Twitter Beşiktaşlılar Derneği Linç Mangası

Sizinle hayatımda kırılma yaratan bir anımı paylaşıp oradan da becerebilirsem bir Beşiktaş meselesine geçmek istiyorum.

Üniversiteden hemen sonra kazandığım bir bursla Bilgi Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler Master’ına başladım. Her şeyi bildiğini düşünen koca kafalı bir gençtim ama tabii ki bana hiç öyle gelmiyordu. Açık tartışmaların geçtiği sınıflarda dünyanın başka yerlerinden gelmiş öğrencilerin de bulunduğu 18-19 kişilik bir gruba ne kadar bilgili olduğumun, kendimi ne de güzel yetiştirdiğimin şovunu yapıyordum. Ortaya koyduğum performanslardan o kadar mutluydum ki, elimi kendi sırtıma götürerek “pat pat” diye vurup tebrik etmek dışında her türlü şımarıklığı sergiliyordum.

Bir gün aynı zamanda hocam olan, belki kitap ve çevirileriyle, belki de Açık Radyo’nun kurucusu olmasıyla tanıyor olabileceğiniz Ömer Madra ile sohbet ede ede dersinden çıktık. Birikimi ve başarılarının dışında derslerinde sigara içirdiği için de zaten en favori hocamdı. Ona hararetle Gündüz Vassaf’ın “Cehennem Övgü” kitabını anlatıyordum. Yürüye yürüye erkekler tuvaletine girdik. Yorumlar yapıyor, kendimce zekice çıkarımlar yapıp ondan alkış bekler gözlerle bakıyor, kitabı özetliyordum. 3-5 dakika hiç sözümü kesmeden dinledi. Neden sonra kabine girmek için hareketlendi ve bana çekingen bir şekilde:

-Kitabı ben çevirdim, dedi.

Önce ne demek istediğini anlamadım. Sonra aklıma yurt dışında yaşayan Gündüz Vassaf’ın kitaplarını İngilizce yazıyor olabilme ihtimali geldi. Veee…evet, orjinali İngilizce yazılan “Cehenneme Övgü”yü Türkçeye deminden beri kitabı anlattığım Ömer Madra çevirmişti.

Bu olay bende hayatımın geri kalanında aklımdan çıkmayacak iki ders bıraktı. Bir; o kadar önemli bir adam değilsin, bir sakin ol. İki; bilgi, birikim, “önemli olmak” tevazu ile birleştiğinde çok şık duruyor.

Bu yüz kızartıcı anımdan gelelim Beşiktaş meselesine. Geçenlerde takribi 15 kişinin gördüğü bir twitter “flood”umda bazı Beşiktaşlı genç kardeşlerin, ortalama üzeri zekaları olduğu ve genç yaşları sebebiyle, bulundukları dar çevrede girdikleri her ortamın en akıllısı olmaya alıştıklarından bahsettim. Dengi olmayanlarla her argümanı kazanmak onlarda her konuda haklı oldukları hissini yaratıyor. Olaylarda onların göremediği başka olasılıklar olduğunu, kararları etkileyen kendilerinin bilmediği/kavrayamadığı başka faktörler olabileceğini kabul edemiyorlar.

twitter-bill-gates

Bu aslında bu arkadaşların zekaları da göz önüne alındığında; yaşın ilerlemesiyle, eğitimin artmasıyla, sosyal çevrenin genişlemesiyle düzelecek bir şey. Ama şöyle bir sıkıntı var, twitter’da sesleri çok çıkıyor. Zekice argümanlarla, twitter’da yazmanın rahatlığıyla ve bel altı esprilerle, kolay etkilenmeye müsait çokça Beşiktaşlı kardeşimizi de peşlerine takıyorlar. İş artık oyuncu sevmemekten, fikir üretmekten çıktı, “Hocanın onun aklındaki kadroyu çıkarmazsa neden yarın kovulması gerektiği” noktasına geldi.

Yazı biraz “o zaman biz de birleşelim onları gördüğümüz yerde ezelim” havasına girdi farkındayım ama dediğim tabii ki bu değil. Derdim bu yazıyı okuyan o gençlerden bir ya da ikisinin yarın bir gün kendi “Ömer Madra”larıyla yüz yüze gelirlerse utanmalarını önlemek. Sizlerden ricam da normalde potansiyel gördüğünüz, ama sabit fikirle bir yanlışı savunan Beşiktaşlı bir genci gördüğünüzde ona küfür ile değil, düşündüğünün dışında olasılıkların da olabileceğini anlatan bir pencere açarak yaklaşmanız.

Ama asıl yapılacak iş kulübe düşüyor. Hayat mücadelesi içinde olan, gün içinde alacağı kararlar kendisini ve ailesini etkileyen sorumluluk sahibi insanlar değil bu “twitter linç mangası”. Belki bu saydığımız kişiler de Beşiktaş’ta belli şeylere kızar ama en çok bir küfürlü tweet atıp hayatına devam eder. Tolga’nın aslında deccal olduğunu kanıtlayan video yapmakla, 3 gün süren gitsin kampanyaları başlatmakla uğraşmazlar.

Bu arkadaşlar kafayı Beşiktaş’tan başka şeye yormayan, Fabri’yi oynatmak, Necip’i kulüpten göndermek ya da Quaresma’yı kaptan yapmak hayattaki en büyük başarıları olacak boş zamanı bol gençler. Kendilerini önemli hissetmek istiyorlar ve inanın hiçbir yere gitmiyorlar. Kulübün bu kardeşlere bir iletişim kanalı açması, seslerinin duyulduğuna ikna etmesi ve verilen kararların sebeplerini çok da taviz vermeden açıklaması bir çözüm olabilir. Sorunu çözer mi, büyük ihtimalle hayır ama yok farz etmekten ve “Şanlı Tolga” videoları yayınlamaktan daha iyi bir seçenek olduğunu garanti ederim.

 

Cem Fante / @johncelinefante

Twitter Beşiktaşlılar Derneği Linç Mangası” hakkında 1 yorum var

  1. Avatar

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.