Kapanan Hesaplar Üzerine: Bir Fav’ınızı Alırım

Kapanan Hesaplar Üzerine: Bir Fav’ınızı Alırım

Amerika’da The Bachelor tarzı ödüllü evlilik yarışmalarına katılan gelin adayları, bir süre sonra bir birlerini “saf ve temiz niyetlere sahip olmamak ve para için aşık rolü yapmakla” suçlamaya başlarlar. Sanki; milyonların önünde, damat adayının kim olduğunu bilmeden katıldıkları ve ucunda ödül olan bir yarışmada, 20 kadınla birlikte aynı erkekle flört etmenin, başka bir amacı olabilirmiş gibi.

Bir başlığa bir de ilk paragrafa baktığınızın farkındayım. Yok, merak etmeyin doğru yazıdasınız. Bu bağlantıyı kurmama sebep olan olay gerçekten de, Beşiktaş taraftar hesaplarının kapatılması, daha doğrusu alternatif hesapların açılması oldu.

Yeni hesaplar açılınca doğal olarak eski hesapların sahipleri, kaybettikleri takipçilerine seslerini duyurabilmek için arka arkaya tweetler ve rt istekleri attılar. Bu çabalara destek olanlar olduğu kadar; “takipçi kasıyorsunuz, fenomen olmaya çalışıyorsunuz, timeline’ı dolduruyorsunuz, siz bizi niye takip etmiyorsunuz” konulu tweetler atan da çokça arkadaşımız oldu.

Benim bu konuda genel fikrim; büyük hesapların organize olmayı kolaylaştırdıkları için gerekli olduğu, fenerin 12 numarayı hemen açtırabilmesinin her Beşiktaşlının kanına dokunması gerektiği ve destek vermenin bir butona basmaktan ibaret olduğu durumlarda, büyük fedakarlıklar istenmiş gibi şikayetler edilmesini manasız buluyor olmam, olarak özetlenebilir.

Kapatılan ve kapatıldığını iddia eden hesaplar içinde önceden takip etmediğim, bundan sonra da takip etmeyi düşünmediklerim var. Bu onlara eski takipçilerine ulaşmaları konusunda yardımcı olmamı engellemiyor. Bedava verilen ve isteğe bağlı alınan bir hizmette, bilinçli tüketici damarı kabarıp ahkam kesmek şık durmuyor görüşündeyim.

Kibar ama şirin gözükmek kaygısı olmayan bir adamım. Konu açılmışken buradan lafa girip; twitter Beşiktaşlılar Derneği’nin halleriyle ilgili bir iki kelam etmek, olaylara dün doğmuş masumlar gibi tepki verenlerin, hayatın gerçekleriyle yüzleşmesine vesile olmak istedim.

  • Şok olacaksınız biliyorum, ama twitter’da hesap açan insanların çoğunluğu söylediklerinin olabildiğince çok kişiye ulaşmasını ve mümkünse önemsenmesini istiyor. Bakın yine çok enteresan, mikro blog sitelerinin amacı da bu diyorlar.
  • Twitter ne dediğini önemsediğiniz insanların, sizi ilgilendiren konulardaki görüşlerini takip edebilmek için çok etkili bir araç. Çok basit görünen bu cümlenin iyi anlaşılmadığını düşünüyorum. Birini takip etmek, onun düşüncelerini ya da paylaştıklarını merak etmek veya önemsemek manasına geliyor. Doğal olarak takip ettiğiniz bir kişinin sizi geri takip etmemesi deeee……evet, ne dediğinizi merak etmemesinden kaynaklanıyor. Benim takip ettiğim ve beni takip etmeyen bebeler var. Hiç gocunmuyorum, çünkü ben onları paylaşımları beni eğlendirdiği için takip ediyorum. Dolayısıyla benim etkileşim çabam amacına ulaşmış oluyor. Yani Zeki Müren’in de sizi görmesi şart değil.
  • Biraz takipçi yakalasa kelliğe karşı saç kremi pazarlayacak ne kadar adam varsa, sağa sola “fenomen mi olacaksın, takipçi kasma, takip ettin bıraktın; madem bırakacaktın niye takip ettin” şeklinde sataşıyor. Dikkat ederseniz orijinal bir tweet, zekice bir içerik gördüğü anda kopyalayıp kendi bulmuş gibi paylaşanlar da genelde bu insanlar oluyor. Özellikle başkasının emeğini sahiplenmekten medet umanlar için söylüyorum. Azalarak bitin.
  • Konunun bir yönü daha var. “Sadece Beşiktaş için” meselesi.

İşin içine para pul ve çıkar karıştırmadan hareket eden birçok taraftar hesabı, oluşumu ve sitesi gerçekten de var. Ama maddi çıkar elde etmemek verilen emekleri sadece Beşiktaş için yapmıyor. İşin içine mutlaka kişisel tatmin ve ego giriyor. Eleştirmek için söylemiyorum, kitleye hitap eden işlerin doğasında var.

Zamanında; “dişiyle kamyon çekme, top sektirirken merdiven çıkma” benzeri, toplam 12 kişiye hitap eden bir hobisi olan bir kardeşe, televizyonda denk gelmiştim. Ağzından çıkan ilk laf; “adımı Türk ve dünya basınına müthiş Türk olarak duyurmak istiyorum “ olmuştu.

İlgi görünce şaşırmak gayet insani bir şeydir. Mesela ben reklam almayan bu sitede yazı yazıyorum. Fakat bu benim yazdığım bir yazı az okunduğuna sinirlenip somurtmama engel teşkil etmiyor. Çünkü insanoğluyuz. Hepimizin egoları var. Yeter ki bu egolar bizi elimizin altında deve dişi gibi taraftar hesapları olup, kardeşlerimizin hesapları kapatıldığında gık çıkarmamaya götürmesin.

Gelelim en önemli konuya:

Bu yazıyı rt eden arkadaşlar arasında yapılacak çekilişte kazanan bir talihliye cennetten arsa vaat ediyorum…takibe takip….oh, hep bunu yapmak istemiştim….rahatladım.

.

Cem Fante / @johncelinefante

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.