Medya Günlüğü-3 / Kocaman Manipülasyon (!)

Artık sadece yüzü gözü değil, burnuna kadar çamura batmış futbol iklimimiz, her defasında ”bu kadar da olmaz” dedirtmeyi yine, yeniden başarıyor.

Bir aylık Aykut Kocaman manipülasyonu meyvelerini verirken, her fırsatta ‘‘İnsanları tahrik etmeyin” ”Bunlar size ne kazandıracak” ”Marka değeri” palavralarını ucu sadece tuttukları takıma dokununca sıkanlardan yine ses soluk yok (!)

 

Amiral gemisi gazetemiz başta olmak üzere, mangalda kül bırakmayan kim varsa bu kampanyaya elinden geldiğince katılıp destek verdi. Gerek ”maç maç yaptıkları hakem hataları” tabloları ile gerek Aykut Kocaman’ın ”Bizi Şampiyon Yapmazlar” diyerek başlayıp ”AVRUPA ŞAMPİYONU OLABİLİRİZ” kadar uzanan 3 haftalık manipülasyon şovuna ”Bizimde çorbada tuzumuz olsun da,tadımız kaçmasın, yemişim ahlak bekçiliğini bize ne’‘ diyerek hep beraber katıldılar (!)

SANAL TROLLER 

Başkan adaylarının ve yöneticilerinin kürsüden birbirlerini suçlayarak ”Sanal Trol sizsiniz. Paralı hesap işlerini en iyi siz bilirsiniz” feryatları ve itirafları bile gazetecilerimizin duyularını harekete geçirmeye yetmedi! Kimse de ”Yahu kim bunlar? Bu alenen suç!!” diyerek araştırma zahmetine bile girmedi.

HAKEM ATAMALARI

Tartışılan hakem atamaları yine perşembe günü apar topar Konya’ya yollanan Alper Ulusoy’dan sonra kesiliverdi. Talisca’ya olmayan sarı verildi, sahadaki tekmeler görmezden gelindi, Tolgay’ın olmayan penaltısı arka açıdan ele yapışık olarak servis edildi, her yer güllük gülistanlık oldu!!

Bugün bile ”Yahu maça Fırat Aydınus atanacaktı, neden Çakır verildi” diye haber uçurulan muhabirlere ”Yahu siz bunu nereden biliyorsunuz” diye soran çıkmadı. “Atanan hakemi dünden beri nasıl bilip hesap soruyorsunuz yahu?” diyen bir Allah’ın kulu yok!!

Dün bütün gün süren ”Aydınus’u biz istemezuk, Beşiktaş hakemidir” ön hazırlığı, ”bakın biz istemiyoruz ahanda şimdiden görün” kumpasları da havada kaldı ama bu aymazlık muhtemelen pazar gününün skoruna göre zaten devam eder… Gözler, kulaklar yine kapanır..

LOKAL MUHABİRLER 

Maçlardan sonraki basın toplantısında bir anda ortaya çıkan, Şenol Hocaya Türk tutbol tarihinde görülmemiş bir şekilde hesap soran lokal muhabirler var artık!!! Her ne hikmetse de Hocanın sinirlenip, “yahu sen nereden çıktın?” feryatları hiç sektirmeden ertesi gün manşetleri süsledi!! Tesadüf işte!!!!

SORGUSUZ BİAT!

Bunca kepazeliğe destek verilir mi? Verilir…

Özellikle sanal alemde ”olmayanı tekrar tekrar yazarak’‘ koyun kitlelere gaz verilmeye devam edildi. 80 milyonluk kadroyu, stadı olmadan geçen Beşiktaş takımına ”kolluyorlar” diyenlere ”Allah be” diyen, kendisinin şampiyonlar ligine katılmasına sebep olacak tur maçında bile kulüp logolu desteğe kadar giden nesiller artık hazır kıta!!

Oyuna ne mi olacak? Kime ne, biz kazanalım diyenler hala el üstünde..

GS’nin yeni ve dürüst (!) başkanı bile yüzde yüz penaltı olan, tekrarlarda kabak gibi gözüken pozisyon üstüne ”7 defa aynı hata yapılmaz” diyerek kervana katıldı. “Hangi 7 pozisyon? Daha yeni Konya’da 1 metre ofsayttan maç kazandınız” diye kimse soramadı, sormadı!!! Nasıl olsa algıyı yapanın yanına kar kalıyor!

BEŞİKTAŞ BU İŞİN NERESİNDE (!)

Malum tiraj kaygıları denilip, bütün düzenin üstüne kurulduğu iki takımlı futbol ve medya düzeninde Beşiktaş nerede duruyor sizce? Tam da onların istedikleri yerde… Bakalım ;

1. Anadolu takımlarına yapılmış haksızlıkları temizlemek için, ”İstanbul takımları kollanıyor” sesleri artınca, ertesi hafta Beşiktaş maçında ”cesaretle” şakır şakır kartlar çıkarılıp, ”bakın bizde herkese böyle” ayarı yine Beşiktaş üzerinden verildi senelerce…

2. Yorumcu ayda yılda bir kere doğru bir şey söyleme cesaretini kendinde bulunca örneği genelde ”Beşiktaş üzerinden” verir ki diğer iki takımın canını sıkmaz. Mesela Volkan-Emre küfür meselesinde araya Cenk’i de ekler. Kimse de “Caner’e 6 verilirken nerede idin?” diye sormaz böylece. Çoğunluğa şirin gözükür, etliye sütlüye dokunmamış olur.

3. ”Bu büyüklerin üçü de kollanıyor yahu” derken Beşiktaş’ta araya mutlaka katılır. Sonrasında pozisyon bulunup hep Beşiktaş konuşulur. Biz oraya dahil değiliz desek de nafile!!! Adamın ekmek parası yahu!!! GS,FB konuşup başını mı ağrıtsın?

4. Bütün yenilikler Beşiktaş üzerinden yapılır mesela. Deplasman yasağı kalkışı Beşiktaş maçına denk getirilir, passolig uygulaması Beşiktaş ile başlar, olmayan maddeden küfür önleme devrimi Beşiktaş oyuncusuna denk gelir, Süper Kupa maçından sonra passolig’e rağmen ilk defa bütün tribünler boş bırakılır, renkli derbisinde hakem derdest edilir ama blok cezası verilir. Emre’nin F.Off’u ”tepki” olur, Töre’nin ki küfür. Bir devrim yapılacak ise mutlaka orada Beşiktaş olur kısaca.

5. Beşiktaş’ın olduğu derbiler de kendini yere atan GS, FB topçusu penaltıyı ”almış” olur. Futbolda vardır böyle şeyler!!! Dilini çıkarıp, bütün maçı provokasyon yaparak ”Uçmuş Hollandalı” haklıdır. ”Hadi o tahrik ediyor, sen de tahriklere kapılma karşimmmm’‘ denilerek rezillikten sıyırmış olunur. Ekmek parası kardeşim,işimizden mi olalım?

Aman çoğunluktan tepki görmeyelim aman… Aman başımız ağrımasın… Vurun Beşiktaş’a gitsin…

 

PEKİ BEŞİKTAŞ TARAFTARI ve MEDYASI BU İŞİ NERESİNDE?

Burayı takip edenler bilir.  ”Taraf Olmak” üzerine yazdığım yazıları, oyunun romantik tarafına hala az da olsa inandığımı ancak bu işin züper lig tarafında meselenin bambaşka işlediğini defalarca anlattım anlatmasına da durum aynen şöyle;

1. Şenol Hocayı eleştirmeyelim mi? : Hocayı oyun üzerinde  eleştir ama ”basın toplantısında sinirli idi” der isen beni ikna edemezsin. Formsuz de, yanlış oyuncu değişikleri yapıyor de, bu sene odaklanamadı de, akıl yolu ile ne dersen de ama bugünkü gibi renkli düzenin ekmeğine yağ sürme!!!

Hafta sonu ölüm kalım maçın var iken Tamer Hocayı da Şenol Hocayı da kullandırtma… Kullanacaklar hazır bekliyor zaten gördük!!! Yapma etme eyleme, uyan artık! Kendine gel ne olur….

2. Takım kötü ne olacak? : Puan tablosu da, gol kısırlığımız da ortada zaten. Orta saha sıkıntımızı 2.5 senedir yazan bana takımdan bahset diyenler, bu siteyi hiç takip etmiyorlar belli ki, ancak ölüm-kalım maçı öncesi takıma destek vermek, armaya son bir omuz vermek yancılık ise evet ben de yancıyım!!!! Ayrıca oyuncu eleştirisini küfür ederek, el kadar çocuğunun hesabına küfür yazarak yapacaksan, yapma. Hiç olma…

3. Yönetim Ne yapıyor? : Bilmiyorum. Dur bir telefon açayım da ”Başkan masaya yumruğunu vursana” diyeyim o zaman arkadaşlar bir dakika geliyorum hemen… Bu kadar kudretli olsam buradan bin kelime yazıyı neden yazayım arkadaşlar? Arar telefonla söylerim bütün medya müdürlerine ve yönetim kurulumuza zaten. Deli miyim ben, gecenin bu vakti 4 saattir kafa patlatayım?

Allah aşkına ne kendinizi ne de bizleri bu kadar ciddiye almayın. Yönetim ve taraftar arasındaki bağdan uzun süredir memnun olmayan tarafta olsam da, sporx ziyaretinde delirsem de, yüz yıldır masa başında kazanamamış Beşiktaş kulübünün genetiğinde olmayan işleri yapmasını artık beklemekten yorgunum. Biz elimizden geleni yine yapacak olsak da, Beşiktaş işini yine sahada görecek… Hep yaptığı gibi…

4. Beşiktaş Medyası : Yok ki !!! Öyle bir desteğimiz belki 1-2 kişi dışında merkez medyada yok arkadaşlar. Artık itiraf ediyorum. Biz bu medya gruplarına genç ve gönülden Beşiktaşlıları sokmadıkça da olmayacak!!! Ekmek peşinde muhabirlerimizi anlamaya çalışsak da, onlar maalesef bizi anlamıyor..

Geceniz gündüz, hafta sonumuz bayram olsun ama her ne olursa olsun, Beşiktaş var Olsun… İyi geceler..

 

Cem Göncü

 

Medya Günlüğü-3 / Kocaman Manipülasyon (!)” için 2 yorum var

Bir Cevap Yazın