Kasımpaşa 2-2 Beşiktaş

Bazı maçlardan sonra ”şık” giriş cümleleri aramak manasızdır. Nasıl sezon ortasında alınan beraberliğe 1 puan yazıyorsa, ligin başında alınan beraberliğe de 1 puan yazar. Can sıkan, topu sana bırakmış, kaptıkları ile skor kovalayacak takımdan bariz defansif sıkıntılar ile goller yemek ve buradaki arızayı bir türlü giderememek. Dahası bunun 2 yıldır sadece ”defansa” yazılıyor  olma hatası….

Topa Sahip Olduk İş Bitti mi?

Bizim oyunun temposunu kontrol isteği ve hocamızın felsefesi doğrultusunda ”ayağa oynamak” ve ”pas ile” karşı kaleye gitmek isteğimiz artık herkesin malumu ancak dün ”amma pas yaptık beee” nidalarının maalesef içi bomboş.

Maçtan evvel rakip hoca ”topu istemiyoruz” diye bas bas anlatmış, Alanya maçını da %38 ile oynamış takımın yine defansif önlemler alıp topu bize bırakacağı barizdi. Bariz olmayan, bunu doğru şekilde yapamamaları ve Beşiktaş’a pas yapacak bir dolu alan bırakmaları idi.

(Aşağıda ; orta sahaya çekilmiş K.paşa takımı. Uzun süredir göbeğimize pres yapmayan tek takım)

Peki bu alanları değerlendirmesi gereken orta sahamız (Talisca’yı da katıyorum mecburen) toplam kaç ”kilit” pas attı dersiniz? 10? 15? Hayır,sadece ve sadece 1… Yazı ile ”bir”

Peki orta sahamız rakip kaleye kaç isabetli şut çekti? 10? 9? Hayır, maalesef sadece 2… Yazı ile ”iki”

Yapılacak doğru yorum şudur ; ”Top bizde idi ama etkisiz alanda kaldık. Geçişlerde yavaş ve etkisiz idik”

 

Orta Sahamız Neden Hücumda Etkisiz! Peki Defansif olarak Yeterli mi?

Geçen sene en az buna benzer yazdığım 5 yazı gösterebilirim size ancak ne oyuncu transferi ile ne de mevcut kadro üzerinden bu sıkıntıyı çözebilmiş değiliz. Hocamız çözümü oyunu ”kanattan” ve Q7 üstünden oynamayı tercih ederek buldu ve yine şampiyonluğu aldı geçen sene, ancak bu sene enerjisiz ve bir yaş daha almış Atiba ile zaten bu işi ve fiziki oyunu sevmeyen Ozi ile orta sahada defansif hamlelerimizde bayağı sıkıntılı gözüktü.

Yukarıdaki resim maçın başından. Orta sahamız ile defansımız arasına girmeyi başarmış 3 paşalı ve Ozi’nin yanlış pozisyonuna dikkat. Rakibe ilk basan maç boyu olduğu gibi yine Tolgay, ancak alanını kaybetmiş! Bu şekilde dönen topları alamamamız da sürpriz değil.

Yukarıda solda, yediğimiz ilk golde aldığımız pozisyon. Yine Tolgay rakibe çıkmış, yine Ozi geride kalmış ve rakibe verilen rahat bir boşluk ve gol… Sağda ise pozisyonun başlangıcı. Ozi burada alana hareket etse rakibi kapatacak!

Yine yukarıda ilk resimde yediğimiz 2. golde pozisyon alışımız. Medel doğru yerde ve yan gözü ile rakibi kolluyor. Tolgay, alanında ve doğru yerde sayılır. Ancak ikinci resme dikkat. Tolgay yine rakibe basmak üzere fırlıyor ve alanını kaybediyor. Rakip boşluğa hareketleniyor, bomboş pası alıyor ve Fabri’nin de hatası ile gol geliyor.

”Maçları orta sahalar kazanır ve kaybeder” diyen Ferguson’a hak vermemek elde değil. Dönen topları alamaz isen ileride atak sonlandıramaz isen farkı da arttırmak hayal oluyor işte.

Peki bunu nasıl çözeceğiz diye aramızda konuşur iken, Fante’nin dediklerini yazmadan edemeyeceğim ;

”Terim olsa Medel-Atiba oynatıp, sadece dönen topları toplar, zaten kanatta işi bitirecek bir dolu adamla da fişi çeker ama Şenol Hoca’ya uymaz bu iş. Buralara böyle gelmiş hocamıza da ortadaki ikiliyi bu şekilde değiştirir demek, hem hayalcilik hem de haksızlık olur..”

Talisca…

Bu tabelayı yapan, ölüsü gol makinesi olan adamdan vazgeçilir mi? Ya da sadece golde olan, orta sahayı sürekli bir kişi eksik oynatan bir oyuncuyu neden tercih edelim ki?

Biliyorum, zor sorular ama artık 2-3 adım daha oyunumuzu geliştirmek istiyor isek duygusal olarak değil, tamamlanmış ve saf görevi belli oyuncular üzerinden bakmak lazım belki de. Ya da ”biz bu adamı tamamlayacağız, sabır edeceğiz, bonservisini de kesin alacağız” mı diyor idarecilerimiz acaba? Zor dostum zor…..

Zaman Lazım

Bu sefer elimizde ”baskın karakterli” ve üstüne setler oynayabileceğimiz oyuncularımız var. Lens’in neyi istediğini ve nerelere koşu yapacağını, Negredo’nun nasıl ve neye reaksiyon vereceğini oyuncularımızın ve hocamızın öğrenmesi için sahada kalmaları ve yeterli zamanı ”birlikte” geçirmeleri elzem.

Her oyuncu Gomez gibi gelir gelmez ”cuk” diye oturacak diye de bir kanun yok maalesef. Ya da ”yeniler girecek, maç 5 olacak” diye bir dünya da yok. Tamamlayıcı oyuncuların formu ve zaman her şeyin ilacı.

Umarım her şey istediğimiz gibi olur. Bu sefer rakiplerin neleri göze aldığı 1 haftadır yapılan rezil saldırılardan malum. Hem takım hem biz daha sıkı durmalıyız çünkü rakibin en sinsisini iteleyecekleri ortada.

Doğru ve geliştiren eleştiriler, yapıcı fikirler ile yürümeye devam.

 

Cem Göncü

Kasımpaşa 2-2 Beşiktaş” hakkında 1 yorum var

  1. aaaa on

    maçtan önce atiba’nın hastalığını duyunca, “-zaten formsuzdu ya oynamasa da olur” diyenlerin gö….züne girsin tolgay ve ozzy’nin defans iktidarsızlığı.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın