Akhisar Belediyespor 0-2 Beşiktaş

İYİLER ve OLUMLU İŞLERİMİZ

Önce olumluları yazalım ;

1.Senelerdir deplasmanda yenemediğimiz rakibimizi, kötü bir gecemizde, 2-0’la rahat sayılabilecek bir şekilde geçtik.Takım hiçbir zaman oyunu verecek görüntüsü vermedi. Artık bizde de, ”Tecrübe” faktörü devrede. Gerekli ”Yugoslav” faullerini yapan, gerektiği yerde ”Sakin” diyebilen ve topa basabilen oyuncularımız var artık. Şampiyonlar ligi sonrası, zaman zaman geride beklemek ve tempoyu düşürmekte sanırım bu ”tecrübenin” kararı idi. Bunca ”yeni” oyuncu hiç sırıtmıyor. Hepsinin işine dört elle sarılmasına maşallah.

2.Takım uyumu sıkıntısı hala devam etmesine rağmen, özellikle İnler-Atiba tandemi oyunun defans yönünde işi görüyor. Bazen görev paylaşımında sıkıntılar oluyor ama beraber kaç maç oynadılar? Daha iyi olacaklar.

3.Toşiç’in hazırlık maçlarında bahsettiğimiz, ”fizik gücü ve en iyimiz” durumu, takımın en formda oyuncusuna doğru evrildi. Rodallega’ya yaptığı hamle çok kritikti. Marcelo ile pozisyon almalarında zaman zaman sıkıntılar olsa da, şu an defansın en iyisi o. (*98 topla buluşma Marcelo,*78 topla buluşma Toşiç idi dün akşam. Takımın 1. ve 4. oyuncuları bu alanda. Akhisar baskı tercihi de önemli ancak,az top kaybı da,top kullanımı açısından önemli)

4.Talisca’nın iş bitiriciliği, orta saha görünümlü ”forvet” oyuncusu kazanmamıza  ve tabelayı erken değiştirebilmemize yol açıyor. Girdiği ilk pozisyonu gole çevirse, maçı erkenden bitirirdi. ”Bitiriciliği” devam ettiği sürece ”orta sahada lider ve sürükleyici” tarafını beklemeye rahatlıkla sabır gösterebiliriz.

(aşağıda İnler’den dikine şahane bir pas ve Talisca’nın müthiş bitiriciliği! maçın daha başı ve girdiği 2.net pozisyon!!)

5.Gönül’ün eli takıma değmeye başladı. Tahmin edilemez Q7’ye rağmen, onunla bağlantı kurabilen en iyi bek o olacak bana göre. Temposu arttıkça daha iyi olacaktır. Gökhan’ın maç temposu çok çok önemli. Hep sahada olmalı.(hücumda çok yoktu ama,daha iyi olacaktır)

6.Fabri maçı gol yemeden kapattı. Yumrukladığı top içeri girebilirdi ama ”Kalecinin de şansı” diye bir şey vardır, kaleni kapattıkça da büyür!! Topu oyuna sokmada Cordoba’dan sonra gelen en iyi kalecimiz bu görüntüsü ile.(Kıyaslayacak başka kaleci bulamadım!) Bizim için gol yemeden maçı bitirmek de önemli!

7.Adriano girdikten sonra gerekli pas bağlantısını sağlayan oyuncu oldu. Ebubekir ile birlikte son dakikaları uzun zaman sonra kazasız belasız geçirmemizi sağladılar. Bu adamı nereye koyacağız diyenler, biraz daha zamana ihtiyacı var. Tecrübesi ile kendine bir  yer bulacaktır diye düşünüyorum.

8.Ebubekir için ben umutluyum. Kesinlikle hocamız hep oyunda tutmalı. Kısa sürede hep oyunun içinde ve doğru yerde oldu.Israr etmeliyiz!! Gomez ile kıyaslayanlara, hemen bunu bırakmalarını salık veriyorum. Bazı adamlar gelir ve sana cuk diye olur. Dünyada da çok olmayan bu tarz santrafor bulmak bizim için piyango mahiyetinde idi. İşimize ve önümüze bakalım. Gidenleri sadece istatistikleri ve oyunları ile ”örnek” gösterelim.Saha dışında zaten çoktan sınıfta kaldılar!

9.Şampiyonlar liginden geldikten sonra her maç zordur. Tabela da ”galip” yazıyorsa sıkıntı yoktur.

10.Caner: Çok şanslıyız. Golde topun başında İsmail olabilirdi. Her duran topun başında Caner olmalı. Q7 kesinlikle artık duran top kullanmamalı!! Allah De Boer’den razı olsun!  (topla buluşmada  *82 ile takım üçüncüsü)

 

NE YAPAMADIK ve YENİ B PLANIMIZ? 

1.Orta sahadaki oyun hakimiyetimiz : Maalesef oyuna uzun bir süre hükmedemedik. Tempoyu ilk 15 dakika dışında hiç yönlendiremedik. Bir ara Talisca ile İnler’in arasındaki mesafe 35 metre oldu ve uzadıkça uzadı. Akhisar elini kolunu sallaya sallaya kalemize geldi. Talisca’nın ara ara oyundan kaybolması mı bunun sebebi yoksa, Atiba’nın bir sezonda kaybetmediği kadar top kaybetmesi mi? Ya da Atiba-İnler’e daha zaman mı vermemiz lazım? Zaman zaman kendi pas yollarını tıkadılar ve üst üste bindiler. Tamamlanmış uyumlarını ileride göreceğiz ancak pas yapmamız gereken yerde Talisca kesinlikle bir pas istasyonu ve ”saf orta saha” şimdilik değil. İlk 15 dakika da işi bitirdi  ve kayboldu!! 2.forvet tanımlaması kesinlikle ona daha uygun.

İnler ”uzun toplar” ile oynamayı tercih ediyor. Bu oyun benimde işime gelir ancak, bu oyunun kanatları Q7 ve Olcay olmaz!! onların önüne top atmak manasız! hem skorer değiller, hem de duvar pasını ve pası ayaklarına seviyorlar. Önemli husus ya Talisca Sosa’ya evrilecek, (bunu yapar ise 50 milyon yetmez!) ya da İnler daha öne çıkıp ”kısa pas” oyununa el verecek, ya da İnler-Talisca uyumu yüzde yüz oranında artacak!! Hocamızın işi kolay değil ama bu denklemler çok önemli. Kaderimizi bunların ve orta sahamızın doğru çözümlenmesi belirleyecek. Önümüzdeki GS maçında ”pas” oyunumuza ve Ozi’ye ihtiyacımız olacak!

 

(aşağıda dakika 61. Tolgay Cenk’in yanında ve takımla aralarındaki mesafe bu! Öndeyiz tamam ama bu geçen sene sık olmayan bir durumdu! Şenol Hoca da belirtti zaten,sahaya doğru yayılmada zaman zaman sıkıntı çektik)

 

fullsizerender

 

(aşağıda Talisca’nın yaptığı yanlış tercihlere 1-2 örnek koydum. İlk pozisyonda Cenk’in kızmasına dikkat. Beklenilen şekilde topu sürebilse ki bize lazım olan saf bir orta saha gibi topu sürmesi ve adam eksiltmesi, maçı erken koparabilirdik. Sosa’nın rahat yaptığı ama Talisca’nın yapamadığı bu işte. Tabii ki onunda artıları çok ama bize bu bağlantıyı yapacak oyuncuda şart!!)

 

 

2.Bu takıma zamk lazım : Orta sahadaki koca boşluğu dolduracak oyuncu Oğuzhan mıdır? Kesinlikle değil. Kendisi de defalarca 10 numara oynamayı sevmediğini, alan bulamadığını söyledi.Ya bunu da becerecek, ya da yine Atiba’nın ya da İnlerin yanına geçecek. İki türlüde ”iyi” Oğuzhan lazım. Pas oyunu kesinlikle onsuz olmuyor, eldeki tek zamk adayı bana göre Talisca. (Kerim yapabilir mi? nerede?) Topa dan dun vurmamayı, topu sürmeyi ve doğru pası yapmayı öğrenmesi şart. İhtiyacımız olan budur.

3.Q7 ne yapıyor? : Maalesef şu an takımın en kötüsü. Yine karşısına 2 kişi almadan tek pası vermiyor, duran topları karavana atıyor. Talisca’yı tamamlaması için yapacağı en iyi ve tek şey ”TEK PAS”. Evelemeden,gevelemeden ”TEK PAS”. Bunu yapar ise takım da oda hızlanır. (Açıkçası be bugün Kerim’i sahada bekliyordum) Duran toplarda yukarıda belirttiğim gibi artık topun başına kesinlikle geçmemeli Q7. Herkes sana taparken her topu üstlenmesine, kendini ispata uğraşmasına artık gerek yok! Takıma ve arkadaşlarına güvenmeli Q7. Boşuna kendini yormaktan vazgeçmeli.

(aşağıda hızlı paslar ve top Q7’de.maalesef yanlış tercih ve top kaybı+yine Q7 ile kullanamadığımız köşe vuruşlarından biri daha!)

(aşağıda artık sık sık yaptığımız uzun toplardan ve setlerden birkaç tanesi.Cenk oyunun başlarında diri iken bu topları indiriyor ancak Olcay hep zorlanıyor! Hocamızın istediği,yeni taktiklerinden biri.orta sahayı passız, direk geçmek!!)

4.Olcay gelişmeli : Artık gelişmenin  vakti geldi. Olcay bunu yapacak güçte. Eğer takım uzun pasla ve dikine oynayama devam edecek ise Olcay’da önüne oynamayı, kat etmeyi ve sonunda ”bitirmeyi” artık 2 katına çıkarmalı. Onun golleri atmasına ve skorer olmasına ihtiyacımız var. Haydi Olcay!

(aşağıda Olcay ve pozisyon hatasından alamadığı uzun top! Olcay’ın bu oyunu oynaması için, oyununu değiştirmesi gerekecek!)

5.Atiba formsuz mu? : İnler’i mi yadırgadı ya da rotasyon yaramadı mı? Atiba klasik ”sırtını dönüp, topu saklama”  hareketinde bile zorlandı dün. İlk defa bu kadar çok kaybediyor ve kale önünde hiç yok. Hocamızın emri mi? Defans yapmak ilk tercih mi artık? Bilemiyorum ama Atiba daha form tutmadı o kesin!! (yapılan 1 e-1 baskıyı da söylemeden geçmeyelim. Tolunay hoca ona sürekli adam markajı yaptı dün gece ama makinemize bahane olmaz!! dün 83 kere topla buluştu ancak kazandığı ikili mücadele sadece 2 !!)

6.Toşiç ve dalmaları: Çok formda ve fit ama bu ”kayma” işlerini daha dikkatli yapması lazım. Söz konusu kart denilen pozisyondan bahsetmiyorum, bir defans oyuncusu sürekli ayakta kalmaya gayret etmeli!! Marcelo ile pozisyon almalarını da çalışmaları lazım. 1-2 yerde adamlarını kaçırdılar..

Sonuç

Genel anlamda ”uyum sorunu” diyebileceğimiz sıkıntılarımız var bu belli. Esas soru ‘kısa pas” oyunundan ”direkt ve hızlı uzun pas” oyununa geçiş mi yapmak istiyoruz? takımın amacı mı bu yoksa, yeni oyuncuların özellikleri itibarı ile mi bunu yaşıyoruz zaman gösterecek. Ben ”dikine ve hızlı” oyuna fitim ancak bunu yapabilecek ve yapamayacak oyuncularımız mevcut. Buna evrilmekte kolay bir iş değil. İkisini de, ihtiyaç olduğu zaman baş vurabilecek isek takım ne ala. Yok yeni ve mix bir oyun modeli ise istenen, hocamıza da güvenimiz sonsuz. Allah yardımcısı olsun.

Her şartta üç puan cepte geçildi ve GS ile görülecek bir hesap var. ”Gözdağı” ve ”Mesaj” verme zamanı geldi!! Yolumuz açık olsun!

 

Cem Goncu/@cemgonc

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.