Başka Bir Beşiktaş Mümkün -16

Taraftar Sayısı Meselesi

Basın neden rahatlıkla üzerimize geliyor?

Bu sorunun cevabını anlamak için önce bir gerçekle yüzleşmemiz gerekiyor.

Taraftar sayımız iyimser tahminle 12-13 milyon. Renkli kardeşlerin takım başına 18-19 milyon taraftarına göre 2/3 oranındayız.

Burada tarif edilen taraftarlık türünün hangi takımlısın diye sorulunca verilen cevapla sınırlı olduğunu anlamakta fayda var.

Yani herhangi bir çaba, harcama veya fedakarlık istenmeyen bir destekleme türü. Takım o hafta kimle oynuyor sorusuna cevap verebilmeyi ya da kadroyu sayabilmeyi içermiyor.

Daha ciddi seviyede; ‘küçükken bir kere maça gitmiştim, maç özetlerini izlerim, çocuğa terlik alacaksam takım logosu olanı alırım’ diyenlerin oranı taraftar grupları içerisinde aşağı yukarı 1/3.

Yani 4 milyon Beşiktaşlı, 6’şar milyon renkli kardeş.

İşte bütün pazarlama bu 16 milyon kişiye gazete aldırma, digitürk aboneliği yaptırma, spor kanalı seyrettirme ve web sitesi ‘tıklattırma’ üzerinden dönüyor.

Medya sektöründe nesilden nesle geçen, basının poster dağıttığı günlerden kalma bir hesap var. Gazete fenerle ilgili bir şey dağıttığında yok satar, galatasaraylılar da ilgi gösterir, Beşiktaşlılar tirajı çok oynatmaz.

Bu tarihsel veriye, “3 oyunculu bir ligle ilgili yorum yaparken illa biri kızacaktır, Beşiktaş’ı övsek 12 milyon kişi kızacak; biz en iyisi Beşiktaş’ı kızdıralım 12 milyonu bağlayalım” dümdüz mantık hesabı da eklenince, karşımıza şahit olduğumuz kepazelikler çıkıyor.

Ek olarak şunu da söylemek lazım. Lig TV aboneliklerine baktığımız zaman, para harcayan taraftarımız sadece sayı olarak değil oran olarak da rakiplerimize göre daha az.

Yani örnek olarak 750.000 galatasaraylı abone varsa, Beşiktaşlı abone sayısı olması gereken 500.000’in de altında.

Bu da medyanın çok da bir şey kaybetmiyoruz rahatlığıyla karşımıza konumlanmasını kolaylaştırıyor. Çünkü bizim karşımız renklilerin şefkatli kollarına denk geliyor.

“Neden herkese eşit mesafede olamıyorlar?” sorusu normalde çok mantıklı olsa da ülkemiz koşullarında manasız. Fazla sosyolojik detaya girmeden biz Norveç değiliz, toplumsal tartışma seviyemiz müsait değil deyip geçelim burayı.

Peki bu durum kalıcı mı? Değişiyor mu? Biz ne yapabiliriz?

Durumu netleştirmek için aslında öncelikle taraftar guruplarını ikinci bir elekten geçirmemiz gerekiyor. Takımını gerçekten ciddiye alan, her maçı izlerim, lisanslı ürünlerini alırım, hakkını savunmaya çalışırım diyen çekirdek taraftar sayısı da aslında ciddi taraftarların ¼ ‘ü seviyesinde.

Yani biz, aslında kemik kadro 1 milyon kişiyiz. Renkliler de 1,5’er milyon seviyesinde. Asıl parayı harcayan, maça giden, forma alan, digitürk aboneliğini yaptıran, spor gazetesine tiraj ve televizyonuna rating sağlayan da işte bu grup.

unibjkfidan

Tarihsel olarak biz emekçi-orta sınıf takımıyız, harcama alışkanlıklarımız da doğal olarak ona göre.

Fakat suyun yönü değişiyor ve aslında bunun belli bir bölümü bizim bir şey yapmamıza gerek kalmadan gerçekleşiyor.

Öncelikle Beşiktaş taraftarı eğitim seviyesi en yüksek taraftar haline geldi. Yani yeni nesil Beşiktaşlılar yüksek gelire ulaşma şansı en fazla olan takım taraftarları. Doğal olarak bu da grup olarak Beşiktaş taraftarının alım gücünü yukarı çekiyor. Takımımız için daha fazla harcama potansiyelini yakalıyoruz.

Diğer bir lehimize trend de başarı. Başarılı, göze hoş gelen futbol oynayan, yeni stadıyla bir cazibe merkezi haline gelen ve Şampiyonlar Ligi’nde boy gösteren Beşiktaş; Türkiye liginde ivmesi yukarı doğru olan tek takım.

Bu popülerlik sadece takım seçimi yapan yeni kardeşlerimizin Beşiktaşlı olmasını sağlamıyor, ciddi taraftar seviyesinde olan 3 milyon taraftarımızın, kemik taraftar dediğimiz 1 milyonluk kitleye geçiş yapmasını sağlıyor.

Yani 200.000 forma satarken 400.000 forma satmaya başlamamız, ben Beşiktaşlı oldum deyip gidip forma alan 200.000 kişiyle olmuyor. Başarı, popülerlik ve bir hikayesi olan bu güzel takım, kendisini Beşiktaşlı olarak ifade eden düşük ilgili taraftarlarımızın da futbola ve kulübüne daha sıkı bağlanmasını sağlıyor.

1 milyonluk ‘kemik taraftar’ kitlemiz büyüyor.

Hal böyle olunca da renklilere göre 6 milyon az taraftarımızın olması bir şey ifade etmiyor.

3 milyonluk düşük ilgili taraftar grubundan bir 500.000 kişiyi ‘kemik taraftar’ kitlesine geçirdiğimiz anda aradaki fark kapanıyor.

Eğitim seviyesi daha yüksek, eşit sayıda ‘maksimum ilgili’ taraftarımız olduğu anda da hem alım gücü en yüksek, hem derdini en düzgün anlatma kapasitesine sahip taraftar kitlesine sahip oluyoruz.

İşin doğal seyri zaten bu yöne doğru gidiyor. Bize düşen bunu hızlandırmak, başarısızlıkta eski haline dönmemesi için önlem almak ve ara dönemde tek yumruk olup meydanı boş bırakmamak.

Başarısızlıkta eski haline dönmemesi için kulübün taraftarıyla kurması gereken ilişkiye dair uzun uzun yazdım.

Görüşümü; taraftar-kulüp ilişkisinin maç günleri dışında da devam etmesi, taraftarı saha başarısı dışında neyin mutlu ettiğine kulak verilmesi ve kulübün bunlara dair içerik ve aktiviteleri taraftarına ulaştırarak ‘ben de sizi seviyorum’ demenin bir yolunu bulması olarak özetleyebilirim.

Süreci hızlandırmanın yolu ise başarıyı ‘parlatmaktan’ geçiyor.

Sosyal medya, kulüp televizyonu ve diğer kanallar kullanılarak, taraftarla iyi planlanmış bir iletişim stratejisi çerçevesinde; takımın ve camianın yarattığı güzelliklerin ve başarının paylaşılması gerekiyor.

İşin bize düşen kısmı ise; medyaya tepki verilmesi gereken zamanlarda ‘hızlı ve gürültülü’ bir reaksiyonu tek yumruk halinde göstermek ve içerik üreten Beşiktaş dijital medya siteleri ile olabildiğince kendi Beşiktaş medyamızı yaratmaya çalışmak.

Beşiktaşlılar için konuşup tartışabildikleri, fikirlerini duyurabildikleri ve sadece Beşiktaşlıların omuz vermesiyle yaşanabileceğinin ispatı olan platformlar oluşturmak. Bunları renkli ‘ne olur bana tıklayın’ haberciliği yapan spor gazeteleriyle rekabet edecek büyüklüğe taşımak.

Bunu yapabilecek kalite bir camiada varsa, bu Beşiktaş camiasıdır.

Başka bir Beşiktaş mümkün.

 

Cem Fante / @johncelinefante

1. BÖLÜM

2. BÖLÜM

3. BÖLÜM

4. BÖLÜM

5. BÖLÜM

6. BÖLÜM

7. BÖLÜM

8. BÖLÜM

9. BÖLÜM

10. BÖLÜM

11. BÖLÜM

12. BÖLÜM

13. BÖLÜM

14. BÖLÜM

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.