Beşiktaş 5-1 Osmanlıspor

Şunları en baştan ortaya koyalım;

  • Atiba-Medel orta sahası, senelerdir orta sahalarında mutlaka en az 1 pasör oyuncu bulunduran Şenol Hoca için ”Devrimdir”
  • Klişe ile; sezon başı bana, Şampiyonlar liginde gruptan lider çıkacaksın, devreye 1 hafta kala lider ile aranda 3 puan olacak deseler idi, ‘‘Balıklama” kabul eder mi idim? Ederdim…
  • Beşiktaş’ın oyununu çeşitlendirememe sorunu devam ediyor mu? Ediyor. Devrede yapılacak transferler her zaman zor olsa da, Beşiktaş orta sahasına ister 8 deyin, ister 8.5’tan 10 deyin, Ozi’yi de ayağa kaldıracak, Talisca’ya bağımlılığı azaltacak, forvetleri de rahatlatacak, lider bir orta saha şart mıdır? Şarttır.
  • Aşağıda anlattığım ‘‘Kenar oyununu” zirvede oynayıp sonuç alsan da, oyununu ”yere” indirmek, yine pas oyununa dönmek, kenar ortalarını ”Ana etken” değil de, oyununun bir silahı olarak kullanmakta, yine yapmamız gereken işlerden. Bu oyun, günü ya da sezonu dahi kurtarsa, gelecek planı sadece bu olmamalı, olamaz…

ATİBA-MEDEL ve YILLAR SONRA PASÖR’SÜZ BİR ORTA SAHA…

Şenol Hoca’nın ”Süpürücü’‘ orta sahaların yanına koyduğu 1 ya da bazen 2 pasör orta saha tercihi, ilk zamanlarda ”Çılgınlık” ya da ‘‘Defansta zayıflık” olarak algılansa da, Hoca haklı çıkmış, takımları hep bir fazla pası yapan olmuş, ligdeki birçok hocaya da ilham kaynağı olmuştur.

Dünkü Atiba-Medel tercihini görünce, çoğumuz gibi ben de başta şaşırdım, sonra Fante’nin zamanında bunu yapabiliriz diye yazdıklarını hatırlayıp, ”Dönen topları toplama”  tercihini aklıma getirip, Hocanın maçtan önce ”Osmanlı orta sahada çok top kapıp, hızlı çıkıyor. Bunun farkındayız” demesi ile emin oldum. Hoca şuna bu maç için kesinlikle ikna olmuştu;

”Orta sahada daha çok top kap, dönen topları topla, fiziken yenilme, topları direkt olarak kenarlara hızla aktar ve içeride çoğal”

KENAR OYUNUNDA ZİRVE!

Madem Beşiktaş 1.5 senedir ”kenar” oyununu Q7 liderliğin de öyle ya da böyle devam ettiriyor, Hoca dün akşam buna ilk defa ”yüzde yüz” ikna olup, tamamı ile buna kanalize olmuştu demek yanlış olmaz.

İster Hoca Osmanlı’nın yan top zaafını gördü diyelim, ister orta sahada fiziken yenilmekten bıktı diyelim, ister ”gol atamamaktan” müzdarip, Talisca’yı rahat ettirmenin, onun ile oynanan 10 kişilik oyunlara çare diye gördü, yine onun ”kafa toplarında ki avantajını kullanmak” için planladı diyelim, ne düşünürsek düşünelim, Hoca ilk defa ”kenar oyununu” dün tamamı ile taçlandırdı ve orta saha göbeğinden vazgeçipoyununu sadece ve sadece buna göre koordine etti.

Takımın ilk yarı sonunda yaptığı 26 orta, ”bıktık” diyenleri coştursa da, gollerin yine bu ortalardan gelmesi, Lens’in bile girdikten sonra ilk olarak ”orta yapmayı düşünmesi” bunun bir ”plan” olduğunu, daha evvel defalarca izah etmeye çalıştığım gibi bu işin, ‘‘Q7 ayağına gelince ortalıyor kardeşim” değil, 2 senedir kullanılan ya da kullanmaya ”mecbur” kaldığımız, artık yeni olmayan ”oyun planımız’‘ olduğunu artık ne olur kabul edelim.

Tekrar ile; Sevelim ya da sevmeyelim, doğru ya da yanlış, Hocanın eldeki kadroya çözümü, geçen senenin Şampiyonluk formülü de bu idi…

MEDEL ve TALİSCA…

9 ikili mücadelenin altısında galip olmak, bundan ziyade kazandığı her topu hızla kenarlara aktarma işini bu kadar yalın şekilde yapabilmek her babayiğidin harcı değildir.

Medel dün bunları layığı ile yaptı ama en önemlisi de Talisca’yı takımın sürekli ”eksik ve boş” elemanı olmaktan çıkarıp, ileride yine ‘‘yardımcı forvet” rolüne rahatlıkla kanalize olmasını sağladı. Nasıl mı?

Yukarıda göreceğiniz üzere, Atiba’yı rahatlatıp, onu önde Süpürücü” rolünde rahat ettirerek!! Atiba bu sezon hiç olmadığı kadar ileride kaldı, gol kaçırdı, dönen topları almaya daha çok odaklandı! Kısaca ”Topun daha çok rakip alanda kalması sağlandı” bu plan ile. Gökhan Gönül başta, arkaya bakmadan ileriye daha kolay çıkabildi takım kısaca.

 İSTEK ve KOŞU MESAFESİ!

Beşiktaş gibi oynasın, kimin oynadığı önemli değil” kelimeleri çoğumuz kullanmıştır.Bunun açılımı da arzu ve istektir sanırım.

Sahada topu önde tutacak planı oluşturduktan sonra Gönül’ün sürekli forvet gibi sürekli ceza sahasında görüldüğü, Babel’in arka direk golcülüğünü konuşturabildiği zamanlarda göze çarpan ve eksik kalan yegane şeye de dün kavuştuk sanırım:”İstek ve Koşu’

Herkesin önemsizleştirip, ”koşu mesafesi” de nedir kardeşim dediği istatistik! Mustafa Denizli’ye katıldığım, ”Büyük takımlar, kalitelerine, rakipten daha çok koşmayı eklerler ise, durdurulamaz olurlar” diyerek sürekli anlattığı mesele.

Bunu ”koş babam koş” tadında değil ama, oyunda hareketlilik ve doğru koşu olarak anlatır isek, ki doğrusu da budur, Beşiktaş uzun zamandır bu kadar ”İstekli” görünmüyor idi sahada. Bunu bir tercih olarak değilde, sahada hep görmek ümidi ile.. Çünkü züpper ligde bazı maçları sadece bununla alabiliyorsun işte.

SİVAS MAÇI

Eski Hocamız ve Kaptanımız, Samet Aybaba’nın dilinden düşürmediği ”güzel oyun” sözlerine inanıp, bu maçı böyle planlar isek, alanlar bulabilir, yine orta sahamıza 1 pasör ekleyebiliriz ancak Osmanlı maçından sonra bu tercih iyice zorlaştı sanırım.

Medjani-Mattias tandeminin yan toplardaki durumuna bakıp, dünden sonra yine bu oyunu oynarım der ise de Hocamız, kimin itirazı olabilir?

Lige kısa yollara hiç sapmamış, Şenol Güneş’in, kendini devreye atmak için yine bir ‘‘kısa yol’‘ maçı oynamasına kim ne diyebilir ki, zaten en kötü oyunu bile ligde rakiplerinden kat be kat üstün iken…

Hocanın maç sonu ‘‘puanlarla işimiz yok, hala en iyi oyunu arıyoruz” demesi son 1.5 sezonun özetidir. Devreye kendimizi kayıpsız atıp, orada doğru 2-3 takviye ile yine orta sahada da etkili, pas oyunumuza dönebilmeyi her şey den çok isteyenlerdenim ancak, eğer ki burada doğru oyuncuları bulamayacak isek, yine ”kazanan” oyunu her şeye tercih ederim..

Saygılarımla,

 

Cem Göncü

Beşiktaş 5-1 Osmanlıspor” hakkında 1 yorum var

  1. Fatih KÜÇÜKER on

    Bence ortasahanın ortasına bir transferden daha çok kanata alınacak teknik bir oyun kurucu kanat ile lens’i kullanmaya başlayabiliriz.Böylece zaman zaman Q7 ve Babel i de dinlendirme şansı buluruz.Ortasahadaki yaratıcı oyuncu eksiğini de gidermiş oluruz.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın