçta gol vuruşların da  da sıkıntılar görülüyor. Son golde yaptığı vuruş gol olsa da kesilikle ona yakışır netlikte değil idi…

Top dağıtma özelliğine bile duacı olduğumuz Negredo, hala kaleye şut atmaktan imtina etse de bunca sıkıntı da ona sezon sonuna kadar laf edersem taş olurum. Peki Sevgili Love kardeşim, senin bu dağınık halin ne olacak?

Lens’teki öz güven kaybının ötesine geçen vaziyeti anlatmaya gerek bile görmüyorum. Aynı yukarıdaki oyuncularımız gibi ona da sezon sonuna kadar duacıyız!! 1 maç bile alsalar, öpüp başımıza koyacağız..

SINAV!!

”Her şey bitti” modundan çıkanlarınızı görmek güzel ama rahatlayacak zaman hiç yok!!!

Hala ”Q7 siz geniş alanda ne yaparız” sınavı, Başakşehir maçı sınavı, 10 dakikalık da olsa Tolga-Ozi-Atiba orta sahasının yaptığı güzel paslaşmaları nasıl arttırırız sınavı, en önemlisi de bunca rezil medya saldırısından kurtulur isek, Fante’nin dediği gibi ”size daha neler yapacağız” sınavları önümüzde.

Türk futbol tarihinin gördüğü en rezil kampanya ile karşı karşıya olsak da, taçlarımız verilmeyen penaltılarımızdan daha çok konuşuluyor olsa da, derdimizi dinleyecek bir tane bile kanal, derdimizi anlatacak bir tane bile yorumcumuz olmasa da, ne dersek diyelim haklı çıkma ihtimalimiz olmasa da; 

Beşiktaş taraftarının, takımının, hocasının, mücadelesi devam ediyor!!! Hepinize Helal Olsun…

 

Cem Göncü

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.