Başka Bir Beşiktaş Mümkün – 15

Beşiktaş Marka Değeri ve Lisanslama.

Elimizde taraftarımızın tüketim tercihlerini bize anlatan veri yok. Beşiktaş’a katkı vermenin veya Beşiktaş Armasını bir üründe görmenin taraftarımızın hangi bölümü için ne kadar ek değer ifade ettiğini bilmiyoruz. Taraftarımızı gelir ve tercihlere göre bölümlere ayıramamışız ve ne tür ürünlerden hoşlandıklarını onlara soramıyoruz.

Peki, Türkiye’de bunları yapan kulüp var mı?

Yok. Zaten bütün bu yazıların sebebi de, ‘biz önce yapalım, Beşiktaş’ımız öne çıksın’ arzusu. Fakat yaşam devam ediyor. Eldeki imkanlara odaklanıp onlarla ne yapabileceğimize bakmak lazım.

Geçen yazıda yapmamamız gerekenlerden bahsetmiştik. Şimdi neler yapılması gerektiğine göz atalım.

  • Lisanslama işbirliğini kendi satış ağı da olan, alanında lider üreticilerle yapmaya özen göstermek.

Lisanslama anlaşması yapmaktaki asıl amaç bir ürüne markamızı koyarak artı değer katmak, bu oluşturduğumuz artı değerden de pay almaktır. Bu ürünü bizim satmamız ikincil önceliktir.

Yani atıyorum ‘Marvel Comics’, Türkiye’de bir firmaya ‘Örümcek Adam’ baskılı yatak örtüleri üretme ve satma yetkisi verdiği zaman, ikinci adım olarak buraya birilerini gönderip, onlara semt pazarlarında tezgah açtırıp, yatak örtüsü sattırmaz.

O yarattığı markayı ürüne vermiş ve anlaşmanın kendi tarafındaki görevini yapmıştır.

Anlaşmaların içeriği genellikle ‘500.000$ her şartta alınacak lisans ücreti + her satıştan %10 ya da 100.000$ lisans ücreti +her satıştan %20’ mantığıyla oluşturulur.

Üretimine izin verilen adet belli ve kontrol edilebilir olmalıdır. Bu da kurumsal firmalarla anlaşma yapmanın bir diğer artısıdır. Orta ölçekli firmalar size 10.000 çakmaktan pay verip, 50.000 adette açıktan üretmek gibi işlere girişebilirler.

Bu ürünleri Kartal Yuvası’nda satmak mantıksız mı?

Hazır bir mağaza zinciri varken tabii ki değil. Üretici fiyatı ile bayi fiyatı arasındaki karı almak aksine mantıklı da ama şunu unutmadan; lisanslama üreticinin/ithalatçının bize çalıştığı bir sistemdir.

Beşiktaş marka değeri gibi bir kozumuz varken bizim onların ürettiğini eritmeye çalışan bir role geçmemiz, bunun içinde sürekli mağaza sayısı arttırmamız gibi bir durumdan kaçınmak gerekir.

  • Ürünün üretim ve satış sürecinde iletişim ve kontrolü bırakmamak.

Beşiktaş’ımızın adını ve armasını taşıyacak bir ürün piyasaya çıkmadan evvel ‘kalite onay şartını’ anlaşmalara koymak kesin gerekliliktir. Biz ürün kalitesine onay vermeden hiçbir ürün piyasaya çıkmamalıdır.

Beşiktaş isminin uyandırdığı büyüklük, güven ve kalite hissini sulandırmanın o lisanslı üründen elde edilecek gelirin telafi edemeyeceği bir kayıp olacağını unutmamak gerekir.

bjkadidas

Bir diğer mesele de fiyatlama.

Bir ürünü fiyatlarken üst sınırımız, ülkenin o alanda en bilinen markasının en kaliteli ürününün fiyatıdır. Bunun üzerine çıkmak taraftarlarımızı muadil ürüne yönlendirir. Sürümlü satılması istenen ürünlerde iyi kalite üretip çok iyi fiyatına satmak idealdir.

Çok iyi kalite ürünlerde sınırlı üretim, imza vs. ekstra değer katma gibi seçeneklerden yararlanılmalı. Sözün özü kulüp fiyatlama konusunda da lisans verilen firmayla işin içinde olmalı.

Satış sürecinde de bu iletişim-kontrol ilişkisi devam etmeli. Üreticinin satış ağında ürünlerimizin nasıl sergileneceği ve sunumu üzerine kafa yorulmalı.

Çok lafı uzatmadan şöyle söyleyeyim.

Beşiktaş Armalı ürünleri lisans verdiğimiz üreticinin mağazasında karmakarışık ve buruşturulmuş halde indirim sepetinde görürsem o mağazayı ateşe veririm.

Ürün seçimi nasıl olacak?

Yukarıda belirttiğim prensipler takip gerektiren, ürünün her sürecinde kontrol isteyen yani belli bir zaman ve enerji harcayan süreçler. Elimizdeki insan kaynağının doğru kullanılması ve işi sadece bu olan insanlar çalıştırılması zaten ön şart.

Beşiktaş Arması yüz milyon dolarlarla ifade edilen bir marka değerinin sembolüdür. Bu değeri kullanırken nicelikten çok nitelik üzerine odaklanmakta fayda var.

Özellikle saha başarısının olduğu, popülerliğin arttığı dönemlerde eline bir ürün alan kapımızı çalacaktır. Burada önceden net çizgiler belirlemek işimizi kolaylaştırır.

Biz kimlerle çalışırız?

Beşiktaş kendi satış kanalları da olan, kurumsal ve profesyonel yönetilen; saygın ve güçlü üreticilerle/ithalatçılarla işbirliği yapmalıdır.

Bir ürüne lisans verebilmemiz için minimum kazancımız ne olmalıdır?

Marka değerimizin kullanılması; ‘50.000 TL gelsin, Allah bereket versin’ mantığıyla yürütülmemeli. Bir ürünün satışa sunulması için o üründen beklenen gelir milyon TL ile ifade edilmeli.

Yol arkadaşlığı yapılabilecek, uzun vadeli hedeflere yürünebilecek firmalarla işbirliği yapılmalı; çıkarılan seçkin ürünler sosyal medya reklam kampanyaları ile desteklenmelidir.

Beşiktaş’ımızı yönetenlerin her işe aynı anda koşturmaları mümkün değil. Yeniden yapılandırma sırası bu lisanslama konularına geldiğinde gerekenler ile ilgili karınca kararınca fikirler bir kenarda dursun.

Başka bir Beşiktaş mümkün.

 

Cem Fante / @johncelinefante

1. BÖLÜM

2. BÖLÜM

3. BÖLÜM

4. BÖLÜM

5. BÖLÜM

6. BÖLÜM

7. BÖLÜM

8. BÖLÜM

9. BÖLÜM

10. BÖLÜM

11. BÖLÜM

12. BÖLÜM

13. BÖLÜM

14. BÖLÜM

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.