Etik

Etik Yunanca “ethos” (gelenek, yaşam biçimi) kökünden türeyen, çeşitli şartlar için doğru ve yanlış insan davranışı sistematiğini oluşturmayı amaçlayan felsefe koludur. Bu girişten sonra “ve Fenerbahçe, Türk futboluna, bir futbolcu transferi üzerinden doğru ve yanlışın ne olduğunu öğretmeye kalkıyor” yazıp, yazıyı dünyanın en kısa fıkralarından biri olmaya aday yaparak sonlandırmak var aslında. Biz yine de, sırf kendi eğlencemiz için, devam edelim.

Etik, dilimizde “ahlak” ile eş anlamlı olarak kullanılıyor. Fenerbahçe’nin Mehmet Ekici transfer süreci vesilesi ile varlığını hatırladığı bir kavram olması dışında etik felsefe, “spesifik şartlarda insanın hangi davranışı doğru, hangi davranışı yanlıştır” gibi sorulara kafa yorar. Ben bu kavramların anlamını düşünmeden çokça kullanmanın, hem kavramın içini boşalttığına hem de birbirimizi anlamamızı zorlaştırdığına inandığım için, bu konuda biraz takıntılıyım. O yüzden gelin sizinle Mehmet Ekici transfer sürecini etik felsefe açısından birlikte gözden geçirelim.

İftira denilse bile, rahmetli Süleyman Demirel’in sözüyle “Allah yakışan iftiradan korusun” denecek bir şike süreci yaşanmış. Bu süreçte mağdur olduğunu düşünen Trabzonspor camiası ile aranızdaki zaten güçlü olmayan bağlar onarılamayacak şekilde kopmuş. Bu durumda ve daha yaralar tazeyken, doğru olan pişkinlikle bu camianın bir oyuncusuna talip olmak mıdır? Geçiyoruz.

Trabzonspor Başkanı büyüklük yapmış, Fenerbahçe’ye herhangi bir şekilde faydası dokunmasının kendisine büyük zarar vereceğini bile bile, “rasyonel bir karar alayım duygularımı işin içine katmayayım” diyerek Aatıf’ı almak şartıyla transfere onay vermiş. Sen oyuncunu ikna edememişsin ve gitmeyi kabul etmediği için kadro dışı bırakmışsın. Bugün “oyuncunun geleceğiyle oynanıyor”, “oyuncu köle mi?” diye yapay duyarlılık gösterenlerin o gün sessiz kalması doğru mu? Geçtik.

Beşiktaş devreye girerek Trabzonspor’a Aatıf’a alternatif olacak kanat oyuncusunu almasında kolaylık göstermiş. Mehmet’in gelmesi halinde de daha fazlasını teklif etmiş. Kulüpler bu noktada anlaştıktan sonra senin oyuncunun aklını çelerek sözleşmesi olan oyuncuyu ayartmaya çalışman doğru mu?

Mehmet Ekici Beşiktaş’a gelmek zorunda değil. Peki, Trabzonspor Mehmet Ekici’yi sana vermek zorunda mı? İnsanın başka bir takımın sözleşmeli oyuncusu üzerinde hak sahibi olduğunu düşünmek için nasıl bir aymazlık içinde olması lazım? Sen 2M€ transfer bütçesi ile kalakaldın diye, seni günahı kadar sevmeyen bir camianın, “futbolcunu kandırdım bana vermek zorundasın” demenle ikna olacağını ve seni zor durumdan kurtaracağını düşünmek için ne gibi bir sebep var?

Ekici’nin şu an istediği takıma gidememesinin sebebi Trabzon ile imzalamış olduğu sözleşmedir. Sen Lens devre arasında gelip, “zaten 6 ay sonra gideceğim, beni Beşiktaş’a gidebilmem için serbest bırakın, Beşiktaş’ın elinde 2M€ varmış, onu alın yeter işte, 2M€ iyi para” dese, bırakacak mıydın?

Beşiktaş’ı sürekli bu transferi engelliyor şeklinde kamuoyuna şikayet etmenin manası ne? Beşiktaş’ın sen köşeye sıkışmışken işini kolaylaştırmak gibi bir yükümlülüğü niye olsun? “Sırf biz alamayalım diye talip oluyorlar” demek nasıl bir zavallılıktır? Ayrıca bunda ne mahsur var? Beşiktaş bu işe sadece rekabet ettiği takım eksik bir parçasını tamamlayamasın diye girdiyse bile bunun rekabetin saha dışında devam eden bir şekli olmasından normal ne olabilir? “Ama sen devreye girince alamüyrüm” diyorsun, e işte biz de onun için devreye giriyoruz.

Bütün var oluşunu kulübünün ve başkanının zenginliğiyle anlamlandıran para şımarıklığının vücut bulmuş hali bir camianın, FFP devreye girince köşeye sıkışıp “ama etik, ama sporcu sağlığı, futbolcu köle değil” diye sayıklamasının bütün kamuoyu tarafından zevkle izlenmesi sizi niye şaşırtıyor. Para varken ve hesapsız harcanabiliyorken nobran ve üstten bakan bir tavırla futbol camiasındaki herkesi kendinize düşman etmiş olmanız kimin suçu?

Bugün attığım bir tweette “başka kulüple sözleşmeli oyuncunun istedikleri şartlarda hemen kendilerine verilmesini bekleyip, olmayınca mağdur olan canlıya fenerli denir” demiştim. Bu transfer süreci sizin için bir gerçeklerle yüzleşme fırsatı. Bu daha başlangıç ve durun daha başınıza neler gelecek.

Ağlayacaksanız, oynamayalım.

 

Cem Fante

Etik” hakkında 1 yorum var

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.