Gidene Sevinirken Hesaplara Dalmak

Arkadaşlar, twitter’dan hızlı ve baştan savma bir şekilde yazdım ve sağolun çok ilgi gösterdiniz. Ancak bazı konularda ufak tefek yazım yanlışları yaptığımdan ve birkaç kavramın karışıklığı sebebiyle tam olarak anlaşılamadığından biraz daha detaylı, daha hesap kitabı bol bir şekilde gerçekleri ortaya koymak adına bu yazıyıda buraya bırakalım istedik. Zira önümüzdeki bir iki ay daha (hepimiz olmasak da bazılarımız) bu hesapların içerisinde kaybolacağız. 

Bir dip not olarak şunu belirtmek isterim; kesinlikle bu konunun uzmanı değilim ve bu konuda edindiğim tüm bilgiler kendi yaptığım araştırmalar dahilinde ulaştıklarımdan mütevellit. Sağolsun dün pek çok arkadaş farklı olduğunu düşündükleri konularda uyardılar ve o konuların tekrar üzerinden geçme fırsatımız oldu. Değişen birşey olmadı, ancak etkileşim önemli. Gözümden kaçmış, süreç içerisinde değişmiş, denk gelmediğim veya istisnai bir uygulama varsa, paylaşırsanız zaman içerisinde burasını da uygun şekilde güncelleriz.

Kendimiz adına tatsız kısımlara geçmeden önce biraz genel durum ile ilgili bilgiler verelim; bu hesabın içine giren kavramlar nedir ne değildir, FFP lanetiyle (ben bizim için nimet olduğunu düşünüyorum) boğuşmayan kulüpler bu işi nasıl yapıyorlar onlardan bahsedelim. Genel durum herkesin kafasında oturduğunda Beşiktaş özelinde fikir yürütmek daha kolay olacaktır. 

 

Herhangi bir cezası, kısıtlaması olmayan kulüpler UEFA yarışmaları Şampiyonlar Ligi (Artık CL diyeceğim) ve Avrupa Ligi (artık birşey demeyeceğim zira bizi ilgilendirmiyor, renkliler düşünsün) için 25 oyuncudan oluşan bir kadroyu bildiriyorlar. Bu liste senede 2 kere kabaca transfer dönemleri sonunda veriliyor. 

Takımlar, Uefa’nın kullandığı kavramlar ile özetlemek gerekirse listenin formülasyonunda;

25 kişiden 17 tane “Free”,

4 tane “Club Trained” (artık “CT “diyeceğim),

4 tane “Association Trained” (artık “AT” diyeceğim), 

oyuncu olmak üzere (17+4+4) 25 kişiye ulaşıyor. 

Uefa’nın kullandığı Free, CT ve AT kavramlarının da açıklamasını yapıp artık Beşiktaş özelinde duruma yavaş yavaş geçelim.

Free: CT veya AT olamamış, yeri yurdu, anası atası ne olursa olsun, kulübün herhangi bir kısıtlama olmadan bildirebildiği oyuncular,

CT: 15-21 yaşları arasında 3 sene boyunca ilgili “Kulüp” bünyesinde bulunmuş oyuncular. 

AT: 15-21 yaşları arasında 3 sene boyunca ilgili “Lig” bünyesinde bulunmuş oyuncular.

Tabi bizim durumumuzda ilgili kulüp Beşiktaş, ilgili lig ise Türkiye ligi. 

Ayrıca bu 25 oyuncudan en az ikisinin kaleci olması gerekiyor.

Listeye 1 Ocak 1995’ten sonra doğup, 15 yaşından itibaren 2 yıl aralıksız kulüpte bulunmuş oyunculardan da istediğiniz kadar dahil edebiliyorsunuz. Bu tür oyuncular 25 kişi içerisinde sayılmıyorlar. 

Burada oyuncuların milliyetinin hiç bir önemi yok. Yani 16-19 yaşları arasında Beşiktaş kulübünün lisanslı oyuncusu olmuş bir Nijeryalı Beşiktaş’da kalıp CT oyuncu, ya da misal Başakşehir’e gidip orası için AT oyuncu olabilirken, Kerim Frei ağzıyla kuş tutsa ne CT ne de AT oyuncu olma şansına sahip değil.

 

Tüm bu kriterleri sağlayamadığınız taktirde Uefa size kadroyu yaparken şu şekilde bir imkan sağlıyor; hangi kategoriden ne kadar oyuncu eksiğiniz var ise, 25 kişiden o kadar sayıda az oyuncu bildiriyorsunuz. 

Örnek ile anlatalım daha iyi anlaşılsın,

Arsenal’de kadroda sadece 3 adet CT oyuncu ve 2 adet AT oyuncu var. Kadro bildirirken, 1 adet CT (Kural: 4-Mevcut: 3) ve 2 adet AT (Kural: 4-Mevcut: 2) boşluğu bırakılmak zorunda kalınacağından, 25 yerine sadece 22 oyunculuk bir liste yapılabilir. 

Yani AT ve CT’de her dolduramadığınız kontenjan için 25 kişiden bir kişi düşüyorsunuz. 

Bu durumda sadece bir istisnai durum bulabildim, anlatayım. FFP’den ceza alan ilk kulüplerden PSG ve Manchester City için 21 kişilik kadro bildirebilirsin diye bir ceza veriliyor (Beşiktaş özelinde; geçen sene 22 idi, bu sene 23 oldu, seneye kalkacak). Ancak bu kulüplerde yüksek profilli oyunculardan bolca bulunduğundan ve 21 oyuncuda 4 CT, 4 AT kontenjanlarını yakalayamadıklarından, FifPro devreye giriyor ve bir itiraz yapıyor. Bunu üzerine Uefa 4-4 olan kontenjan zorunluluğunu 5’e indiriyor. Ancak bunun detayını bulamadım, yani 5 oyuncunun kaçı AT kaçı CT olmak zorunda belli değil. Ama yaptıkları tek istisna bu, 21-5. Bu bizim için işler mi ya da bizim durumumuz için farklı uygulamalar var mı, bununla ilgili bir bilgiye ulaşmak da mümkün olmadı. 

Kavramları basitçe anlatmaya çalıştım, umarım başarabilmişimdir. Şimdi bu bilgiler ışığında gelelim Beşiktaş’a…

Not: Benim görüşlerim dahilinde, kadromuzda Süper Lig seviyesinde forma giymiş/giyebilecek seviyede olan oyuncuları ekliyorum sadece. Bu oyuncular iyidir/kötüdür tarzı bir muhabbetin konusu bu yazıda işlenmiyor. Ayrıca CL’de karşılaşacağımız 1. torba takımı ile deplasmanda oynayacağımız maçta kadroda Eslem ve Ümit Karaal’ı görmek kimseyi memnun etmeyeceğinden bu tür genç oyuncuları da hesaba katmıyorum. Genç oyunculardan 1-2 tanesi Şenol hocanın tercihi doğrultusunda mutlaka kadroda yer bulacaktır ancak güvenip sahaya süremedikten sonra bir faydaları olmayacağı da bir gerçek. 

 

Kadromuzda 25 tane potansiyel olarak kullanılabilecek oyuncu mevcut. Oyuncular içerisinde sadece Necip CT kontenjanı dolduruyor. Tolga, Gökhan Gönül ve Pektemek ise AT kontenjanına giriyorlar. Maalesef kadronun geri kalanındaki tüm oyuncular Free kontenjanına dahil olacaklar. Sayılarla konuşmak gerekirse; CT için 3, AT için ise 1 adet boş yer bırakılmalı kadroda. Hali hazırdaki 23 kişi cezamız nedeniyle de formül; 23-3-1=19 oluyor. Yani Necip, Tolga, Gökhan ve Pektemek’in dünya yıkılsa da aralarında olduğu maksimum 19 kişilik liste bildirimi yapabileceğiz. Bir başka değişle onlar harici 15 kişi daha…

Bu da demek oluyorki, geniş kadroda Necip, Gökhan, Tolga, Pektemek dışında kalan 21 oyuncudan sadece 15 tanesinin adı Uefa ya bildirilebilecek. 6 kişi CL’de olmayacaklar. Burada tabiki tercihi Şenol Hoca yapacak ama bazı oyuncuların direkt olarak kadroya giremeyecekleri şimdiden belli. Boyko & Fabri’ den bir tanesi, Veli ve Ömer benim görüşüme göre kesin olan 3 isim. Dışarıda kalacak diğer 3 isime karar vermek ise bu noktada cidden çok zor. Sakatlık ve ceza durumunda Eslem gibi genç oyunculara ilk 18’de yer bulma, hatta maç içerisinde süre alma şansı bile gelmesi olası. 

İşte dünden beri herkesin adeta bir bayram havasında kutladığı İsmail’in gidişi bu noktada çok canımızı yakacak. “İsmail’in yerini boş bırakalım, zaten varlığının faydası yoktu” diyen arkadaşların ne kadar tek boyutlu düşündüklerini izah edeyim, zira İsmail’in gidişi Cenk Tosun’u CL kadrosu dışında bırakabilir.

 

İsmail kalmış olsa idi kendisi AT kontenjanından bir yer dolduracaktı. Dolayısı ile 19 değil 20 kişilik bir liste yapma imkanımız olacaktı. Yani şu anda dışarıda kalan bir oyuncu daha listeye eklenebilecekti. Bunu kadroya şimdi yedek sol bek olacağı gözüken Tosic yerine Ümit Karaal’ ı yazıp da sağlayabiliriz. Ancak herhalde aramızda Ümit; İsmail’den de Tosic’den de daha iyi performans verir diyen olmayacaktır. Bunu şu yüzden yazdım; kadroya sahip olduğumuz CT ve AT oyuncuları eklememiz, bu oyunculara güvenip oynatmadığımız sürece bize yer açmıyor. Misal, Veli kadroya girebilsin diye Tosic’i çıkarıp, Ümit’i yazabiliriz ama bu pratikte hiç birşey farketmez. Ama Tosic’in yerine İsmail olsa idi, Veli ya da şu anda dışarıda kalan 6 oyuncudan herhangi bir tanesi daha kadroya girebilecekti. Görüldüğü gibi, kullanmayacağın genç oyuncuyu listeye yazmanın aslında hiç bir faydası yok. 

Durum ne,

Kafamdaki CL listesini yazayım önce. Tolga, Gökhan, Pektemek ve Necip’i sayısal hesaplara katmıyorum. Onlar kesin olacak ve onlar haricindeki 15 kişiden geri düşerek devam ediyorum.

Fabri-Boyko kıyasına girmemek adına örnek olarak Fabri’yi dışarıda bırakıyorum.

Ayrıca Veli ve Ömer Şişmanoğlu’nu da dışarıda bırakıyorum. Burdan kazandığımız 3 kişi ile birlikte, 3 kişiyi daha dışarıda bırakabilirsek bu iş olur. 

Tolga-Boyko (Bu noktada “Tolga’yı dışarıda bıraksana” diyen olduysa yazının en başına dönmesini rica edeceğim) olmak üzere 2 kaleci. Kaldı 14. Gökhan, Beck (Sol bekte oynayabilir), Yeni Sol Bek, Tosic (Stoper de oynayabilir). Kaldı 11. Yeni Stoper, Rhodolfo, Marcelo olarak 3 adet stoper (Sakat ve cezalı durumlara göre Tosic ve Necip 4. Ve 5. Stoper olacaklar). Kaldı 8. (Isınmaya başladı ortam sizde hissediyor musunuz?) Atiba, Necip, Ozzy, Tolgay. Kaldı 5. Yeni Sosa ( ki o bölgede Sosa’yı direkt olarak yedekleyebilecek bir adam geçen sene de yoktu, görünen o ki bu sene de olmayacak. Ozzy veya Tolgay ile orta saha varyasyonları yaratmamız gerekecek.) Gomez, Cenk ve Mustafa kesin olarak olacaklarsa (ki burada olmama şansı olan bir tek -acı olsada- Cenk var); Olcay, Q7, Aras ve Kerim’den ikisi daha kadro dışı kaldığı taktirde listeyi tamamlama şansımız oluyor. Türkçesi; Cenk, Aras ve Kerim’ den 2 tanesi eğitim zaiyatı olacaklar.

Dışarıda kalacaklar; Fabri, Veli, Ömer, Alexis ve yukarıda yazdığım 3 kişiden 2 tanesi olmak üzere toplam 6 kişi.

Listeye girenler; Tolga, Boyko, Gökhan, Beck, Tosic, Yeni Sol Bek, Yeni Stoper, Rhodolfo, Marcelo, Necip, Atiba, Ozzy, Tolgay, Yeni Sosa, Q7, Olcay, Gomez ve Pektemek olmak üzere toplam 18 kişi. 19. Kişi ise (Cenk, Aras, ve Kerim arasından seçilecek bir kişi olacak).

 

Elbette tam böyle olacak diyemem ancak Şenol hocanın geçen yıl yaptığı tercihlere göre aşağı yukarı böyle bir 19 kişilik kadromuz olacak. Dışarıda kalmaması gereken bazı  kişiler dışarda kaldığında hem kendileri, hem de bizler çok üzülebiliriz. 

İsmail gitsin demek haklı bir talep olabilir ama dün itibarı ile belki de Cenk sadece ismail gittiği için CL de oynama fırsatı kaçıracak. Cenk kaçırmasa, Tolgay kaçıracak veya Kerim kaçıracak. 

İsmail’in yedek sol bek olarak kadroda tutulmasını ilk günden beri savundum, düne kadar da aynı noktadaydım (1-1.2M€ bandı maaş için konuşuyorum). Ancak şimdi gittiğine göre bir çözüm yaratmak gerekecek ve inanın kafamdan geçen çözümlerin hepsi hepimizin ağzında bayağı bayağı ekşi bir tat bırakacak kıvamda. 

İsmail gitti. Tolga’yı hala çoğumuz istemiyoruz. Pektemek’ e küfür, kıyamet, beddua gırla… Düğün evini mateme sokan kişi olmak istemezdim ama İsmail’in gidişini kutlarken havaya sıktığımız kurşunlar ile Cenk Tosun’u, Kerim’i ve Tolgay’ı vurduk. Yoğun bakımdalar ve maalesef sadece bir tanesi sağ çıkacak. Dua edelim de Pektemek ile Tolga’da ölmesin..

 

R. Batuhan BAYAZIT / @BatuhanBayazit

Gidene Sevinirken Hesaplara Dalmak” hakkında 1 yorum var

  1. Avatar
    Neşet on

    İsmail acaba tüm bunları hesaplayıp mı 1.7 milyon € istedi? 🙂 O kadar kafa var mı kendisinde ya da menajerinde.
    Maalesef Beşiktaş’ı zor günler bekliyor bu kadro mühendisliği kısmında. Yönetimin Eren Albayrak gibi bir isim boştayken ona düşük maliyetle sözleşme imzalatması gerekirdi ama işte İsmail’in bu şekilde bir istekle geleceğini öngöremediler sanıyorum 🙂

    Beck’in sol bek de oynayabilme özelliği düşünülüp Tosic CL dışı bırakılabilir. O zaman en azından Cenk, Kerim ya da Aras’tan birini kaybetmiş oluruz.
    Bu kadar gurbetçi barındırmanın zararları diyelim 🙂

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.