Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / Kübra Yazdı

Dünya çapında, kadınları ve kadınlığı, ticari bir meta olarak gören kapitalist sistemin oyuncağı olmuş, hemen her alanda sahte methiyeler düzülen, bir çok kişinin, farkında bile olmadığı, bir çoğunun ise, sırf eşi, annesi, sevgilisi trip atmasın diye hediye almak için sıradanlaştırdığı, şu meşhur gün.

Mağazalarda indirimler, dergilerde, gazetelerde yazılar, Pembe fon üzerine, çiçek, kurdela temalı “Her kadın bir bireydir, bir annedir, vs” gibi, zekadan azade sloganlarla, billboardlarda afişlerle hayatımızdaki yerini alan, 3 günlüğüne sokakları, gazeteleri ve mağaza camekanlarını renklendiren o meşhur gün.

“Günün anlam ve önemini düşündünüz mü?” desek, emboli geçirecek bir yığın erkeğin, kutlamazsa anlamı olmayan, kadınlara özel şu gün!

Durun durun! Hemen endişelenmeyin!

Ben size kadın haklarından, kadınların bu ülkede ne kadar ezildiğinden, efendime söyleyeyim cinsiyetçilikten falan dem vurmayacağım. Bunları zaten biliyorsunuz. Biliyorsunuz derken, düşünüpte empati kurduğunuz için biliyor olduğunuzdan değil hani, her yıl temcit pilavı gibi önünüze bu konduğu için biliyorsunuz!

Ben size bugün aiditiyetini erilliğe teslim etmiş olan futbolu, bütün tepki ve eleştirilere rağmen seven, izleyen ve bundan keyif alan kadınları anlatacağım.

Meselenin aslı şu;

26 yaşındayım, yaklaşık 16 senedir “kızlar futbol izlemez, futboldan anlamaz” gibi, ifade etmek için bırakın beyin hücresini bir kenara, topuk hücresinin bile kafi gelebileceği ifadeler duyuyorum.

Neden duymamayım!

Bu ülkede ceza verdikleri tribünlere, kadınları taraftar olarak alıp aşağıladıkları gün, kaybetmiştik zaten “Kadınlar da futbol sever” mottomuzu.

Oysa ki bir kadın futbol izleyebilir, takip edebilir ve bundan keyif alabilir. Hem de bunu dikkat çekmek, bir erkeğe kendini beğendirmek, farklı görünmek ya da kendini erkeksi hissettiği için değil gerçekten keyif aldığı için yapabilir.

Bunun dışında bir de futbol izleyen kadını tiye alan kesim var ki, bilmiyorsanız söyleyelim. Onlara ayrı gıcığız. 3 gün tek başına idare et desek, doğal florasını, kültür mantarı yetiştirilecek seviyeye indirgeyecek adamlar, “Ofsaytı biliyor musun sen? İlk 11’i sayabilir misin?” gibi, atomu parçalamadan önceki son soruymuşcasına, futbol duayeni edasına bürünmüyorlar mı? Neyse! Susma hakkımı kullanıyorum.

Futbol sadece bir spor ve kadınlar da, futbol terimlerine pekala gayet iyi hakim olabilirler!

Velhasıl-ı kelam, tepki verip bezdirmeye çalışanlar olduğu kadar, oturup zevkle futbol konuştuğumuz insanlarda oldu. Onlar şurada, baş köşede yerlerini alsınlar ama, diğerleriyle de az mücadele etmedik. Hala da mücadele etmeye devam ediyoruz ama olsun. En güzel Beşiktaş’ın kızları mücadele eder. Evet yanlış duymadınız. Sert kayaya çarptınız. Ben bir Beşiktaş kızıyım.

Eminim herkesin bir hikayesi vardır, benim hikayem dedemi Beşiktaş maçı izlerken kalp krizinden kaybetmemle başladı.

Ben Beşiktaşlıyım, futbol izlemeye Beşiktaş’la başladım. İlk stadyum seyirimi Beşiktaş maçında yaşadım. Mağlubiyet alınmış bir maç sonucuna ilk kez Beşiktaş’la ağladım, aynı şekilde çocuklar gibi ilk sevinişim yine Beşiktaş’ın galibiyetineydi.

Tribünde kavga çıktığında, tanışmadığımız halde önüme siper olan güzel adamlarda gördüm, şahsıma küfür edenleri de.

Futbol bir tarafa Beşiktaş bir tarafa…

Beşiktaş bizim tuttuğumuz takım değil, tutulduğumuz takımdır.

Bir kızın ilk aşkı babası mıdır? İlk aşkı babası olmalı mıdır bilmem. Ama aşkı Beşiktaş olan kadınları bilirim. Haksızlığa karşı duruşu, adalet arayışı, sevinci, kederi, vicdanı, özel bir ruhu olan, kısacası karakterleri Beşiktaş olan, Beşiktaş gibi düşünüp, Beşiktaş gibi yaşayan kadınlar bilirim. Onlar parayla ihtişamlı hale getirilmiş hiçbir şeye köle olmazlar. Mesela hediye mi alacaksın? Tek taş alma arkadaş. Beşiktaş forması al. Dünyalar onun olur.

Mesela ben… Soranlara, ofsaytından tutun pasif ofsaytına, Quaresma’nın bindirmelerinden, Atiba’nın kademe anlayışına kadar herşeyi anlattım da, Beşiktaş’ın sadece tuttuğum takım olmadığını, benim ruhumun dünyadaki aynası olduğunu bir türlü anlatamadım.

Marie Curie Nobel Kimya Ödülü’nü ve Nobel Fizik Ödülü’nü alan ilk kadındı. Kadınlar bilim insanı, hemşire, doktor, mühendis vs olabildikleri gibi; Teknik Direktör, hakem, futbolcu, futbol yorumcusu da olabilirler. Önlerinde duvar gibi durmadığınız sürece.

Selam olsun bu duvarları yıkan kadınlara…

Selam olsun erkeklerin tekelinde sandığı her şeyi, erkeklerden daha iyi bilen, daha iyi yapan kadınlara…

Selam olsun; ‘’ Futbol izleyen kadın bir adım öndedir.’’ diyen sevgiliye, ‘”bir adım önde olursam ofsayt olur.’’ deyip sevdiği adamı, saç jölesine çeviren kadınlara…

Başta Beşiktaşımızın kadın branşlarında mücadele eden sporcularımız olmak üzere, tüm dişi kartallarımızın ve tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor, son ve en güzel sloganımı atıyorum!

Siyaaahhhhhh…..

.

Kübra / @kuralsizkadin

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.