Mahcubiyet

“Ne güzel günlerdi, kuzu gibi Beşiktaş hocaları vardı, bütün medya bayılırdı onlara. Şimdi nereden çıktı bu Şenol Güneş?”

Bundan birkaç ay önce, bizim Faik Tribünü yayınlarından birinde, İrlanda Kartalı “Hakları yenen, şampiyonlukları çalınan kulüp biziz. Fenerbahçeliler bizden niye nefret ediyor, ben onu anlamıyorum” demişti.

Orada aklıma gelip paylaştığım teori; bu akşamki, Fener muhabiri destekli Ümit Show meselesini de açıklıyor sanırım.

Sierra Leone’de darbe yapıp başa geçen bir subayın ilk icraatı, kendisine burs verip okutan himayeci anne ve babasını öldürmek olmuştu. İktidarına kendini kimseye borçlu hissetmeden başlamak istiyordu.

Ödeyemediğiniz borç çok ağır bir yüktür.

Alacaklınızla sürekli yüzleşmenin insanda oluşturduğu mahcubiyet; önce kaçınmaya, daha sonra da nefrete dönüşür.

Beşiktaşlılar, renkli taraftarların vicdanlarında taşıdıkları yüktür.

Karşı karşıya her geldiklerinde, borçlarını asla ödeyemeyeceklerini bildikleri alacaklılarıyla karşılaşıyorlar.

Çaldıkları şampiyonluklar, gasp edilen mutluluklar, yüzlerde donup kalan gülümsemeler, gözyaşlarının formaya silindiği, yastığa akıtıldığı geceler ne bizim hatıralarımızdan silinir, ne de biz unutmalarına müsaade ederiz.

Ondandır, “düşleri çalınan çocuklar, hayallerinizi yıkmaya geldi!” dememiz.

Biz, içten içe bildikleri suçlarının azabı olduğumuz için, bu manasız gözüken öfkeleri.

Bundandır, söz konusu biz olunca gözlerinin dönmesi.

Bu açıdan bakınca Şenol Güneş’e olan hırslarını da anlamak zor değil.

Meşhur 2010-2011 sezonunda rakipleri olan Şenol Güneş, yıllardır gözlerinin içine dimdik bakıp kim olduklarını söyleyen Beşiktaş camiasının Hoca’sı olarak karşılarına çıkıyor.

Üstelik de iki yıldır onlarla kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor.

Bu kombinasyonun neden ruhlarını zehirlediği, mantıklı düşünme yetilerini kaybettirdiği belli.

Başını utanarak öne eğmeyi bilmeyenler, mahcubiyet göstermektense saldırıya geçer.

Ödeyemeyecekleri borçları olan insanlar, iç hesaplaşmalarıyla baş edemeyince, kendilerine olan kızgınlıklarını, suçluluk duygularını; nefret olarak alacaklılarına yönlendirirler.

Psikolojide yansıtma denilen bir savunma mekanizması vardır.

İnsanlar kendilerinde var olduğu halde kabul etmek istemedikleri nitelikleri, başkalarında görürler ve eleştirirler.

Karakter ve ahlak kusurlarından bahsetmeleri sizi şaşırtmasın.

 

Cem Fante

Mahcubiyet” hakkında 1 yorum var

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.