Güç

Bundan 20 yıl kadar önce; iyi bir gazeteci, eskinin namlı kabadayılarından birinin, yaşlılık yıllarında kendisine yapılan saldırılara cevap verememeye başlamasıyla ilgili; “sokakları, üzeri gazete kağıtları ile örtülü cesetlerle kaplayabildiği zamanlar, geride kalmıştı” yazmıştı. Hem anlatımın gücünden, hem de cümleyi okur okumaz aklınıza üşüşen imgelerden ötürü, bu söz aklımdan hiç çıkmadı.

Alışık olduğu gücü ve etkiyi kaybetmek her insanı değişik etkiler. Kimi kabuğuna çekilir, kimi apartman yöneticiliği yapan emekli albay gibi, gücünün yettiğine emirler yağdırarak egosunu tatmin etmeye devam eder. En tehlikeli türleri ise, Hitler örneğindeki gibi, kendisiyle beraber çevresindekileri de kazanamayacakları bir savaşta yok olmaya sürükler.

Gücün, toplumu etkileyen haliyle kullanılabilmesi; paraya, makama, kalabalıklara, kas gücüne ve politik erke yakınlığa sahip olmanın belli bir kombinasyonunu gerektirir. Bunların içinde en temel olan politik erkle olan ilişkidir. Güce sahip olanların yaptığı “küçük şımarıklıklara” göz yumulması buna bağlıdır. Her işlediğiniz suçtan ceza yatıyorsanız mafya babası değil azılı suçlu olursunuz. Her aldığınız ihale mercek altına alınıyorsa iş adamı değil potansiyel hortumcusunuzdur.

Bu tür bir güç, dünyanın her yerinde öyle ya da böyle medya desteğini beraberinde getirir. Yabancı basında da mesela zırdeli zenginler için çılgın ya da eksantrik denir. Hiçbir ünlü kendi açıklamak istemiyorsa HIV pozitif değildir. Milyonda bir görülen bir hastalığı vardır. Yani sizin ve benim için geçerli olan yasalar, toplumsal yargılar ve standartlar bu kişiler için geçerli olmaktan çıkar.

Yalnız bir gerçeği unutmamak gerekir. Tek namağlup; değişim ve zamandır.

Şartlar, bağlantılar, politik iklim, toplumun dinamikleri ve paranın yönü zamanın getirdiği değişimle beraber tekrardan şekillenir.

Futbol iklimimiz de böyle bir değişim yaşıyor. UEFA’nın Financial Fair Play’i devreye sokması “para babası Başkan” tipini taca attı. Artık kurabileceğiniz kadrolar, kulübünüz için yaratabileceğiniz kaynaklar ile sınırlı. Çiftlik gibi yönetilen bilançolar, “parasıyla değil mi” diye alınan oyuncular tarihe karıştı. Bir futbol kulübünü yönetmek, uluslararası başarılı bir şirketi yönetecek kadroları gerektiriyor. Egosu başarılı hiç kimseyle çalışmayı kabul edemeyenler, cehennemi yaşıyorlar.

Politik atmosferde de değişiklikler yaşanıyor. “Kudretli Başkan” figürü artık makbul değil. Yönetici ve Başkanlardan, aslında olması gerektiği gibi; gerginlik yaratan değil gerginlikleri ortadan kaldıran, “mutluluk kaynağı ve birleştirici unsur olan sporun temsilcileri” gibi davranmaları bekleniyor. Başkanımızın dünkü açıklamalarının ve aynı gün Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’ın derbide yaşanan olaylar ve gerginlikler ile ilgili:

“Daha önce de, bu konuda söylediğim gibi, Türkiye’de herkesin olduğu gibi, spor yöneticilerinin, antrenörlerin, sporcuların da sorumlulukları var. Herkesin bu ülkeye karşı sorumlulukları vardır. Herkes sorumluluklarına göre davranmalı ve sergilemeli.” demecinin da bu şekilde okunması gerektiği kanaatindeyim.

Şu son birkaç gündür yaşadıklarımız, değişen futbol düzeninin şimdilerde eski halinin bir karikatürüne dönen temsilcisinin, nafile çabaları. Hala medyada ve federasyonda kalan yozlaşmanın artıklarıyla bir zarar verecek, ortalığı meşgul edecek ve kısa süreli kazanç sağlayacak gücü var elbet. Ancak değişimin önünde durmak mümkün değil.

Uluslararası futbolu yönetenlerin şeffaflık ve gerçekçi bilanço talepleri, politik erkin futbol ortamına bakışı ve en önemlisi büyüyen ve daha da büyümek isteyen futbol ekonomisinin bu yerel bayağılıkları artık sırtında taşımak istememesi, sonlarını getirdi.

Peki, bu iş böyle kendi kendine halloluyor gibiyse ben bu yazıyı niye yazdım?

Çünkü ne kadar kuyruğu dik tutuyor olsalar da ve eskiden yaptıklarına devam ediyor gözükseler de başlarına gelenin ve gelecek olanın onlar da farkında.

Federasyon başkanlığı için düşündükleri “şeytanlık” tam da bu farkındalığın sonucu.

Hem kendilerinden zerre hazzetmeyen politik erkle aralarında köprü olması, hem de “yazıver oradan bir-iki evrak; borcu yoktur, alacağı vardır, gönder UEFA’ya” tarzı durumlarda işlevsel olacağı düşüncesiyle son mermilerini atıyorlar.

Şike sürecinde “gerekirse ülke ceza alsın bizim kulüp kurtulsun” diye düşünen adamın şu son birkaç yılda değiştiğini düşünmek iyimserlik olur. Kendisinin başkanlığı; “Avrupa futboluyla bağlar kopsa bile ahbap-çavuş ilişkili futbol düzenimiz devam etsin, yerel olsun bizim olsun” zihniyetinin başkanlığı olacaktır.

Bu başkanlığa direk karşı çıkmak, bir kere adaylık resmileşip ok-yaydan çıktıktan sonra, malum sebep ve ilişkilerden dolayı mümkün olmayabilir. O gün geldiğinde köşeye sıkışmamak için şimdiden bir politika geliştirmek gerekiyor.

Benim önerim bu süreçte daha donanımlı, objektif ve reddedilemez bir adayı öne çıkarmak.

Biraz “damda gezer miyav miyav der” gibi bir ipucu olacak ama mevcut Kulüpler Birliği Başkanı bu tanıma tam olarak uyuyor.

Başkan’ımızın, ki bunu düşündüğünün sinyallerini alıyorum, bu konuda çalışmalara şimdiden başlaması yerinde olur. Bin bir zahmetle yola çıkardığımız kervanı, haramilerin insafına terk etmeyelim.

Beşiktaş’ın sahada kazanıp masada vereceği şampiyonluğu kalmadı.

Geleneksel basın işlevini kaybetti ve yeni açılan sosyal medya cephesinde açık ara kazanıyoruz. Yapabildikleri ufak tefek hakem kurnazlıklarını, sahadaki oyunumuzun gücüyle çoğu zaman bertaraf edebildiğimiz, ekonomik alanda onlar uçuruma yuvarlanırken çıkışa geçtiğimiz ve toplumun genelinde bir sempati bulduğumuz şu dönemde yeni ve kaybedileceği kesin bir mücadeleye girmeyelim.

Bu mücadeleyi daha kartlar masaya açılmadan kazanabilmek için şimdiden önlem alalım.

 

Cem Fante

Güç” için 2 yorum var

  1. Avatar
    Murat on

    Besiktasın sahada kazanıp masada kaybedeceği Şampiyonluk kalmadı dediniz ya o soz aklıma mıh gibi çakıldı gercekten cok dogru kaleminizde sağlık

    Cevapla
  2. Avatar
    Çetin KARNIKARA on

    Bu yil bile cok once sampiyonlugumuzu ilan edebilirdik. Basaksehirli futbolcular olayi ornektir. Simdi “yildiz” olayi ile ilgili isi sulandirmaya calisiyorlar. Ulkemde iyi giden en guzel sey BESIKTAS. Kalemine ve yuregine saglik hocam.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.