Başka Bir Beşiktaş Mümkün -17

Beşiktaş Dijital Medyası Neden Önemli?

Geçen sezon 3 Nisan tarihinde Beşiktaş’ımız, Kasımpaşa maçı için Swissotel’de kampa girmeden önce, bitmek üzere olan Vodafone Arena’yı ziyaret ediyor.

Ertesi günkü maçı 2-1 kaybediyoruz. Ve twitter Beşiktaşlılar Derneği aklını kaçırıyor. Kötü niyetliler, goygoycular ve kolay etkilenenler bir koalisyon oluşturuyor.

Ciddi ciddi konuşulan ve ortaya atılan sav şu; ‘Beşiktaş maçtan önceki gece stadı gezdiği için puan kaybetti’.

Yönetimden Hoca’ya ele geçen, akla gelen herkese sayılıp dökülüyor.

Benim o zaman bir hesabım olmadığı için twitter’ı sayfasına bakarak takip ettiğim @bjkigdir, İlker Pırlant Abi, Cem Göncü ve tabii o zamanlar varlığından haberdar olmadığım birçok aklı başında insan ‘yapmayın- etmeyin, birlik olalım, desteğe devam’ diye çırpınıyor.

Renkli basın ve spor programları yangına körükle gidiyor. Yorumcu, analizci ve eski futbolcular; ‘evet, evet; kesin etkilenmişlerdir’ deyip kafa sallıyor.

Bir tanesi de çıkıp ‘Arkadaşım, bu adamlar Barselona veya Dortmund’da oynuyor olsalardı, o saatte kampta bile olmayacaklardı. Zaten kamp diye de bir şey olmayacaktı. Adam 7’deki maça 5’te kendi arabasıyla evinden gelecekti. Ne diyorsunuz siz? Futbolcu böyle şeyden etkilenir mi?’ demiyor.

Peki biz bu yangınları neden söndüremiyoruz?

Çünkü Beşiktaşlının ‘yav bu adam bu konuda ne demiş?’ diye bakacağı, üzerine renkli medya tozu sinmemiş, güvenilir insanların etki alanı; twitter’da kendisini takip edenlerle; yayabileceği görüşün hacmi de bir flood’a sığdırabilecekleri ile sınırlı.

Günde 500 bin Beşiktaşlının girip makaleler okuduğu ve beğenirse paylaşabildiği birkaç platforma sahip olsak; burada Beşiktaşlılar, kanaat önderlerimiz, fikir insanlarımız hızlı reaksiyonla, gündeme dair ve ikna edici yazılar kaleme alsalar, bu çalkantılar daha kolay atlatılır.

Krizler tamamen ortadan kalkmaz ama tartışmanın seviyesi yükselir.

Bir mağlubiyeti ‘gece yürüyüşüne’ bağlamadan, teknik-taktik üzerinden; onu da, sadece ‘biz ne yapamadık’ diye değil, ‘rakip ne yaptı’ diye de bakarak anlamaya çalışırız.

Ya da ‘Türkiye’de kamp şart abi’ üzerine konuşacağımıza, ‘biz neden kampa gerek duymayacak kişisel olgunluğa ve kontrole sahip oyuncular yetiştiremiyor / transfer edemiyoruz?’ konusu tartışılır.

29bits-facebook-superjumbo

TV de seyrettiğimiz, üç saatlik, en yüksek sesle bağıranın en haklı olduğu spor tartışmalarının, hangi sekiz dakikasında Beşiktaş konuşulacak diye pür dikkat beklemeyiz.

Kimse de bize ’ben gazetede, televizyonda Beşiktaş’ın haklarını savunuyorum, bana hitap ederken Sir deyin’ diye afra tafra yapamaz.

Renkli basının yaptığı haberi al kopyala, oradan ‘tık’ al, o ‘tık’ reklama dönsün çaresiz döngüsünden çıkan güçlü siteler daha çok kendi içeriğini üretir; profesyonel muhabir istihdam eder, habere kendi ulaşır, özel haberiyle daha çok ‘tık’ alır.

Beşiktaş dijital medya sitesinin işi; tartışmanın seviyesini yükseltecek, daha iyiyi yakalamak için yeni tartışmalar başlatacak fikir ve analizler üretmek, haberler sunmak olur.

Okurların ‘tribün çekimleri, Beşiktaş anıları, hayatın Beşiktaş ile geçen anları’ üzerine video / fotoğraf / yazı / tweet gönderebileceği interaktif alanları olan dev platformlara dönüşürler.

El haberiyle alınacak ‘tıklar’; forma dizayn oylamalarıyla, haftanın en şirin Beşiktaşlı bebeğini seçmeyle, haftanın on biri / oyuncusu oylamalarıyla alınır.

İlgi çeken yazarların 45 dakikalık podcastleri, ciddiye alındıkça gelecek oyuncu röportajları ve ufak tefek web üzerinden canlı yayınlarla düşük bütçeli yayıncılık üzerinden etki alanları genişler.

Ve en önemlisi, siz bu satırları okuyabilirsiniz.

Benim yazdıklarımın herhangi bir önemi olduğu için değil. Camiamızda benim yazdıklarımdan çok daha parlak fikirleri olan, değerli katkı verebilecek insanlar var. Beşiktaş için bir şeyler yapmak için kafa yoruyorlar. Sonra bunları adını kimsenin duymadığı bloglarına yazıyorlar. Hevesle okunmasını takip ediyorlar ve…siteye 7 kişi giriyor 4’ü kendisi. O ikinci yazı, belki de bir fitili ateşleyecek yazı hiç yazılmıyor.

Beşiktaş’ın kendi dijital medyasının güçlü varlığı, Beşiktaş için fikir üreten, proje geliştiren ya da sağlıklı bir tartışma ortamına katkı verecek yetkinliği olan insanların camiaya seslenebilecekleri bir pencere açar.

Yeterince çok pencere açılırsa, belki Beşiktaş fikir iklimi değişir.

Bizim de Beşiktaş’ı yaşama yolculuğumuz daha renkli, daha dolu ve daha anlamlı olur.

Başka bir Beşiktaş mümkün.

 

Cem Fante / @johncelinefante

1. BÖLÜM

2. BÖLÜM

3. BÖLÜM

4. BÖLÜM

5. BÖLÜM

6. BÖLÜM

7. BÖLÜM

8. BÖLÜM

9. BÖLÜM

10. BÖLÜM

11. BÖLÜM

12. BÖLÜM

13. BÖLÜM

14. BÖLÜM

15. BÖLÜM

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.