Antalyaspor 1-2 Beşiktaş

Hafta içi işin ”güzel oyun” kısmını şöyle bir kenara bırakarak, takım yeter ki şarkı söylemek istesin, biz hep arkasındayız demiştik, yanılmamışız…

Maçın başlangıcı iyi, oyuncularımızın isteği gayet yerinde idi. Oğuzhan ısrarla göbeğe yöneliyor, ”direksiyonda ben varım” diyerek eski günlerden kesitler sunuyordu. Ah birde ona uyabilecek bir orta saha daha olsa idi, ama olsundu, takım şarkı söylemeye niyetli idi işte.

Santradan çıkıp da, 13 cm ile yan hakemin ”mercek göz ile” tespit ettiği ofsayt olan (şüpheli pozisyonlarda devam ettirin kuralı hala geçerlidir) planlı, programlı şahane setimizin gol olmaması bile güzelliklerin habercisi idi sanki.

Q7’nin Kaptırdığı Topların Gol Olması Geleneği

Ta ki…

‘Q7 nin kaptırdığı topların gol olması” geleneği devam edene kadar. Yine gol oldu.

Golde gözden kaçan artık ”birazcık daha yorgun” görünen Atibamızın adamını kaçırdığı idi ama yine olsundu, golümüzde topu içeri tokatlayan yine Ahtapotumuz idi.

Q7 orta sahaya yakın topu aldığında ”far görmüş geyik gibi” kalakalıyor. Kafasında bin tilki ile orta sahayı paralel geçmeye çalışmayıp, en yakındaki adama topu paslasa (dün geceki gibi değil!) herkes rahat edecek ama olmuyor.

Onun gibi ikili sıkıştırmalara alışık bir oyuncunun artık bunu anlamasını ve ısrar etmemesini dilemekten başka yapacak bir şey yok.

Talisca Geri Döndü!!

Takımın orta saha kategorisinden çoktan çıkarıp ”Bu adam forvettir” diyerek ilan da ettiğimiz Talisca geri döndü!!

Hala ve hala ”acaba oynar mı?” diyerek bin şüphe ile Şenol Hocaya sinyal çaktığımız doğrudur ama onun sırtı dönük ve boğuşma melekelerinin eksik olduğunu bilerek, ‘‘Talisca’ya alan yaratacak forvet” lazım diye kafanızı şişirdiğim de bir gerçek.

Onun zaten saf ya da yardımcı forvet rolünde bir geleceği olacak ise bunun anahtarı yine Şenol Hocamızın elinde. Çünkü belli ki ve defalarca yazdığım gibi, şu anki oyun planımızda, bizim takım olarak geleceğimiz de, uzun süredir sıkıntıda olduğumuz ‘‘gol yükü de” komple onun ve Q7’nin sırtında. Beğensek de beğenmesek de….

Negredo..

Bugün hareketsiz mi idi? Hayır.

Talisca’ya alan açtı mı? Kısmen evet

Kendi şutunu yaratabildi mi? Hayır… (1 İsabetli Şut/20. dakikada ayak içi ile yaptığı Ferhat’ta kalan top)

Adam eksiltebildi mi? Hayır…

Bakın eldeki tek gerçek forvetimizi kötüleyecek kadar salak değilim, ancak hepinizin ve hepimizin 15 gündür faldır faldır yönetimden talep ettiğiniz ”leblebici” forveti de ”neden” içten içe istediğimizi görmeyecek kadar da salak değilim.

Dosdoğru söylemem gerekirse; Negredo şu hali ile ”yardımcı forvet” rolünden öteye maalesef geçemedi.

Daha evvel defalarca yazdığım gibi, oyuncu özellikleri ve daha evvelki muhteşem referansları belli de olsa, bir oyuncunun, bir takıma illaki uyacaktır diye çıkarılmış bir kanun hükmünde kararname yoktur. Futbolda böyle şeyler defalarca olmuştur.

Hala ümidim, dileğim, dualarım, özellikle iç saha maçlarında morallenip, bambaşka bir adama dönüşeceği, hepimizin beklediği gollerini sıralaması yönünde…

Özet…

Maçta çok mu iyi idik? Hayır. Yine hepimizin özlediği oyuna  yaklaştık mı? Ona da hayır, hala ”orta” odaklı bir oyuna mı muhtacız? Galiba, ancak stoper tandemimizin olmadığı, bunun da kelebek etkisi ile Caner’in savruk oyunundan, geriye defalarca gelmek zorunda kalan Babel’i çokça yorduğumuz bir geceden şarkımızı söyleyerek çıktığımız için mutluyum.

Yine ve defalarca yazdığım orta saha problemlerimiz devam ediyor olsa da, kulübümüz o mevkilere adam aramasa bile, elde ki kadromuz ile şampiyonluk mücadelesi vereceğimiz, yine geçen sene yaptığımız gibi Talisca odaklı bir şampiyonluk yaşayabileceğimiz gerçeği de ortadadır. Ondan sonrasına zaten bakılır…

Takımımıza ve Hocamıza inanıyoruz,güveniyoruz,tekrar başarabiliriz,Başaracağız…

Saygılarımla,

 

Cem Göncü

 

 

Antalyaspor 1-2 Beşiktaş” için 2 yorum var

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.