Takıma Bir Mektup

Kazanmak sizin için ne anlama gelir, söylemek bana düşmez.

Bize ne hissettirir, ben onu anlatayım.

Her şeyden önce, dünyanın adil olduğuna dair, inancımız artıyor.

İşini hakkıyla yapanın, yeteneklinin ve iyi niyetlinin; kazandığını görmeyi özlemişiz.

Ondandır sonunda iyilerin kazandığı filmleri çok sevmemiz.

Ve ondandır, koca koca insanlar, siz zafere uzandıkça gözyaşı dökmemiz.

Çok farklı yerlerinden geliyoruz hayatın.

Belki, ortak sevdamız hariç, her şeyimiz beş benzemez.

Yine de aynı kavuruyor hepimizi, o siyah-beyaz, ayrımcı olmayan aşk.

Farklarımızı törpülüyor, hallerimizi benzetiyor, uyumlu giydiriyor bizi. Bir Kartalın kanadının altında eşitliyor hepimizi.

Kazanmak sizin için ne anlama gelir, vallahi ben söyleyemem.

Bize ne hissettirir, ben onu anlatayım.

Dünyanın derdini öteler.

Ne ağrıyan diş kalır, ne son ödeme tarihleri.

Morfin yüklü bir bulutun içinde gezer gibi; tatlı ve yumuşak bir sisle kaplanır dünya.

Kızgınlıklar biter, kırgınlıklar ertelenir.

Hayatın kazananları da, kazanmaya sadece seninle yaklaşanları da o gün birdir.

Ve her şampiyonluğa; hayatta hiçbir şeye o kadar sevinilmemiş gibi sevinilir.

Kazanmak sizin için ne anlama gelir, en iyi siz bilirsiniz.

Bize ne hissettirir, ben onu anlatayım.

Biz Beşiktaşlıyız. Hallerimiz biraz değişiktir. Huysuzuz biraz, pek de kolay beğenmeyiz.

Az olmayı seçmişliğin hırçınlığı, güngörmüşlüğün ağırbaşlılığı var üstümüzde.

Çok kavgalara girdik, çok yalnız kaldık, çok kaybettik.

Biz kaybederken yenilmemeyi öğrendik, ama size kıyamıyoruz.

Kazanmayı, bizimle kutlamak için ister haliniz, gidiyor en çok hoşumuza.

Tabii büyük konuşmayayım. Kazanmak sizin için ne anlama gelir, tarifi haddim değil.

Bize ne hissettirir, ben onu anlatayım.

Başka başka hikayeleri olan çok takımlar seyrettik.

Yalan yok; belki az belki çok, ama hepsini ayrı sevdik.

Biraz yakın olanın cazibesi herhalde, ya da Feda’dan doğmanız belki, çok ısındı içimiz size.

Yaşama şansı az denen bebeğin üzerine titrer gibi, izledik büyümenizi.

Geçen yıl okulu bitirdiniz, bu sene düğün sanki.

Kötünün sevindiğini görmekten bıkmış, sevinmeye dair umutlarını size saklamış, günlere armaya kavuşulacak zamanı aşmak için basıp geçilecek kaldırım taşları gibi bakan, milyonlar var arkanızda.

Yalnız yürümeniz değil, bir an bile yalnız hissetmeniz eğdirir başımızı.

Ne hatanız, ne hep deneyip hiç olmaması küstürür bizi.

Ama unutmayın, sahada harcamayıp, sonra pişman olacağınız her çaba kırıntısında hakkı var hepimizin.

Siz sevindirin, ben sonra anlatırım hissettiklerimizi.

Cem Fante

 

Takıma Bir Mektup” hakkında 1 yorum var

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.