Başka Bir Beşiktaş Mümkün – 24

Napoli galibiyetinden birkaç saat sonra @batuhanbayazit “Şimdi @johncelinefante bir sokak lambasının altında Napoli galibiyeti nasıl paraya dönüştürülür konulu bir yazı yazıyordur diyenler??” diye hoş bir tweet attı.

Beni ve beni tanıyanları gülümseten bu tweetin tarif ettiği ‘karakter’ aslında benim, hafiften de hoşuma giderek, kabullendiğim bir rol oldu. Kulübü yöneten kadrolar içinde de rolü bu olan ve sadece gelir üretmeye, yeni gelir kanalları keşfetmeye kafa yoran bir ekibin mutlaka olması gerekir.

Fakat bir markayı yönetmek sadece onunla kurulan ilişkileri, sayesinde yaratılan fırsatları, ona duyulan sevgi ve bağlılığı ‘nakite çevirmek’ değildir.

Rolü bu olan, bu konuda kafa yoran, fikirler üreten insanlar lazım olduğu gibi, markanın doğuş sebebi olan fikre/ kuruluş amacına, dayandığı temele ve köklerini sarıp beslendiği toprağa bir ‘geri besleme’ yapması için çalışan bir ekibin de olması gerekir.

Yani Beşiktaş’ımızda görev alan kadro içerisinde Armayı temsil edenler ve Markayı temsil edenler şeklinde bir görev dağılımı olmalıdır.

Buradaki ayrımın o değerleri taşıma anlamına değil; sorumluluğunu üstlenme, o rolü benimseyerek sadece bu göreve kafa yorma manasına geldiğinin altını çizeyim.

Arma bizim ‘kim olduğumuzun ve neyi temsil ettiğimizin’ sembolüdür.

Takımlarımızın mücadelesi, gösterdikleri performanslar ve daha önemlisi kendilerini nasıl taşıdıkları da bu sembolün bir performans ile ifade edilmesidir.

Bu kendini ifade etme şeklinin biz taraftarlarda bulduğu karşılık ve buna bizim gösterdiğimiz bağlılık da bir ekonomik değer oluşturur ve markayı yaratır.

Markadan oluşan ekonomik değer ile, Armayı taşıyanlara ve taşıyacak olanlara yatırım yapılır ve Armanın daha da güçlü temsili sağlanır.

Yapılan bu yatırımın ve taraftarla kurulan ekonomik ilişkinin karşılığının sadece sahada gösterilen performans ile verilmesi yetmez. Çünkü Arma-taraftar ilişkisi sadece ekonomik değil aynı zamanda duygusal ve kültürel bir ilişkidir. Bu iki gövdeyi bağlayan ve besleyen damarların her birinden karşılıklı olarak bir akış olması gerekir.

Bu yazıda biraz da işin Arma tarafını temsil eden, duygusal ve kültürel bağları güçlendirmek için çalışan ve çalışacak olan ekibimiz için fikirler üretmek istedim.

Beşiktaş global taraftarı olan bir semt takımıdır. Beşiktaş ile ilgili bir kültür/sanat projesinin de, onun semtiyle olan ilişkisini öne çıkarması bana çok doğal geliyor.

O zaman ‘Beşiktaş Sokak Sanatı Açık Hava Müzesi’ hayırlı olsun.

gr4

Fikir projenin adından da anlaşılacağı gibi, yerli ve yabancı alanında öncü graffiti sanatçıları aracılığı ile, Beşiktaş semtini Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nü anlatan bir sokak sanatı müzesine çevirmek.

Semtin tanıtımına da büyük katkısı olacak böyle bir projeye Beşiktaş Belediyesi’nden de destek geleceğine eminim. Büyük ihtimalle dünya basınından da ilgi görecek bu çapta bir işe sponsor bulmak da zor olmayacaktır.

gr10

 

Yazının görsellerinde nasıl işlerden bahsettiğimi az çok görebilirsiniz. Binaların yan yüzlerine, duvarlara ve semtten stada kadar akla gelebilecek, uygun görülen her yere yapılacak bu çalışmalar ile Beşiktaş’ımızın tarihindeki önemli kişilikler, maçlar ve hatta o maçların içindeki önemli anlar ölümsüzleştirilecek. Semtin Beşiktaş ile olan ilişkisi, sanatla harmanlanarak günlük hayatın içine karışacak. Başarılarımız, efsanelerimiz ve zaferlerimiz; müzedeki kupalar ve kitap sayfalarındaki siyah beyaz fotoğraflar olmaktan çıkacak semt ile beraber nefes almaya başlayacak.

Beşiktaş’ımızın semtine gelen yerli-yabancı rakip taraftarların, kimin evine geldiklerinden ve kime rakip olduklarından şüphesi olmayacak.

Bölgede yerli ve yabancı turistler için de bilinen tarihi değerin yanında ikincil bir çekim merkezi yaratılacak. Her yeni eser açılışı çeşitli aktiviteler ve oyuncu katılımlarıyla renklendirilecek. Beşiktaş semtinin de ‘marka değerine’ katkı yapılacak.

Beşiktaş’ımız da semtine, futbolun sokakla olan ilişkisine ve taraftarının kıvanç duyduğu tarihine bir selam çakmış olacak.

Beşiktaş Sosyal Projeler

Bu ve benzeri fikirlerin kulübümüz tarafından, dayanışma ve yardımlaşma bazlı sosyal sorumluluk projeleriyle de bir araya getirilerek Beşiktaş Sosyal Projeler adı altında toplanmasında fayda var.

Bu çatı altında; sorumlusu, projenin bütçe ve sponsor ilişkilerini yürüten yetkilisi ve fikir üreten ekibiyle bir departman oluşturmak ideal olandır. Konunun takımlarımızın sahada gösterdiği performans kadar önemli olduğu unutulmamalıdır.

Çünkü sosyal projeler Marka’nın Arma’ya borcunu ödeme şeklidir.

Beşiktaş’ımızın çok değerli yöneticileri, profesyonelleri ve oyuncuları kendi özel hayatlarında duyurmadan birçok yardım faaliyetinde bulunuyorlardır. Kişi bazında yapılan bu yardımların sessiz sedasız olması hem doğru hem de bize yakışan bir tavırdır.

Fakat kulübün aynı zamanda bir örnek olma ve mensuplarını/taraftarlarını/diğer camiaları teşvik etme rolü var. Bu sebeple kulübün bir görevi de süreklilik göstererek bu girişimlerde bulunmak ve bunların tanıtımını profesyonelce yapmaktır.

Sosyal sorumluluk projeleri toplumsal sağlık sorunlarına veya yaşam kalitesini tehdit riski içeren sorunlara dikkat çekmek, bu amaçla derneklerle çalışmak ve kulübün başlatacağı, organizasyonunu direkt kendi yapacağı kampanyalar olarak iki grupta ele alınmalıdır.

Aşağıda bunlardan ilk kategoriye girenlere bir örnek için, Liverpool’un önlenebilir ve tedavi edilebilir körlük ile ilgili bir tanıtım videosunu görebilirsiniz.

Bir toplumsal riski işaret edecek projelerde kulübün işinin bilinirlik sağlama, yardım toplama için aktivite düzenleme ve yardımı yönlendirme ile sınırlı olması gerektiği, sorunun çözümü için kurulmuş bir dernekle işbirliği halinde, konuya hakim olan bu derneğe destek verme rolünü üstlenmesi en mantıklısıdır.

Destek verilecek konunun; kulübün yöneticisi, profesyoneli ya da oyuncularından birini veya yakınını etkileyen, kulübün kulübü temsil için projenin bir parçası olmasını isteyeceği bireylerin de empati kurabileceği, hararetle savunabileceği bir alandan seçilmesinde fayda var.

Burada önemli olan Beşiktaş’ımızın, içinden doğduğu toprakların bir sorununa çözüm bulmak için uğraşan insanlara, bir araya gelip sosyal hizmet için dernekler kuran gönüllülere isminin büyüklüğünü, ‘marka değerini’ kullanarak bir kaldıraç görevi görmesidir.

Kendisinin gönül vereceği bir sosyal hizmet alanı bulmak ve bu alanda bir kampanya oluşturmak ise üzerinde daha detaylı çalışılması gereken bir konu. Aklımız yeterse ona da bir sonraki yazıda kafa yoralım.

Başka bir Beşiktaş mümkün.

 

Cem Fante / @johncelinefante

1. BÖLÜM

2. BÖLÜM

3. BÖLÜM

4. BÖLÜM

5. BÖLÜM

6. BÖLÜM

7. BÖLÜM

8. BÖLÜM

9. BÖLÜM

10. BÖLÜM

11. BÖLÜM

12. BÖLÜM

13. BÖLÜM

14. BÖLÜM

15. BÖLÜM

16. BÖLÜM

17. BÖLÜM

18. BÖLÜM

19. BÖLÜM

20. BÖLÜM

21. BÖLÜM

22. BÖLÜM

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.