Başka Bir Beşiktaş Mümkün – 10

O Kadar Yazıyı Kim Okuyacak Diyenler İçin Genel Bir Bakış

Bu yazıları yazarken tutturmaya çalıştığım ton, “bunu neden yapmıyorsunuz?” değil, “bunları kimse yapmıyor, ilk biz yapsak ne güzel olur” şeklindeydi. Sizin de derdin “akıl vermek” değil “fikir üretmek” olduğunu düşünerek okumanızı isterim.

Beşiktaş’ımızın bizimle olan ilişkisini, sadece taraftardan yaratılan gelire odaklanma tuzağına düşmeden ama büyüme potansiyelini de kaçırmadan geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bunun temelinde taraftarla kişiselleştirilmiş bir ilişki kurabilmek yatıyor. Serinin 1. Bölümündeki başlangıç noktam da zaten buydu.

Peki bu çaba neden önemli?

Özellikle 3. ve 7.Bölüm‘lerde anlattığım, taraftarın cebinden çıkmadan kulübe gelir sağlama kaynakları için temel bir soruya cevap verebiliyor olmamız gerekiyor:

Bizim taraftarımız kim?

Hangi meslek gruplarında yoğunlaşmışız? Gelir seviyemiz nedir? Peki eğitim seviyemiz? Boş zamanlarımızı nasıl değerlendiriyoruz? Alış-veriş alışkanlıklarımız neler?

Soruların cevaplarının değerli olması ve bunlardan gelir elde ediliyor olması, size samimiyetsiz gelmesin. Bu soruyu sormanın akıl edilmesi, çok daha iyi niyetli bir sorunun sorulmasından sonra oldu.

Gönlümüzden geçen Beşiktaş’ımızın her zaman başarılı olması ama ‘her zaman’ hayatın akışına aykırı bir talep.

Kulüplerimizin bu duruma çare olarak düşündükleri tek yöntem ise saha başarısı varsa yüksek gelir, saha başarısı yoksa ‘indirim’. Bu da hem kulübün marka değeri açısından iyi değil, hem de aslında bir çare değil. “Biz bu konuya kafa yormuyoruz” itirafının fiili durumu.

Konuya kafa yormaya başlandığında, saha başarısı olmadığı zaman da taraftarın güçlü bir şekilde takımımızın yanında olması için, bilmemiz gereken bir veri, sormamız gereken bir soru ortaya çıkıyor.

Beşiktaş sevdanızda, saha başarısı dışında sizi ne mutlu ediyor?

Ne kadar basit bir soru ama cevabını bilmiyoruz.

Beşiktaş ile ilgili sizi ne mutlu eder sorusunun cevabı %90 oranında “başarılı olması” çıkar ama ikincil mutluluk sebebini bulursak bir anda ışık yılları kat ediyoruz.

fikir-c3bcret

Cevaplar değişkenlik gösterecektir. Futbol takımının mücadele etmesinden maç öncesi eğlencesine, tribün coşkusundan gelenek ve mirasa çeşitli mutluluk kaynakları ve bunların bizde bulduğu çeşitli karşılıklar var çünkü. Yine de toplasanız 7-8 farklı cevabın dışına çıkamazsınız.

Bu soruyu sorabilmemiz için, taraftarımızla ilişki kurmamız gerekiyor.

Bu ilişkiyi kurduğumuzda da bunun doğal sonucu olarak sadece veri kaynaklı gelirler değil, birçok imkan ortaya çıkıyor.

2.Bölüm’de bahsettiğimiz taraftarımızı alım güçlerine göre ayırma ve her bir parçanın Beşiktaş’a dokunabilme, ‘Beşiktaş taraftarlık deneyiminin’ bir parçası olabilmesi için doğru ürün ve fiyatlama yapılabilmesi.

6.Bölüm’de anlattığımız ‘gelir beklentilerini doğru planlama’ ve taraftar özverisi dışında kaynaklar yaratılması.

5.Bölüm’de olduğu gibi kişiselleştirilmiş ürün fikirleri için taraftarımızla iletişim kurulabilmesi.

Bu kaynaklardan üretilen ekstra gelirlerin 8. ve 9.Bölüm’lerde örneklendiği üzere geleceğe yatırıma ve sosyal sorumluluk projeleri üstlenilmesine aktarılması hep bu ilişkinin kurulabilmesine bağlı.

Daha önemlisi taraftarımızı neyin mutlu ettiğini bildiğimiz için, kulübümüzün basın açıklamaları, takım duruşu, sosyal medya kanalları ve televizyonu ile mesajını bu çizgiler üzerinde şekillendirebiliyoruz.

Beklentiler Beşiktaş geleneklerine aykırı ise açıklamalar ve içerikle düzeltmeye çalışıyoruz. Birbirleriyle çelişen istekleri olan taraftar gruplarımızı ortak bir noktada buluşturmaya gayret ediyoruz.

Sosyal medyayı daha doğru kullanıyoruz. Herkese tek içerik kıskacından çıkıyor, ortak değerlerimizi anlatan içeriklerin dışında beklentilere göre farklı içerik ulaştırabiliyoruz. (Takıma yakın hissettiğinde mutlu olduğunu söyleyen taraftarlara daha çok antrenman videosu, özel röportaj, video konferans ile oyuncular ve hocamızla soru-cevap; taraftar coşkusundan mutlu olan taraftarlara daha çok stat içi videoları, maç günü Beşiktaş Köyiçi paylaşımları gibi.)

Eğer taraftarımızın sadece saha başarıları üzerinden reaksiyon göstermesi istenmiyorsa, saha dışında da iletişimin devam etmesi, kulübün elinin bizlere değiyor olması, çim sahanın dışında da mutluluk verici ve tatmin edici bir ilişkinin sürüyor olması gerekir. Başlatmak için en iyi zaman da sahada başarının olduğu zamandır.

Bu ilişki ne kadar çok Beşiktaşlı ile kurulabilirse; hem başarıları kutlamamız daha coşkulu, hem de ‘hiç gelmesin’ dediğimiz istenen sonuçları alamadığımız günlerde saflarımız daha kalabalık olur.

Başka bir Beşiktaş mümkün.

 

Cem Fante / @johncelinefante

1. BÖLÜM

2. BÖLÜM

3. BÖLÜM

4. BÖLÜM

5. BÖLÜM

6. BÖLÜM

7. BÖLÜM

8. BÖLÜM

9. BÖLÜM

11. BÖLÜM

12. BÖLÜM

13. BÖLÜM

14. BÖLÜM

15. BÖLÜM

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.