Karabükspor 0-1 Beşiktaş

İLK 25 DAKİKA

Herkesi ”Bu maç 4-5” olur yazmaya iten o 25 dakikada ne oldu?

-Topu geri kazanmak: 2 sene evvel 6.9 saniyelerde ”rakipten geri aldığımız” ve aynı anda hücuma geçebildiğimiz günümüzün olmaz ise olmazı geçiş hücumu süremiz artık 10.3 saniyelerde. Düşük enerji ve moda tabir ile hazır olmadığımız bu periyotta, dün ilk 25 dakika sahaya enerji koyup, alan daralttık, topu kaybeder kaybetmez baskı yaptık ve topu rakip ceza sahasında oynamaya çalıştık. Bunun sonucunda yine hazır değil denilen Negredo’nun pas kalitesi, Talisca’nın forvet özelliği ortaya çıkıverdi.

-Talisca Bağlantısı: Enerji koyduğumuz bu 25 dakika da topu geri kazanmada zayıf orta sahamız, Talisca ile bağlantı kurabildi, daha önemlisi 3. bölgede forvetimize duvar olma görevi yerine getirildi. ”Bu takıma 10 numara lazım” nidaları bir nebze rafa kalktı. Geçen seneki ”bu da olur” oyunumuza geri dönüldü, ta ki Talisca’nın pili bitip, orta saha yine sadece Ozi-Tolgaya kalana kadar.

Talisca gelmediği kamp süresini, yaşının verdiği avantaj ile acil çözmeli. Ona ihtiyacımız var. O oynamadığı zaman eksik orta sahamız daha eksik. Orta sahaya eklenmesini, top kapmasını geçtim, yüksek isabeti,  yaptığı sürpriz işlere muhtacız. Isı haritasında rakip ceza sahasının önü hala yemyeşil.

Madem buraya takviye yapılmadı ve oyunumuz ”onun” üstüne kurulacak, Talisca sorumluluk almalı ve bunu cümle aleme göstermeli.

PRES ve PAS İLE OYUN

Biz bu oyuna mahkumuz. Şenol Hoca ”bir gün” yoruldum der ise, bu oyuna uygun hocaları getirmeye, bu oyunu ekolümüz yapmaya mecburuz. Caner’in orta sahadan kestiği uzuuun toplar, Pepe’nin şişirdikleri, Q7’nin otomatik ortaları bizim oyunumuz değil maalesef.

FFP dolayısı ile almak zorunda olduğumuz, birbirine benzemez oyuncular ile hocamıza her sene ”yeniden şekillendir” demek zorunda kalıyoruz. Hepsinin üstesinden gelmiş hocamıza, yine hallet hocam demek zorundayız işte.

Orta sahada ”İkili mücadele” kazanma sayısı en düşük olan takımlardan biriyiz malum. Sırf bu yüzden bile oyunu önde oynamaya, rakibi şaşırtmaya mecburuz. Topun kıymetini bilmeye, atağı sonlandırmaya da mecburuz. Yoksa dönen toplarda, alınmayan her rebound da sıkıntı yaşayacağız.

MEDEL ÇARE OLUR MU?

Alan oyununu, mücadeleyi iyi bildiğini bildiğimiz Medel’i doğal olarak takımda görme fırsatımız olmadı, ancak ondan ”top dağıtma” işini bir 10 numara gibi yapmasını beklemek biraz hayalcilik olur sanırım. Önde topu geri kazanmada bize zaman kazandırma işini yapar mı? bence yapar. Orada kart almadan, doğru fauller ile rakibi durdurması bile şu an işimize yarayabilir. Özellikle Şampiyonlar Liginde bu orta saha direncine fazlası ile ihtiyacımız olacak.

LENS

Sorular çok fazla, ancak zamana ihtiyaç olduğu ortada. Koca bir sene bütün oyunu onun üstüne kurmuş, önünde sürekli 40 metre boşluklar ile atak yapan bir adama, ”topa bas ve takımı öne taşı, dar alanda da adam eksilt” deyip, hemen buna adapte olmasını beklemek hayalcilik olur.

Bunu dışında bize uymaz, bu adama alan lazım diyenlere şunu sorabilirim;  Şampiyonlar liginde faydalanabilir miyiz? İhtiyacı olan alanları orada bulacak ancak bekle-vur oyunu bize uygun mu? ya da yapabilir miyiz? sorular, sorular. Cevaplar ise Lens ve kendini nasıl adapte edeceğinde saklı. Hele ki bu işin uzmanı Şenol Hocanın elinde iken…

ALAN DARALT-ALAN GENİŞLET ve PAS OPSİYONU OL

Futbolun olmazsa olmazları bu üç kural. Alan daraltıp topu geri kazandığımız her maç iyiyiz. Topu geniş alanda oynayıp, Adriano’nun orta sahaya eklendiği, Talisca’nın yüksek yüzde ile gol yaptığı, atanın az kaçırdığı, takım boyunun 35 metrelerde olduğu her maç keyfimiz yerinde.

Tolgay topu alıp kafasını kaldırdığında, 4 kişiye rahatlıkla pas atabileceğini görüyor ise pas opsiyonun yüksek, enerjin de iyi  demektir. Negredo o şahane paslarına duvar olacak adamları etrafında bulabiliyor ise yine iyiyiz. Topu yere indirip, sabırla paslaştığımız her maçta iyiyiz, o topu olabilecek en fazla tempoda çevirdiğimiz de daha da iyiyiz.

”E be kardeşim,bunları bu yüzde ile yapsak, zaten uçar gideriz” diyenler haklı ama Porto maçı gelmiş çatmış iken”daha hazır değiliz” bahanemiz de artık bitti….Yolumuz açık olsun…

 

Cem Göncü

Bir Cevap Yazın