Aboubakar Sorun Mu? Silah Mı?

Bundan iki yıl önce Aboubakar’ın piyasa değeri A sınıfı forvetler düzeyinde idi. Gomez mi, Aboubakar mı sorusu o zaman gündeme gelse idi konuşulacaklar çok farklı olurdu sanırım. Çünkü piyasa değeri Gomez’in çok çok üstünde yazılıyordu. Sene başı kiralık geleceği netleştiğinde ise oyuna doğru gözle bakanlar tarafından ”plan” açısından değerlendirilse de, genel kanı ”çok sevilecek siyahi,tay” oyuncunun nihayet bulunduğu idi. Aboubakar gelecek, bütün dertler bitecek mi idi? 

Yapılacak bütün transferlere yapılacak doğru eleştiri ve mantıksal yaklaşım, kesinlikle ve kesinlikle takımın ne oynadığı ve oyun planının ne olacağı, bu planın bir parçası olacak oyuncunun takıma bu plan dahilinde ne verebileceği olmalıdır. Bunu dışındaki ”bu adam uçar, çok hızlıdır, şu ligde bu kadar gol atmış” tespitleri her zaman boşa çıkacaktır. Burada anahtar kelime ”takım planı” dır. Oyuncunun takıma ve plana uygun olup olmadığıdır. Peki Aboubakar Beşiktaş takımının planına ve özelliklerine uygun oyuncu mu idi? Bu plan ortaya konulup, buna göre mi alındı?

Sezon başı hocanın istediği (daha önceki takımlarında dahil olmak üzere) oyuncu neler barındırıyordu? Aboubakar bu özelliklere haiz mi? Silah mı yoksa sorun mu? Bakalım;

Top saklama kabiliyeti : Bu oyunculara genelde piyasada ”Pivot santrafor” olarak adlandırılsa da artık forvet oyuncularını çift ya da tek kelime ile anlatmak yersiz. Hocanın sezon başında anlatmak istediği, gerektiği yerde topu indirip saklayabilecek, takımı öne taşımada zaman kazandıracak oyuncu profili idi. Yine gelecek ”yan toplarda” skor yapabilecek yani kafa ile gol yapabilecek oyuncu tipi istedi Şenol Güneş.

Aboubakar eski takımında bol bol kafa golü atsa da bizde genelde bu pozisyonlardan hep uzakta kalıyor. Bunun esas nedeni de ya kenarda oynaması ya da kendine alan bulmak için topu geride almak isteyip, ceza sahasında pozisyon almada zamanını ayarlayamaması. Evet Aboubakar alan bularak oynamayı seven, gücüne ve hızına güvenen bir oyuncu. Dün goldeki hızlanması da buna örnek. Dünkü goldeki gibi, yerleşik oyunda değil ”açık alanda” oynamayı seven bir oyuncu. Maçların tamamında topu sürekli defans arasına ve önüne işaret etmesi de bundan. Kısaca doğru yerde beklemek yerine, doğru koşuyu yapmayı istiyor. Yaşı itibarı ile de daha ”sinsi” forvet mertebesine ulaşmadığı için doğru zamanda ve yerde ne zaman olabileceğini daha kestiremiyor. Bu bilgeliğe ulaşan forvetlere dikkat edin, hemen hemen hepsi belli yaşlardan sonra olgunluğa erişmiştir. Yani fizik güçleri düşüşe geçmeye başladığı zaman. Enerji israfı yerine doğru yerde beklemeyi öğrenmişlerdir. Özetle Aboubakar şimdilik bu tarz bir oyuncu değil. Yaşı 24. Ara ara bunu göreceğiz ama şimdilik tam olmayacak!

Yüksek skor yüzdesi : Geçen yazılarda yazdığım, ”pilates yapsa nasıl olur” cümleleri kesinlikle şaka ya da kinaye değil idi. Koordinasyon sorunu Aboubakar’da  bariz. Beyni ile ayakları şimdilik uyumlu çalışmıyor. Önceden planladığı sistemli hareketlerde (dün attığı Bergkamp çalımı!) başarılı olsa da sonrasındaki birleşik hareketlerde hep bir adım geri kalıyor. Bunu yine olgunlaşmamış olduğuna bağlamak ne kadar doğrudur bilemiyorum ama bu sorun giderilmeyecek bir problem değil. Sorun, bizim bu yazdıklarıma ulaşmasını bekleyecek sabrımız ya da zamanımızın olup olmadığı. Soru, Aboubakar’ı seneyi kurtarmak için mi aldık, yoksa bu özelliklerinin daha tamamlanmadığını biliyor mu idik? Doğru sorular bunlar.

Doğru yere hareketlenme : Yine olgunlukla ve oyun bilgisi ile ilişkilendirilecek başka bir husus. Üstüne olgun yaşta bunu sağlayıp sağlayamayacağını bizim bilmemiz mümkün değil. Bazı forvetler bunu geliştirirken, bazıları yerinde sayarlar. Şu an için Aboubakar oyundaki pozisyonu gereği de doğru yerlere hareketlenemiyor. Beşiktaş’ın şu an için oynadığı, rakip sahaya yıktığı oyunlarda, yani eldeki planda işlemesi de zor. Şampiyonlar liginde bulduğu alanlar yüzünden daha rahat etmesi de bundan. Hem yaşı hem de bu planda, bu adamdan bir Gomez duruşu, bilgisi, beklemek kesinlikle haksızlık.

Dönüyoruz dolaşıyoruz ”planın nedir?”, ”ne oynamak istiyorsun?”. ”planına göre sana ve takıma uyacak oyuncuyu aldın mı?” vaziyetine geliyoruz kısaca. Eğer maddi olanakların kısıtlı ise ve sadece seneyi kurtaracak adamlar arıyorsan neden 24 yaşında ve gelişmeye hala devam eden bir adama gidiyorsun da “olmuş ve hazır” bir adama gitmiyorsun? Sana top taşımak ile görevli orta sahan bunu yerine getiremiyor ise neden sene başında önce burayı doğru plan ile doldurup doğru orta saha ve doğru planlanmış kanatlarının servisini değerlendirecek ”tamamlanmış” adamların peşine düşmedin? Kısaca takımın bütün genel durumunu, orta saha dağılım problemini, nerede ise 7 oyuncunun skorsuzluğunu, ”Aboubakar atamıyor kardeşim”e bağlarsak, kesinlikle yanlış yere bakıyor oluruz.

Biliyorum ”A” sınıfı forvetler artık, nesli tükenmekte olan kelaynak kuşları kadar az ama bu futbol, duygusallık ve ”acabalar” kaldırmıyor işte. Sezon başı planın iyi olmaz ise en iyi transferin de sakatlanınca, oyun içinde yaptığın ”sistem ve plan” aramaları da yarardan çok zarar getiriyor bir saatten sonra. Kısaca sorun sadece Aboubakar değil. Sorun Aboubakar’ı neden ve niçin aldığını, onu hangi oyun plana dahil ettiğini bilememek…

 

Cem Göncü / @cemgonc

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.