Cenk, Negredo ve Şenol Güneş

Şampiyonlar Ligi sonrası düşük tempoda oynamamız gereken bir maçı, ilk 15 dakika oyunu tutamadığımız dönemlerde bir kazaya uğramamamızın yardımıyla, rahat denebilecek bir şekilde kazandık.

Şikayet edecek bir şey bulamamak yapımıza ters olduğu için, biz de Negredo’nun derdiyle dertlendik. O kariyerde bir oyuncunun 10 dakika değil 20 dakika süre almasının bütün sorunları çözeceğine gönülden inanarak, Hocamızı değişikliği geç yaptığı için eleştirdik. Eleştirelim. Taraftarlığın tadına, sahiplenip kendine roller biçerek varılıyor.

Fakat göz ardı ettiğimiz bir konu var.

Negredo’nun kendisine de “Cenk’in senin önünde başlamasını normal buluyor musun?” diye sorsanız, büyük ihtimalle “evet” diyeceği bir durumdayız. Hafta içi “Cenk’e Premier Lig’den teklifler var” diye sevinip, hafta sonu “Cenk’in yerine Negredo niye oynamıyor?” diye sitem etmek, pek normal gelmiyor bana.

Cenk Premier Lig’e giderse, kaydettiği aşama ve yakaladığı form sayesinde, hak ederek gidecek. Biz de onun yerini doldurmak için Premier Lig takımlarından birinin gözden çıkarttığı Wilfried Bony, Demba Ba’gillerden bir golcü alırsak sevineceğiz. Oyuncu kalitesi, kapasitesi analizlerine girmeden sadece bu fiili durum bile, bizim bakış açımızda bir sıkıntı olduğunu ortaya koyuyor.

Cenk’i bu sezon başına kadar ben de ideal bir kulübe golcüsü olarak görüyordum. Fakat artık değil. Yapamadıklarını yapmaya başladı. Üstelik Premier Lig’e kendini atma ihtimali olduğunu; sizin, benim kadar o da biliyor. Yani daha başka bir gayret ve motivasyonla oynuyor. Ben asıl, bu durumda bir oyuncunun yükselen formundan olabildiğince çok yararlanmamanın; bir yandan sağlanabilecek her faydayı son damlasına kadar sağıp, bir yandan da oyuncuyu daha da parlatıp değerini arttırmamanın, Beşiktaş’a yapılabilecek en büyük kötülük olacağını düşünüyorum.

Oyuncuya yapılan eleştirilerin de, “şu an ne olup bittiğine bakmadan, geçmişin ezberlerine dayanarak” yapıldığı kanısındayım.

Hocamızın sistem değiştirmeye, daha doğrusu işe yaradığı kanıtlanmış sistemi üzerinde “oyuncunun gönlü olsun diye oynamalar yapmaya” istekli olmamasını da, gayet makul buluyorum. Yani, “on numara oynatmayıver, forveti çiftle ya da kanatta da forvet oynat” diye gelen taleplere iki yıl üst üste şampiyon olmuş, Şampiyonlar Ligi’nde başarı yakalamış Hoca’nın “sebep?” diye sormaya hakkı var. Buna vereceğimiz cevabın altı; “çünkü Negredo üzülüyor” seviyesinde doldurulduğu sürece de bu böyle olmaya devam edecek.

Oğuzhan gibi; değer verdiği, parlattığı ve sevdiği bir oyuncuyu bile gerek gördüğü anda yedeğe çeken bir Hoca’yı, üstelik geçmişte yedek kalan oyuncuları bile bu hakkını teslim ederken, forma adaleti üzerinden vurmaya çalışmanın da adil olmadığını belirtmem lazım.

Kısaca; yeni olanın cazibesini, merak faktörünü, oynamamışın hayal kurdurmasının yarattığı heyecanı anlıyorum. Buna ve Cenk’e olan önyargılara bulunan teknik-taktik kılıfları da kabul edilebilir buluyorum. Ve inanın ben de Negredo’yu seyretmek istiyorum. Her taraftarın da bunu istemeye, bununla ilgili fikrini söylemeye hakkı var. Fakat bir şeyi hatırlatmam lazım. Bizlerin de sizlerin düşüncelerini değil, Şenol Güneş’i ciddiye almaya hakkımız var.

Ben bu hakkımı kullanıyorum.

 

Cem Fante

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.