Benim Desteğim Neyi Değiştirir?

Olacakları pozitif düşünerek, evrene enerji göndererek ya da hep beraber olumlu mesaj vererek değiştirebileceğine inanmak değildir taraftarlık. Gerçi yeri gelir, bunların hepsine de inanılır.

Beşiktaş’a destek Beşiktaş’ın ihtiyacı olduğu için değil, yarın kendi kendine “ben hep senin yanındaydım” demek için verilir.

Bunu az şey zanneden olabilir. Beşiktaşlı tartışmanın doğru tarafında olmayı önemsemeli oysa.

Haklıydık demek önemli. Ben oradaydım demek, elimden geleni yaptım demek de öyle.

Orada bir kavga vardı, ben somurtup oturmadım, “sizin yüzünüzden, siz temizleyin” demedim; en öne düştüm demek.

Beşiktaşlılık yaşanması futbolcuya, Hocaya, yönetime bırakılacak bir şey değil çünkü.

Onlar Beşiktaş’ta görev yaparlar. Sen Beşiktaşlılık yaparsın.

Beşiktaş’a katkı vermek kutsal ama farklı bir mecradır; taraftar olarak “tecrübe ettiğimiz”; hiçbir şey düşünmeden ortak olduğumuz sevinçler, üzüntüler ve o beklediğimiz coşkudan kendini kaybetme anları bambaşka.

Taraftar-seyirci ayrımı hep paraya dayandırılır. Oysa seyirci lafının bir hakaret olması, seyirci kalmaktan geliyor. Dışındasınızdır meselenin, parçası hissetmezsiniz.

Biz de üzülüyoruz demeyin, Çağan Irmak filmi seyreden de üzülüyor.

Takım iyi oynamayınca çok sinirlenmek değil konu. Altılıya yazdığı at gelmeyen kumarbaz da sinirleniyor.

Oyuncular, Hoca, o, bu varsa dilinizin ucunda, parayı alıyor oynayacaklar tabii varsa, onlar-biz varsa yani, mesele pek içselleşmemiş.

Yapıcı eleştiri gereklidir ama bir şeyler yapacak fırsat varsa değerlidir. Ligin son dört haftası eleştirilerinde haklı çıkma mücadelesi verilecek zaman değil. Beşiktaş’ın kaybettiği yerde kazanan Beşiktaşlı olmaz.

Taraftar olmak şampiyonluğa giden yolun, bir beraber yolculuk olduğunu anlamakta. Kendimize anı biriktirdiğimiz, hatıra topladığımız, hikayemizi yazdığımız bir yolculuk.

O destek dediğimiz, pozitif olun ayakta kalın dediğimiz; sizin için önemli, bir de sizin ayağa kaldıracağınız yanınızdaki kardeşiniz için.

“Takımı ben şampiyon yaptım” demek için değil. Geriye dönüp “şampiyonluk yolculuğunda ben ne yaptım” diye baktığınızda bulunduğunuz yerden memnun olmak için.

Kendi sezon hikayenizde, Beşiktaşlılık anılarınızda, yüzünüzü güldürecek çağrışımlar olsun diye.

Takım sendeledi, ben yalpalamadım demek için dik durun.

Herkes umutsuzluğa kapılır gibi oldu, ben bir an şüphe etmedim demek için dik durun.

Millet suçlu aramaya başladı, ben “hadi çocuklar” diye bağırdım demek için dik durun.

Türkiye futbol pastasının yeniden paylaşılacağı bir şampiyonluk geliyor. Rakiplerimizi dikiz aynamızda son kez gördüğümüz sezonu yaşıyoruz.

Bu takım bu sene şampiyon olacak.

Ben bu şampiyonlukta mücadelenin ortasındaki Beşiktaşlılık çelik çekirdeğindeydim demek için dik durun.

Önümüzde sadece Beşiktaş için değil, kendimizle de gurur duyabilmek için bir fırsat var.

Ya hep beraber, ya hiçbirimiz.

 

Cem Fante

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.